AFFETMEK VE UNUTMAK iYi iNSANLARIN iNTiKAMIDIR.
 

iSLAMDA EVLiLiK

 
ANA SAYFA
iSLAM BiLGiLERi
NAMAZ HAKKINDA
NAMAZ NASIL KILINIR
KADIN VE iSLAM
iSLAMDA CiNSELLiK
iSLAMDA TESETTÜR
iSLAMDA ZEKAT
iSLAMDA EVLiLiK
SABAH NAMAZI
ÖGLE NAMAZI
iKiNDi NAMAZI
AKSAM NAMAZI
YATSI NAMAZI
CUMA NAMAZI
BAYRAM NAMAZI
TERAVIH NAMAZI
CENAZE NAMAZI
 

İSLAMDA EVLILIK

BAŞLIK PARASI
Zamanımızda bazı kız babaları, halen erkek tarafından para almak suretiyle söz vermektedirler. Başlık veya ağırlık adı ile alınan bu para rüşvet kabilinden bir haramdır.(1)
Kaynaklar:
1)(Hukuk-ı Islamiyye ve Islahat-ı Fıkhiyye kamusu, c.2., s.12)
2) Günümüz Meselelerine açıklamalı Fetvalar, 2/463 Mehmed Emre
ÇOK EVLILIK
Taaddüd-i Zevcat
"İki zevcesi olup da birine tamamen meyledip diğerini ihmal eden kimse, kıyamet gününde, bir yanı felçli olarak gelir."
(Hadis-i Şerif)
Eski Mısır Hukuku: Koca bazı şartlar altında birden fazla kadınla evlenebilirdi
Babil Hukuku: Hamurabi kanunlarına göre, zevce çocuk doğurmazsa veya ağır bir hastalığa tutulursa, koca odalık alabilirdi.
Çin Hukuku: Kocanın serveti müsait olursa, ikinci derecede zevceler alabilirdi. Şu kadarki, bu kadından doğacak çocuklar, birinci ve asıl zevcenin çocukları sayılırdı.
Eski Brehmenler: Vichnou kitabına göre, erkekler bulundukları sınıflara göre bir, iki, üç veya daha fazla kadınla evlenebilirdi. Apastamba kitabında ise, bu konuda tahdit vardı, kadın vazifelerini hakkıyla yerine getirebiliyor ve erkek çocuğuda oluyorsa, koca ikinci bir kadınla evlenemezdi. Manu düsturlarında, bir adam, ilk zevcesini kendi toplumsal seviyesinde seçmesi lazımdı, ikinci zevcesini, daha alt tabakalardan alabilirdi.
Eski İran : Çok evlilikj kabul edilmişti.
Roma Hukuku : Odalık almak, kanuni nikah olmaksızın yaşamak vardı.
Kitab-ı Mukaddes : Eski Ahid'de Davud a.s. bir çok kadınla evlendiği zikredilir. Eski Ahid'de çok evlilikten bahseden başka yerler de vardır. Müsevilite de çok evlilik vardı.
Yeni Ahid'de (İncil), birden fazla kadınla evlenmeyi yasak eden bir madde yoktur. Ancak tek zevce ile yetinbmenin iyi olacağına dair tavsiyeler vardır.
Birden fazla evlenme, Hristiyanlık aleminde XVI. asra kadar normaldi.
İslam'dan Önceki Arabistan: Çok evlilik konusunda hiç bir tahdit ve sınır yoktu. Erkek istediği kadart kadınla evlenebildiği gibi, aralarında zevce değişimi bile olurdu.
İSLAM'DA ÇOK EVLİLİK
Cenab-ı Hak buyuruyor:
"Eğer (kendileriyle evlendiğiniz takdir de) yetimlerin haklarına riayet edememekten korkarsanız beğendiğiniz (veya size helâl olan) kadınlardan ikişer, üçer, dörder alın. Haksızlık yapmaktan korkarsanız bir tane alın; yahut da sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu, adaletten ayrılmamanız için en uygun olanıdır." (Nisa Suresi / 3)
Ayette açıkça görülmektedir ki, birden fazla 2,3 nihayet 4 kadınla evlenme; mutlaka yapılması gerekli farz ve vacib kabilinden bir emir değil, bir müsaadedir. Ancak bu izin, kadınlar arasında tam bir adalet yapmaya bağlanmış, Bir tek zevce ile yetinmenin, adalete en yakın ve en doğru yol olduğu belirtilmiş; adaleti yerine getiremeyeceğinden korkanın, tek kadınla yetinmesi emredilmiştir.

