bir
 

BAYBURT BiLGiLERi 1 > 2 > 3 > 4 > 5 > 6 > 7 > 8 > 9 > 10 > 11

 
Ana Sayfa
Istiklal Marsi
Sanatcilarimiz
Almanyadan Haber
Almanyadan Resimler
Almanyadaki Konsolosluklar
Avrupadaki Konsolosluklar
Bayburt Resimleri
Bayburt Bilgi
Bayburt Haber
Bayburt Köyleri
Bayburt Dernekleri
Bayburt Türküleri
Bayburt Chat Odasi
islam Bilgileri
Fikra
Siir
Köse Yazisi
Kontakt

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

                                                              

AĞIRSAĞ        : Teşinin başına geçirilen, parça.

ANIK             : Bişmemiş ekmek.

AŞOTU: Ayranlı çorbaya, konan ot.

ABA: Anne

AĞA: Baba

ALAF: Hayvan yemi

ANDER: Kötü şey, pis şey.

AŞUĞ: Oyun oynanan hayvan kemiği.

AVARA: Boş, işsiz.

AYARTMA: Kandırma

AHBUN: Gübre-Sulanabilir tarla.

AZIK: Yolcu Yemeği

ARUŞTAĞ: Tavan arası

ALMA URUBİ: Bir çeşit marmalet.

AĞNAĞAZ: Değirmenden çıkan kaba un.

ANTIK: Küvlenin karşısına konan yaş tezek.

                                              

BILLIK: Ufak

BORANİ: Bir Yemek Adı

BULGURLİ: Bir Yemek Adı

BÜGELEK        : İri sığır sineği

BASMALIĞ: Tezek yapımına ayrılmış boşluk.

BÖCÜK: Böcek

BOYNUK: Boynu eğri.

BALAM: Oğul

BAYAHTAN: Demin biraz önce

BEDURE: Kova

BILDIR: Geçen sene, Geçen yıl.

BACI: Kız kardeş

BACANAH: İki bacıdan evlenenlerden herbiri.

BUYMAK: Donarcasına üşümek.

BOY: Bir çeşit hayvan yemi.

BASMA: Tezek yapımı için, gübrenin yayılıp çiğnenmesi.

BİBİ: Hala, Babanın kardeşi

BÜH: Baykuş

BENNEN: Benimle

      

ÇORÇOROS: İşlerin çok kötü olması,berbat.

CANGIR: Açık mavi renkte gözü olan kimse.

CAMEŞ: Erkek Manda

CÜMCÜK: Sıkmak, cimdik.

ÇALAĞAN: Çaylak-Kartal

CULUĞ           : Hindi

CECİM           : Kıldan dokunan kilim.

CECÜK: Kasık

CIRNAĞ: Tırnak-Kedi benzeri hayvan tırnağı

CAFERLİK: İhtiyat askerliği

CITTI-BITTI: Saklambaç oyunu

CENDEK: Ölmüş hayvan leşi

CUMURLAMA: Pataklama –Ufalama

ÇINGIL: Koyunların boynuna takılan çıngırak.

CÜCÜK: Tavuk yavrusu- Civciv

CIBIL: Yoksul, Kimsesiz.

CIRIK: Bez parçasından yırtılan parça.

ÇID: En uç

CICIĞ: Süslü, Güzel, iyi

CAVRAMAK: Gayret  etmek, Azmetmek.

CILDIK: Elbisenin yırtık eteği

CIRBIT: Gözdeki çapak

ÇİRİŞ: Yerli prasaya benzeyen ot-sebze

ÇAŞUR: Yemek yapılan bir kokulu ot çeşidi.

ÇİMMEK: Yıkanmak

ÇETEN: Saman taşınan araca yapılan yanlık.

ÇAR: Çarşaf baş örtüsü

ÇOROŞ: En az iki çift koşu malı ile çekilen pulluk.

 

DASTAR: Hamur konulan örtü

DÖŞÜRMEK: Toparlamak, Toplamak, Devşirmek

DADANAĞ       : Çıkarılmış öküz tırnağı

DİRGEN: Ot, Saman aktarılan kab.

DADAĞ          : Çocuk maması

DEBBE           : Bakırdan yapılmış kab

DEĞİRMİ: Yuvarlak

DUVAĞ: Güveç yada küp kapağı

DÖĞMEÇ: Bir çeşit yemek

DULUNMAK: Suya dalmak

DADIRAĞ: Kuru, bir çeşit yaban yemişi

DÜRÜM: Tandır ekmeğiyle yapılan burmaç.

DÜĞE: İki yaşındaki, dişi dana

DODUK: Ayak

DIRCIK          : Baldır, Topukla dizin arasının arkası

DAG              : Şeker Pancarı

DARGUN: Bir çeşit ot

DEHRE: Ufak Balta

DEMİRLİ: Tahıl ölçü birimi

DÜĞÜRCÜK: Çekilmiş bulgurun en incesi

DÜVÜRCÜ: Gelin getirmeye giden..

DADACUĞ: Ekmeğe yapılan katık

DİL DİBEGİ: Her şeye cevap verme, söz altında kalmayan.

