TÜRBELER
1- DEDE KORKUT TÜRBESİ
:
İlimizin güney doğusunda merkeze bağlı 39 km. mesafedeki Masat köyünün hemen
çıkışında yapılış şekli ve mimari tarzı ile çok eskilere uzanan ve halk
arasında Alî Baba diye geçen türbe Alî Baba (Büyük Baba) anlamında
kullanılan ve bütün Türk dünyasını yakından ilgilendiren , Dede Korkuta ait
olduğu söylenen türbedir . Türbenin üzerinde eski Türkçe 718 rakamı
görülmektedir . Yapılış şekli ve kullanılan malzeme bakımından adı geçen
kişiye ait olabilecek karakterdedir . Anıt türbe Orhan Şaik Gökyayın 1986
basımı Dede Korkut Hikayeleri Kitabında resimli olarak yer almaktadır .

2- ŞEHİT OSMAN TÜRBELERİ :
Şehrin batısında Şehit Osman Tepesinde bulunan her iki türbenin
Saltukoğullarına ait olduğu şeklinde görüşler mevcuttur . Buna göre türbeler
Saltuk kumandanlarından Mengüç Gazinin kardeşi Osman ve kız kardeşine
aittir . Üzerinde bulunan kitabeler çok silik olduğu için okunmamaktadır .
Şehrin batısındaki kayalık tepeye adını veren bu türbeler , sarı taştan
yapılmış olup taş işleme sanatımızın güzel örneklerindendir .

3- AHMEDİ ZENCAN TÜRBESİ (KÜMBET) :
Halk arasında Kümbet diye isimlendirilen bu yapı ilimiz Cumhuriyet
İlkokulu karşısındadır . Yapının Ahilerden Ahmet-i Zencaniye ait olduğu
bilinmektedir . Ahmet-i Zencani İlhanlı hükümdarı Olcaytu Hüdâbende Han
zamanında , Emir Mahmut tarafından yaptırılan Mahmudiye ve Celaleddin Hoca
Yakut tarafından yaptırılan Yakutiye Medresesinde çalışmış , ilim ve kültür
hareketlerinde şöhret bulmuş bir şahıstır . Yapının H.1200 tarihli onarım
kitabesi vardır . Sekiz kenarlı bir poligon durumunda olan kümbetin içinde
kare şeklinde bir mezar odası mevcut olup , çatısı piramit şeklinde
yapılmıştır . Türbenin 1315-1325 yılları arasında yapıldığı sanılmaktadır .
4- SÜNÜR (ÇAYIRYOLU) KUTLU BEY TÜRBESİ :
Akkoyunlu devletinin kurucularından Turali Bey oğlu Kutlu Beye ait olan bu
türbe kendisi tarafından yaptırılan caminin 30 M. doğusunda bulunmaktadır.
Türbede kendisinin ve ailesinin mezarları bulunmaktadır. Türbenin özellikle
Şah Tahmaspın bu bölgeye yaptığı tahribatlar nedeni ile bir bölümü
yıkılması kitabelerin tahrip oluşu sebebi ile yapılış tarihi hakkında bir
bilgi mevcut değildir . Ancak Kutlu Beyin 1389 yılında öldüğü bilindiğine
göre türbenin bu yılda yapıldığı sanılmaktadır . Yine bu türbede bulunan bir
başka kitabe 1659/1660 M. (H. 1070) yılında onarım gördüğü sanılmaktadır.
5- YANBAKSI (GÜNEŞLİ) KÜMBETİ :
Halk arasında Yanbaksı Kümbeti adı ile anılan bu yapı , İl Merkezi ile
Demirözü ilçesi arasında bulunmaktadır . Yapının tarihini aydınlatacak bir
kitabesi yoktur . Halk arasında bu kümbetin Otlukbeli savaşında şehit olan
Seyyid Kasım adında bir kişiye ait olduğu söylenmektedir . Kümbetin
Danişmentliler dönemine ait olabilecek karakter taşıdığı görülmektedir .
Sekizgen bir taban üzerine oturmuş ve kesme sarı taşlardan inşa edilmiştir .