   
  ÇOK EVLILILIK KONUSUNDA ISLAM PRENSIPLERI
1) Adetin sınırlandırılması : Cahiliye devrindeki erkeğin hudutsuz evliliğine sınır getirilmiş. Bu ayetin nuzulünden sonra Resulullah'ın emriyle 4'den fazla hanımı olanlar, fazlalarını boşadılar.
2) Eşler arasında adaletin gözetilmesi : Zevceler arasında adalet, yedirme, içirme, giydirme, barındırma, kocalık muamelesi, sevgide gösterilecektir. Yalnız şu varki, insanın sevgi hususunda tam bir eşitlik gösterebilmesi, imkansız denecek kadar zordur. Kadının çeşitli fiziksel ve ruhsal özellikleri sevginin derecesindeki farklılıkları meydana getirecektir. Erkek ne kadar eşitlik konusunda çaba harcasa da bunu başarması imkansız derecesindedir.

Cenab-ı Hak buyuruyor:
"Üzerine düşüp uğraşsanız da kadınlar arasında âdil davranmaya güç yetiremezsiniz; bâri birisine tamamen kapılıp da diğerini askıya alınmış gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir, günahtan sakınırsanız Allah şüphesiz çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir." (Nisa Suresi / 129)
Bu ayet-i kerimeyle Cenab-ı Hak erkekleri kadınlarına sevgi ve muhabbet hususunda mutlak bir eşitlik göstermekten afvetmiş. Sadece erkeğin bir tarafa bütün bütün meyledip ötekinden yüz çevirmesini yasaklamış, elinden geldiği kadar eşit davranmaya çalışmasını emretmiştir. Bir hadis-i şerifte bu hususla ilgili olarak şöyle buyurmaktadır:
"İki zevcesi olup da birine tamamen meyledip diğerini ihmal eden kimse, kıyamet gününde, bir yanı felçli olarak gelir."
(Hadis-i Şerif)
Kadın yaratılışı itibariyle erkeğini normal şartlar altında ikinci bir kadınla paylaşmaya razı olmadığı gibi, hiçbir kadın da mecbur kalmadan evli bir erkekle hayatını birleştirmek istenmez.
Çok evliliğin hak olduğuna inanmak imanın gereğidir. Ancak, buna inanmak kadının, kocasının kendi üzerine evlenmesini onaylayarak rıza göstermesi, tasvip etmesi zorunluluğunu getirmez.
Hiçbir mümin babadan da kızı üzerine damadının ikincisi, üçüncüsü veya dördüncü kadını almasını olgunlukla beklenemez. Kadının kıskançlık fıtratı ve babalık şefkati buna engeldir. Nitekim:
Peygamberimizin kızı Hz.Fatıma, kocası Hz.Ali'nin ikinci bir kadınla evlenmek istemesine karşı çıkmıştır. Peygamberimizin terbiyesinde büyüyen Hz.Fatıma'nın, kocasının ikinci evliliğine karşı çıkması caiz olmasaydı. Allah Resulü onu ikaz eder, kocasının arzusuna boyun eğmesini emrederdi. Halbuki durum öyle olmamış, bilakis kızının üzüldüğünü gören Allah Resulü, damadı Hz.Ali'nin bu arzusundan vazgeçmesini istemiş, eğer vazgeçmezse ancak Fatıma'yı boşadıktan sonra evlenebileceğini bildirmiştir. Hz.Ali'nin Fatıma'nın üzerine evlenip onu üzmesine razı olmamıştır.
Allah resulünün bu davranışında, müslüman kız ve babalarının damadın ikinci evliliğine karşı çıkabilecekleri hususunda ruhsat vardır.
Sözün özü: İslam çok evliliği ne emir ne de tavsiye etmiştir. Sadece bazı zaruri hallerde müsaade etmiştir. Zaten yukarıdaki olayı naklettikten sonra diyecek bir şey olmasa gerek.