DİDİLİ DIRNAĞ: Tırnaklarıyla çabalamak.

DINGINI BOZMAMA : Umursamama

DILÇİ: Çok gezen, çok konuşan

       

EMİ               : Amca

EGİŞ: Bir ucu yassı, bir ucu kancalı tandır aleti.

EVELİK: Dolma sarılan bir yaprak.

ESGÜK           : Noksan

EBEM EKMEĞİ: Bir kır sebsezi

EVLEK: En ufak ekim sakası

ERİŞTE: Yerli Makarna

ENÜK: Hayvan yavrusu-Çocuk

EZGERTMEK: Ağırlamak, izzet ikram etmek

EZE: Teyze

ERGİŞİ: Koca-Erkek

EYVETİ: Acele Çabuk

ESKÜK ETEK: Kadına verilen isim

EMEN: Bir çeşit oyun, Bir iş yeri

EVMEK: İvedilemek

                   

FİZAH: Feryat

FIŞKİ: Kuru ve hayvan gübresi

FENNOS: iyi ve güzel gaz lambası

FERZENK: Kötü kadın

FIRIÇ: Oruç bozma hali

FISTILIK: At ve eşek gübresi

FİSKE: En eski lamba türü –Hafif vurma

FISTIKLAMA: Durup dururken çifte atma

FIRT: Yudum

FIR: Kağnının sabit tekerleği

FİRAK: ayrılık

FERİK: Civcivin biraz büyüğü

   

ĞANAYAĞLİ: Zavallı, çaresiz kadın

GEJGERE: Yük taşınılan yayvan araba üstü

GAB: Sığır bağlamaya özgü, çubuk

GOT: Bir ölçek

GOGOL: Tandırı çilalayan taş

GAFUGA: Güğümün küçüğü

GİNCOROP: Tarlada biten bir çeşit yemiş

GALACOŞ: Bir çeşit yemek

GADAK: Mandanın yavrusu

GIRDAN: Burulmuş Manda

GUMBUZ: Yumruk

GADA: Büyük erkek kardeş

GELEVİN: Tarla faresi

GUNDUL: Yuvarlak

GOLLUK: Kuyruğu kesilmiş

GALİF: Bağ kulubesi

GALMAŞ: Harmanda gençlerin hakkı

GUGGİ: Bir nevi kuş

GAV: Tandır yapılan toprak

GUDUK: Küçük köpek

ĞALAĞ: Kubbe şeklinde örülmüş tezek yığını

GINDIRA: Hasır dokunan ot

GÜMAN          : Umut

ĞEŞMER: Komik Şakacı

GORUNGA: Hayvan yemi ot,

GANDIRIF       : Boyunduruğa bağlanan kayış

GÜVEÇ: Yemek pişirilen toprak kab

GENDİME: Kabuksuz buğday

GELBERİ: Kül çeken alet

GÜGÜM          : Su kaynatılan boğazlı bakır demlik

GUCUK          : Şubat ayı

GUGUL: Teknenin dibinde kalan hamurdan yapılan ekmek.

GIDIK            : Keçi yavrusu

GOBAL: Ucu toparlak sopa

GUZZUK: Kanbur

GABALA: İşi götürü olarak alma.

GILLAMAK: Yuvarlamak

GOVİ: Damak güveyi

GAGART: Çengel

GALAT: Büyük sırt sepeti

GÜMANLI: Hamile, gebe

GILDIK: Davar pisliği

GIDIK: Çene altı, gerdan

GIVIK: Topaç

 

HETİRCEK: Tandır ızgarası

HERSE           : Gendime ezmesi, Bir yemek

HOGAL: Taştan saçak

HODAĞ: Çiftçilikte ücretle tutulan uşak.

HOLTEĞLEMEK: Atmak, Savurmak

HENEK: Şaka

HERGOS: Pulluğun açtığı iz

HAŞIL: Bir çeşit yemek

HÖLLÜK: Bebeklerin altına konan toprak

HEREK: Güneşlenmek, rahatlamak

HARBİ           : Hızlı çabuk

HİM: Temel

HAÇAN: Madem, mademki

HERK: Sürülmüş tarla

İŞLİK: Gömlek

İRAPATA: Tandıra ekmek yapıştırmaya yarar yastık

İMİRDOLMASI: Bir çeşit yemek.

ILINCAK: Çocukların sallandığı salıncak beşik.