6- BEY BÖYREK (BAMSI BEYREK) TÜRBESİ :
Bayburtun 2 km. doğusunda bulunan Erenli köyünün batısında , şehirden
bakıldığında görülen bir tepe üzerindeki yapı Dede Korkut Hikayelerinde
geçen en önemli kişilerden biri olan Bey Böyreke aittir . Halk arasında
ziyaret olarak da bilinen bu mezar ve sonradan ilave edilen dikdörtgen
şeklinde bir taş binadan oluşmaktadır .
HAMAMLAR
1- ÇARŞI HAMAMI :
İl merkezinde saat kulesi yakınında bulunmaktadır . Kadı Mahmut Çelebi
vakfıdır . Bu hamamda diğer hamamlar gibi onarım görmüştür . Ancak diğer
hamamlarda olduğu gibi bu hamamda da sıcaklık bölümü orijinal yapısını
korumaktadır . Bayburt Hamamları Osmanlı devri hamam mimarisinde tatbik
edilen iki tipin erken örneklerini vermektedir .
2- BENT HAMAMI :
Bu hamam , Çoruh Nehri kıyısında kalenin güneydoğu eteğindedir .
Akkoyunlulardan Ferahşat Beyin vakfı olan hamamın kesin yapım tarihi belli
değildir . Eğer hamam Ferahşat Bey tarafından yapılmış ise XVI. Yılın ilk
çeyreği içinde değerlendirilebilir . Dış yapısı değişen ve onarılan hamamın
iç mekanı asıl yapısını korumaktadır. (Evliya Çelebi Seyahatnamesinde
Bayburtta dört hamamdan bahsetmekte olup , Ali Şingâh (Şengül) hamamı
günümüzde mevcut olmayıp , yakın zamana kadar bir bölümü yıkılmış olan
hamamın kalan kısımları da yıkılmıştır.)
3- PAŞAOĞULLARI (KONDOLOTLAR)
HAMAMI :
Tuzcuzade mahallesinde bulunan bu hamamın ne zaman yapıldığı bilinmemektedir
. Bir çok onarım geçirmiş olup , halen yanında bulunduğu cami ve çeşmeyle
birlikte bir külliye şeklinde yapıldığı sanılmaktadır .
BAYBURT KALESi
1- BAYBURT KALESİ :
Zigana ve kop
dağlarından aşılarak ulaşılan Bayburt kalesi aynı zamanda Karadenizi Basra
körfezine bağlayan ticaret yolu üzerinde bulunmaktadır . Bu yolu izleyen her
seyyahın uğradığı kalenin adı , önemi , ihtişamı ve günlük yaşamıyla ilgili
pek çok bilgi mevcuttur.
Şehrin kuzeyinde yalçın kayalar üzerinde inşa edilmiş olan kalenin kimler
tarafından yapıldığı kesinlikle yapıldığı bilinmemektedir . İlk yapının
Ermenilere ait olduğu öne sürülse de , Bağrat sülalesi zamanında (885
1044) varlığından söz edilen Bayburt Kalesinin çok daha önce miladın ilk
yüz yıllarında mahalli prens ve mücadele rinde rol oynadığı anlaşılmaktadır
. Khorenli Movsesden öğrenildiğine göre Bağratların geliştikleri devrede
1. asırda Bağratlı Piurad oğlu Senbad (Asbed) süvari başbuğu ve batı
ordusu başkumandanı olarak atabeyliğini yaparak kurduğu hükümdar çocuklarını
kendi müstahkem yerleri olan Pepert yani Bayburt Kalesine 58 yıllarından
önce kurulduğu ortaya çıkmaktadır . Kale Türklere geçmeden önce Roma ,
Ermeni , Bizans , Arap ve Kommenos hakimiyetlerinde kalmıştır . Zengin bir
tarihe sahip olan Bayburt Kalesinin bir çok defa onarım gördüğü
duvarlarında görülen farklı inşaat ve tarihi kaynaklardan anlaşılmaktadır .
Buna göre Selçuklu hükümdarı II.Kılıçarslanın oğlu ve Erzurum Meliki olan
Tuğrul Şah (Ö.622/1225) özellikle Trabzon İmparatorluğundan gelecek
saldırılara karşı müstahkem bir mevki olan bu kaleyi âdeta yeniden inşa
ettirmiştir . Kale üzerinde bu yapımı belgeleyen 20 adet Arapça kitabe
mevcuttur . Daha çok kapılarla şehre bakan cephelerdeki burçlarda yoğunlaşan
kitabelerin 17. si Tuğrul Şah dönemi 1 adeti Kanûnî dönemi diğer iki adeti
okunamamıştır . Bir müddette Akkoyunluların elinde kalan kale 1514 yılında
Osmanlılara intikal ettikten sonra Kanûnî Sultan Süleyman ve III. Murat
dönemlerinde de büyük onarımlar görmüştür . 1647de Bayburtu ziyaret eden
Evliya Çelebi kale içinde 300 evlik bir mahalle ile Ebül Feth Camiinin
bulunduğu yazmaktadır . Zaman zaman işgal ve tahribata uğrayan kale en son
olarak 1828 Osmanlı Rus savaşı sırasında Ruslar tarafından büyük çapta
tahrip edilmiştir .
Ayrıca bu kaleye Çinimaçin kalesi de denilmektedir . Kaleye bu ismin
verilmesine sebep olan çini süslemelerdir . Bunların dış yüzeylerinde
tezyinat olarak mor ve yeşil renkli firuze çiniler kullanılmıştır . Gerek
savaşlar , gerekse tahribat yüzünden bu gün bu çinilerden eser kalmamıştır .
Bayburt Kalesi , Dede Korkut hikayelerinden Kam Büre Oğlu Bamsı Beyrek
Boyunu Beyan Eder adını taşıyan hikayede Beyrek (Bey Böyrek veya Bamsı
Böyrek)in fethedip ün kazanmak için yola çıktığı kaledir .
2- SARUHAN KALESİ :
İlimiz merkezine 35 km. mesafede bulunan Saruhan köyündeki kalenin gözetleme
amacıyla yapıldığı tahmin edilmektedir . Trabzonda bulunan Pontus
İmparatoru Mithridates savunma amacı ile Gümüşhane , Bayburt , Kelkit ve
Erzincan 75 adet kale yaptırdığı tarihi kayıtlarda mevcuttur . Bu kalenin
onlardan biri olduğu sanılmaktadır . Kalede tarihi aydınlatacak herhangi bir
kitabe mevcut değildir .
Bu kalelerden başka , Saruhan kalesi gibi savunma ve gözetleme amacı ile
kurulan ancak günümüzde , harabe durumunda olan Demirözü ilçesine bağlı ve
ilimiz merkezine 40 km. mesafede Bayrampaşa köyünde bulunan kale kalıntıları
, yine ilimiz merkezine 42 km. mesafede bulunan Kitre Köyü kale kalıntıları
ve ilimiz merkezine 27 km. mesafede bulunan Çayoryolu (Sünür) köyü kale
kalıntıları mevcuttur .