Kaynaklar:
1) Bu yazının hazırlanmasında büyük ölçüde, Sayın Mehmet Dikmen tarafından kaleme alınan "İslamda Kadın Hakları" eserden yararlanılmıştır.
2) Elmalı Tefsiri
İSLAMDA KADIN
Evlenecek Kadınla Erkek Arasındaki Denklik
Evlilikte denkliğin gözetilmesine dair Kur'an'dan bir hüküm yoktur. Ayrıca bu konuda emredici bir hadiste mevcut değildir. Sadece şöyle bir hadis vardır,
"Üç şeyi geciktirme vakti gelince namazı, hazır olunca cenazeyi, dengini bılunca evlenecek kızı."
Fakat eşlerin birbiriyle anlaşamamaları tehlikesinin yüksek olması ve erkeğin bazı bakımlardan kadından aşağı bulunmamasının özellikl onun hakimiyeti sağlaması açısından bazı mahsurlar meydana getirebilmesi sebebiyle alimlerin çoğu evlilikte denkliği şart koşmuştur.
Evlenmede denklik kadında değil erkekte aranır. Erkek kendine de denk olmayan kadınla evlenebilir.
Denklikte aranılan özellikler:
• Soyca denk olmak
• Dindarlık bakımdan denk olmak
• İlim, sanat ve meslek bakımından denk olmak
• Zenginlik bakımından denk olmak
• Hürriyette denk olmak
Denkliğe önem vermeyen alimler insanların yaradılış olarakbirbirlerine eşit olduğunu ve İslam'ın değişik sosyal sınıflar arasında tam bir eşitlik meydana getirdiğini dikkate alıyorlar. Gerçekten İslam'da bütün insanlar bir tarağın dişleri gibi birbirine eşittirler.İnsanlar arasında üstünlük ancak Allah korkusu iledir. Servet ve mal ise her zaman yok olabilecek bir şeydir. Bu nedenle gerçek anlamda değer ölçüsü olamazlar. Bu açıdan yok olabilecek bir özellikte denklik üzerinde fazla durmamalı.
Yok olmayacak özellikler üzerinde durmalı. Bunlar: dindarlık, güzel ahlak, güzellik ve ilim gibi. Fakir olan zengin olabilir. Güzel ahlak ve dindarlık, fazilet gibi değerlerin değişmesi mümkün değildir.
Kaynak:
Büyük Kadın İlmihali, Rauf PEHLİVAN
Evlenecek Müslüman Kızın Şartları
Mahmut Celal
Eş seçimi, hayatımız en önemli kararlarındandır. Gerek genç kızlar gerekse genç erkekler için durum aynıdır. Her iki taraf için önemli kıstas ise "dindarlık"olmalıdır Çünkü evlilik ebedi hayat arkadaşlığıdır, sadece bu kısacık dünya hayatıyla sınırlı bir beraberlik değildir.Evliliğe bu sonsuzluk manasını kazandıran sır ise, imandır.
İşte bu sırrı kavrayan bir genç kız,evleneceğ zaman, eşinden neler istemekte:
"Her şeyden önce şunu söyleyeyim;benim sadece karnımı doyuran bir eş değil,devamlı bana destek olacak dava arkadaşı,din sorumluluğunu bilen Müslüman bir eş istiyorum.Ben de koltuk ve avizelerin tozunu almakla ömür geçirecek süs gelini değil, davamın gelini olmak istiyorum.
Toplumumuzda boşanmalar yüzünden ne kadar mutsuz kadınlar olduğuna şahidim. Siz de vicdanlı bir Müslüman iseniz, şartlarımda en ufak bir tereddütünüz varsa, bu işe"hayır"cevabını verin.çünkü, şimdi ufak bir tereddüt büyür.
Ben her şeyden evvel İslam'da ailelerin huzurunu sergilemek istiyorum.Toplumumuzda bugün, tam islam ruhu ile geçinen eşler ne yazık ki çok az,benim yuvamın da bu az rakama, bir rakam daha eklemesini istemiyorum. Ne yeni bir giyecek için kavga ederim,ne de çorbanın tuzu az olmuş diyerek kavga edilmesini isterim.Benim kavgam;dinimi yanlış tanıtanlar, dinimizi kendi çıkarlarına alet edenlerdir.Eminim sizin ki de öyle... Allah razı olsun, İslam'ı yaşıyor ve yaşatmaya çallışyorsunuz.Fakat sizin bu şekilde olmanız benim şartlarımı söylememem manasına gelmez.