HEKAT: Hikaye

 

KİL: Hamamda kullanılan toprak Bir çeşit Bayburt Şampuanı

KARTOL: Patates

KAHMUT: Tarlada olan bir çeşit yemiş

KENGER: Bir çeşit bozkır bitkisi

KELMAH: Saman eleyen kalbur

KORVEZEL: Tekeri mazıdan çıkarmayan tahta çivi

KALUK: Eski Ayakkabı

KOLUKTURMAK: Şevkini kırmak, moralini bozmak

KULAĞ: Hoşaflık elma kurusu

KIRIK: Kısaltılmış tüy

KERSELE: Huysuz kadın

KOP: Kağnı arabasının  uzayan tahtası

KERTİ: Bayat

KÜLÜR: Bezelyeye benzer hayvan yemi

KUD: Geç yürüyen çocuk –Kötürüm

KEFTER: İhtiyarın çirkini

KOKOÇ: Kuşburnunun kurusu

KOTAN: Pulluk

KAVUT           : Kavrulmuş buğdayın, üğütülmüşü

KIRIZ: Saçı dibinden kesilmiş

 

KÜVLE: Tandırın hava deliği

KAVURGA: Kavrulmuş Buğday

KELEM: Lahana

KOPUK: Lahana sapının yenir tarafı

KERME: İyi çiğnenmiş, koyun tezeği

KURUT: Topak halinde kurutulmuş, yoğurt

KIRKIR: Serçe

KURUN: Taştan, su deposu

KERSEK: Sertleşmiş toprak parçası

KURUK: At yavrusu tay

KÜSPE           : Bir çeşit hayvan yemi

KELTE: Çok bilmiş genç kız

KIKAN: Diken

MOZUK: Bir yıllık dana

MALUĞ: Ganderif kayışını kitleyen toka

MASTA: Sığır sürmeye özgü sopa

MEDEK: Dişi Manda

MARABA: Ortakçı

MİLTAN: Gömlek

MANTİ: Bir yemek

MODUL: Masta, sığır sürmeyen yarar, sopanın ucuna takılan çivi

MARAN: Kağnı

MAYIS: Yaş sığır gübresi

MAHRAMA: Büyük Mendil

NANEHİR: Evlilik çağına gelmiş kız

MALAMAT: Kusurların ortaya çıkması

NUZUL: Felç vurması

PİSİK: Kedi

PÖHÖRÜK: Soba bacası

PAHAR: Pınar Çeşme

PIRTİ: Giyilecek şeylerin bütünü

POÇÇUK: En geri, en son

PÜRÇÜKLİ: Havuç

PİN: Kümes

PART: İri yığın halinde

PİRPİRİM: Dağınık

PERİKTÜRMEK: Dağıtmak

RAPATA: Tandıra ekmek yapıştırmak için yastık

PİNDİREK: Uzun ve büyük olan burun..

 

SEKÜ: Ahırdaki yüksekçe yer

SİRKE: Yeni doğmuş bit yavrusu

SAMİ: Sığır bağlamaya mahsus odun

SAMBAĞI: Sığır bağlanan odunun ucundaki bağ

SAŞMA: Tezek kırıntısı

SÜMSÜK: Dürtme, yumrukla vurma

SİTİL: Süt, yoğurt kabı, bakraç

ŞURT: Tandırın üst kenarları

ŞİŞEK: Bir senelik dişi kuzu

ŞOŞARTMAK: Abartma, mübalağa etmek,

SÜKEM: Nezle, grip gibi hastalık.

SÖVE: Kapı kenarı, pervaz

ŞOĞURT: Salya

       

TANDIR         : Gavdan yapılan yere gömülerek içinde ateş yakılıp ekmek, yemek pişirilen ocak

TEPME           : Basmalığda bel küreğiyle muntazam kesilen tezek nevii

TAPAN           : Ekimden sonra tarlayı düzleyen alet.

TEN: Nem

TAR: Tavuk tüneği, Öküz arabasında uzun tahta

TAVA BİŞESİ: Bir çeşit hamur işi yemek

TIRHIÇ: Evlerin kapılarına takılan parmaklık

TEZEK: Hayvan gübresinden yapılan yakacak.

TECİR: Mutfak tereğinin en altı

TEPİR            : Tahtadan oyularak yapılan tepsi

TEHMÜK: Tekme

TIĞ: Sürüldükten sonra, harmanda yığılan buğday saman yığını

TETİK: Kedin ön ayağı

TUĞS             : Yumurtaya yatacak tavuk, kıvama gelmiş tavuk

URUP: ¼ ölçek

URBA: Elbise

VIZZIK: Boyunduruktaki tahta çivi

VAHTULİ: Bahti açık, talihi yaver

VİYANA: Hayret nidası

 

YAMAK           : Küçük yağ kabı

YAĞIRNİ: Sırt

YAVUŞAĞ: Bit yavrusu

YAYIK: Yoğurdu yağ ve ayran haline getiren alet

YANSILAMAK: Taklit etmek

YEYLİK: Hafif

YABAN TEZEĞİ     : Kendiliğinden yabanda olan tezek.

YEMLİK: Tarlada biten bir çeşit ot.

YALAĞ: Hayvanların su içtiği yer

YAZI: Düzlük ova

YAPMA TEZEK: Duvarda kurutulan hayvan gübresi (Elle yapılıp, duvara yapıştırılır)

ZIRZA: Kapıyı söveye bağlayan kol

ZAP: Kalın ve iri küp

ZÜRBİYE: Süt ve balın karışması

ZAKAR: Honi

ZAĞAR: İri kafalı ve şişman köpek

ZULA: Gizli kasa

ZİRON: Mahalli yemek .