Şartlarım sıra ile şunlardır:
1. Bütün hal ve hareketlerimiz İslami olacak.Hayatımızı" şeytanın kanunlarına"göre,değil Allah'ın(cc) ahkamına göre düzenleyeceğiz. Allah(cc) Ku'ran'da ; "Kim İslam'dan başka bir din ararsa, ondan bu din asla kabul edilmeyecektir. O, ahirette en büyük zarara uğrayanlardandır."(Ali-İmran-85) Biz bunlardan olmayacağız.
2.Ben, eşya ve altın olarak size hiçbir şart koşmuyorum,çünkü benim için paranın hiçbir önemi yok ama geçimimiz için, namerte muhtaç olmamamız için ekonomik kazancınızı helal yoldan elde etmelisiniz. Bunun az olması, en lüks eşyaları almamanız beni üzmez.Fakat siz de benden, her şeyini gösterişe dökmüş kızların götürdüğü çeyizi istemeyeceksiniz. Sizden odalar dolusu eşya istemem, size de odalar dolusu eşya getiremem. Zaruri olan eşyalarımı getiririm. Zira Allah Resulü dünya malına hiç önem vermemiştir. Bir hadisi şerifleri şöyledir:
"Ashabtan Abdullah bin Mesud diyor ki; Resulullah'ın yanına girdiğimde bir hasır üzerinde durduğunu ve üzerine uzandığı için hasırın vücudunda iz bıraktığını gördüm.Bunun üzerine dedim ki;Ya Rasulullah! Sizi hasırdan koruması için bir yaygı, döşek getirsek olmaz mı?O da bana şöyle buyurdu;"Benim dünya ile ne ilgim var?"
3. Ben eşyaya hizmet için yaratılmadım, eşya bana hizmet etmelidir.O halde eşyam ihtiyaç kadar olmalı, israf yapılmamalıdır. Zihnimdeki ve tatbikat planımdaki en uygun dekor, Resulullah'ın evinin dekorudur. Allahu Teala bir ayetinde; "Dünya hayatı bir oyundan ve oyalanmadan başka bir şey değildir. Ahiret yurdu ise sakınacaklar için elbette daha hayırlıdır. Hala aklınız başınıza gelmeyecek mi?"(En'am-32)d emiyor mu?
Meşhurdur, Hz.Ali'ye "Dünya nedir?"diye sormuşlar,demiş ki;"Sizi, Mevla'dan alıkoyan her şeydir." Bizim evliliğimiz de, bizi Mevla'dan uzaklaştırmaktan ziyade, Mevla'ya yaklaştırmalıdır.Aynen şu şiirin mısralarında anlatıldığı gibi....
Davayı kucaklayan körpe sarmaşıklarız
Hak yoluna baş koyan divane aşıklarız.
Dizgin vurduk zamana,dursun ...
Ayrı bir zevk bu aşkın gönülleri yaksın.
4. Islam'a göre gelin olmak ve Islam'a uygun düğün yapmak istiyorum.Allah rızası ve Peygamber Sünneti için evlendiğimize göre en başta düğünümün ve gelinliğimin buna uymasını isterim.
5. Islam'dan taviz verirsem engellemenizi isterim.Onun için Islam'ı en iyi şekilde bilmeniz ve uygulamanız gerekir.
6. Evlendikten sonra da çalışmalarıma devam etmek isterim. Günde en az üç saat Ku'ran öğretip,vaaz vereceğim.şimdi yapmaya çalıştığım tebliğ görevim, evlendikten sonra da devam etmeli. Allahu Teala, Ali-İmran suresnde mealen şöyle buyuruyor;"Sizden öyle bir cemaat bulunmalıdır ki;(onlar herkesi) hayra çağırsınlar." Biz bu cemaatın insanı olmaya çalışmalıyız..
7. Evimden hiç bir yere gitmem, eşimden de sadakat isterim.Gece 12'lere kadar kahvede, şurda-burda gezen bir eş düşünemiyorum. Siz öyle değilsinizdir de ben şartımı söylüyorum.
8. Hatamın bana söylenmesini isterim. Benim hatam olursa, ki mutlaka olur, önce bana bildirmenizi, benden önce bir başkasının duymasını istemem.
9. Eşit saygı isterim.Kendi aile efradınıza benim nasıl saygı göstermemi istiyorsanız, ben de sizden aynı saygıyı aileme göstermenizi isterim.
10. Benim evim bir ilim yuvası olmalıdır.Her akşam en az 1 saat fıkıh, tefsir ve dini kitaplardan ders yapmayı ve evde kim varsa onların da dersimize iştirak etmelerini sağlamanızı isterim.
11. Eşimin derdini benimle paylaşmasını isterim.Onun her zaman can yoldaşı, dert ortağı olmak isterim.
12. Sadece adelet isterim. Ne benim için aile efradını, ne de ailesi için benim tarafımı tutsun isterim. Haklı kimse doğ?ru söylemesini isterim.
13. Elimden geleni en iyi şekilde yapmaya çalışırım.Yemeğimi, evimin işini elimden geldiğince yapmaya çalışacağı, bu arada yaptığım küçük hataların büyümemesini, hatamın İslam'a uygun şekilde söylenmesini isterim.
14.Helal-haram çizgisine dikkat edilsin isterim.Mahremimden başkasının yanına çöküp oturmam.Aynı hassasiyeti eşimden de beklerim.
15. Kılık-kiyafette de İslam'a riayet edilsin isterim.Eşimin sakallı olmasını isterim.
16. Evimizin rızkını helal yoldan sağlamasını ister,bir sıkıntı ve darlık çekersek Allah için sabreder, bu konuda problem çıkarmam.Ama paramız varken de mağdur edilmek istemem, bu iyi niyetimin suistimal edilmesine müsaade etmem.
17. Saygım size bağlıdır. Namaz ve Allah'ın farz kıldığı emirlerden taviz verirseniz size olan saygım azalır. Saygın biri olmak istiyorsanız,buna dikkat etmelisiniz.
18. Hayatımı Allah'ın dinine adadım. Sizin de böyle biri olmanızı isterim. Bu uğurda uğrayacağımız hakaret, kötüleme, ayıplama, işkence, zulüm ve hatta cezaevi bile hadiselere sabretmeyi ve birbirimize sabrı tavsiye edip destekli olmayı isterim.
Allah'ın Resulü'nün ve Ashabının çektiği çileler malumdur...Bir örnek verecek olursak,
"Sahabe artık zulüm ve işkenceden usanıyor ve Resulullah'a gelerek,müşriklere beddua etmesini istiyor. Resulullah; 'Sizden önceki Müslümanların vücutları kemiklerine varıncaya kadar demir taraklarla taranarak elleri koparıldı. .Bu onları,dinlerinden vazgeçiremedi. Başları, saç ayrımından testere ile ikiye biçildi. Onlar yine dinlerinden vazgeçmediler.'diye onları teskin etti. İşte biz de birbirimize destek olacak, davamız için yapılan her türlü zulme beraber göğüs gereceğiz.
19. Bana eş olmanızdan ziyade, hocam olmanızı isterim. Birbirimizi tamamlamayı ve eksiksiz bir Islam yaşantısı sergilemeyi arzu ediyorum.
20.Her şeyin tatlılıkla olmasını isterim.Olayların büyütülüp dışa yansımasından ziyade, kendi içimizde anlaşma yoluyla halletmeliyiz.
21.Her şeyi Allah yoluna tercih etmeliyiz.Islami çalışmalarınız için, davamıza hizmet için.Allah yolunda yarışmak için, beni ve eğer olursa çocuklarımızı engel görmemenizi ister, bizleri Allah'a emanet ederek mücadeleye koşmanızı isterim. Allahu Teala bir ayeti kerimesinde şöyle buyuruyor: "De ki: Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, kabileniz,elinize geçirdiğiniz mallar, durgun gitmesinden korktuğunuz ticaret, hoşunuza gitmekte olan evler, size Allah'tan, O'nun peygamberinden ve onun yolundan(cihaddan)daha sevgili ise,artık Allah'ın emri gelinceye kadar bekleye durun. Allah fasıklar güruhunu hidayete erdirmez." (Tevbe-24). Bu ayetin muhatabı olmalıyız.
22. Mihir olarak ilmimi tamamlamama yardım etmenizi ve aldığım ilmi anlatmama izin vermenizi istiyorum.Bir de mümkünse, evlendikten sonra ilk hac zamanıhacca gitmeyi mihir olarak sizden talep ediyorum.
Evet benim isteklerim bu kadar. Ağır maddi şartlar ileri sürmeyip, sizi maddi problemlerle bunaltmadığımı düşünüp, 'Bunlarda ne var canım, kolay! yaparız!' diyip de hafife almayın. Maddi taleplerde bulunmuyorum ama bu konudaki iyi niyetiminde suistimal edilmesini doğru bulmuyorum.
Maddi isteklerim yok, çünkü gün olup devran tersine dönebilir.Büyük sıkıntılarla alınan eşyaları bir gün satmak zorunda kalabiliriz,. iflas edilebilir.Çok zenginken, fakir olunabilir işte o günlerde,insanın maddi-manevi dünyasının karardığı zamanlarda dünyanın gerçek yüzünü ve mahiyetini bilen dindar ve bilgili eş imdada yetşiir, beyine destek olur.Tabii benim destek olabilmem için beyimin de aynı şekilde benim bu şartlarım noktasında bana destek olması, bunları hafife almayıp gerçekleştirebilmek için mücadele etmesi ve bu sorumluluğu kaldıİabilecek ?slami ahlaka sahip olması gerekir.
Ve bence her şeyden önce, kurulacak yuvanın İslami yuva, İslami müessese olması gerekir.O yuvada İslami eğitim olmalı ve o yuvada zamanın Firavun ve Nemrutlarına meydan okuyacak Musalar ve Ibrahimler yetişmelidir. İşte bu sebeplerden dolayı öne sürdüğüm bu şartlarım dikkatlice okunup,değerlendirilmeli ve en uygun cevap net olarak verilmelidir."
Evliliğe sonsuzluk manasını kazandıran iman sırrına vakıf olmuş bu genç kız, bu şartları sunduğu gençle evlenip, şu an çok mutlu ve istediği gibi bir yuva kurmanın huzurunu yaşamaktadır. Tüm genç kızlarımıza aynı mutluluk ve huzur dolu yuvalar temenni ediyoruz. SELAM VE DUA ILE..................
İSLAMDA KADIN
İki Bayram Arası Nikah
Halk arasında "İki bayram arası nikah yapılmaz" diye bir inanç vardır. Bu inanç İslam'a göre batıldır.İslam açısından bu sözlerin hiçbir kaynağı yoktur. Aksine Allah Resulü Hz.Aişe ile iki bayram arası olan Şevval ayında nikahlanıp evlenmiştir. Dolayısıyla nikah ve düğünlerin Şevval ayında yapılması müstehaptır.
Halk arasında, "Bayram Cuma gününe tesadüf ederse, Cuma ile bayram namazı arasında nikah yapmaya yetecek kadar bir zaman kalmayacağı için böyle söylenmiştir." şeklinde bir tevil varsa da bunun islami bir kaynağı yoktur.
Kaynak:
Büyük Kadın İlmihali, Rauf PEHLİVAN
İSLAMDA KADIN
İki Bayram Arası Nikah
Halk arasında "İki bayram arası nikah yapılmaz" diye bir inanç vardır. Bu inanç İslam'a göre batıldır.İslam açısından bu sözlerin hiçbir kaynağı yoktur. Aksine Allah Resulü Hz.Aişe ile iki bayram arası olan Şevval ayında nikahlanıp evlenmiştir. Dolayısıyla nikah ve düğünlerin Şevval ayında yapılması müstehaptır.
Halk arasında, "Bayram Cuma gününe tesadüf ederse, Cuma ile bayram namazı arasında nikah yapmaya yetecek kadar bir zaman kalmayacağı için böyle söylenmiştir." şeklinde bir tevil varsa da bunun islami bir kaynağı yoktur.
Kaynak:
Büyük Kadın İlmihali, Rauf PEHLİVAN
Gayr-i Müslimle Evlenmek
Müslüman bir erkeğin Ehl-i Kitap olan Yahudi ve Hristiyan bir kadınla evlenmesi kerahatle birlikte caizdir. Mekruhtur. Çünkü, doğacak çocuk, baba ve annesinin ayı ayrı istikamette gelişmiş inançlar arasında ayrı ayrı istikamette gelişmiş inançları arasında sarsıntılara maruz kalmaktadır.
Ehl-i kitabın dışında kalan ve inanç itibariyle küfür içinde bulunan bulunan ve evlenmesi caiz olmayan kadınlar şunlardır:
• Budist veya Brehmen gibi isimlerle adlandırılan ve ineğin tenasül uzvuna tapan Mecusi hindiler
• Puta tapan kadınlar
• İsmaili ve Karmati gibi sapık zındıklar
• Din ve ahlak bağlarını kırmış bir görüşün zebunu olan kadınlar
• Dinsiz ve ateist kadınlar
Kur'an'da muşrik kadınların iman etmedikçe nikahlanmaları yasaklanmıştır.
İslamda Bekar Kalmak Varmıdır?
İslşam da bekarlığa yer yojtur. Eğer bir insan fakirse, onun evlenmesine yardım etmek zengin olan müslümanların görevidir.
"Aranızdaki bekârları, kölelerinizden ve cariyelerinizden elverişli olanları evlendirin. Eğer bunlar fakir iseler, Allah kendi lütfu ile onları zenginleştirir. Allah, (lütfu) geniş olan ve (herşeyi) bilendir."
(Nur Suresi:32)
Allahj Resulu bekar kalmak isteyen Osman bin Mez!ub!a müsaade etmemiş ve ona:
"Dul olarak Allah'a kavuşma" buyurmuştur.
Hz.Ömer:
"Üç gün sonra öleceğimi de bilsem bekar gitmektense evlenmeyi tercih ederim"
Ömer bin Abdulaziz Kufe kadısı Said bin Abdurrahman'a cevabında şöyle der:
"Ordu mensuplarının ücretlerini ödedikten sonra, fazla para kaldığını yazmışsınız. Öyleyse borçlulara borcunu ödeyin ve evlenmeyen fakirleri evlendirin."
Kaynak:
Büyük Kadın İlmihali, Rauf PEHLİVAN
Kadının Kocasına Karşı Görevleri
• Kocasına karşı saygılı olmalıdır
• Birisiyle evlenen kadın artık kocasından başka herkese haramdır, başkasıyla nikah yapamaz, kendisinden ancak kocası faydalanabilinir.
• Kadın evlendiği kocasından şart koştuğu şekilde mehir aldıysa onun evine gider ve ona tabi olur.
• İslamın caiz gördüğü durumlar dışında ancak kocasının izniyle evden dışarı çıkabilir
• İslama aykırı olmayan hususlarda kocasının isteklerini yerine getirir
• İslamın tesbit ettiği çerçeve içersinde kocasının terbiye hakkını kabul eder.
Faydalanılan Eserler:
1) İlmihal İslam ve Toplum, Türkiye Diyanet Vakfı İslami Araştırmalar Merkezi
2) Büyük Kadın İlmihali, Rauf PEHLİVAN
Kocanın Karısına Karşı Görevleri
• Karısına karşı iyi davranmalı
• Haklarını gözetmeli
• temel ihtitaçları karşılamalı
• Gücü ölçüsünde güzel ve değerli elbiseler giydirmeli
• Evin yönetimine ortak etmeli
• Üzerine evlenmemeli, çünkü iki evlilik kıskançlık ve geçimsizlik doğurur. "Evde erkek, tende can gibidir; iki tende bir can olmadığı gibi iki kadına da bir erkek yakışmaz."
• Kadın üzerine asla baskı ve zorbalık yapmamalı.
• Birden fazla evli ise adalet
Faydalanılan Eserler:
1) İlmihal İslam ve Toplum, Türkiye Diyanet Vakfı İslami Araştırmalar Merkezi
2) Büyük Kadın İlmihali, Rauf PEHLİVAN
Nikah Tazelenir mi?
Günümüz de camilerde imam komutasında yapıldığı gibi nikah yenilenmez. Zira nikah tazelenirken erkek hanımının vekaletini almak mecburiyetindedir. Bu vekaletde şahitler huzurunda olmalıdır. Günümüzde cami cemaati böyle bir vekalet almamaktadır.
Kaynak:
Büyük Kadın İlmihali, Rauf PEHLİVAN