HAYATTA HAKETTIKLERINI KAZANMAK IÇIN DURMADAN ÇALIS!!! ÇÜNKÜ: HERKES HAKETTIGINI YASAR!!!
 

iSLAMDA TESETTÜR

 
ANA SAYFA
iSLAM BiLGiLERi
NAMAZ HAKKINDA
NAMAZ NASIL KILINIR
KADIN VE iSLAM
iSLAMDA CiNSELLiK
iSLAMDA TESETTÜR
iSLAMDA ZEKAT
iSLAMDA EVLiLiK
SABAH NAMAZI
ÖGLE NAMAZI
iKiNDi NAMAZI
AKSAM NAMAZI
YATSI NAMAZI
CUMA NAMAZI
BAYRAM NAMAZI
TERAVIH NAMAZI
CENAZE NAMAZI
 

Islamda tesettür

Kadının Kocasına karşı veya tek başına tesettürü
Erkek, hanımın bütün vücuduna bakabilir. Meşru suretle ondan yararlanabiir.
İkinci bir görüşe göre bu caiz değildir. çünkü Resulullahın sünnetini Hz.aişe şöyle anlatır:
"Ben Resulullahın avret mahallini asla görmedim"
Allah Resulü:
"Çıplak olmaktran sakınınız, zira yanınızda kişinin helada bulunduğu ve hanımıyla cinsel ilişkide bulunduğu zamanın dışında sizden hiç ayrılmayanlar var."
Takva ve azimet açısından ikinci görüş daha uygundur. Kurtubi birinci görüş daha sahihtir der.
Hanımın tek başına evde bulunduğu zaman göbekle diz kapağı arasını örtmek gerekir. anacak her an birisi gelecek diye temkinli olması gerekir. Ayrıca insanın yanından ayrılmayan melekler vardır. Bunlar avret yerin açılmasından eziyet duyarlar.
Kaynakça:
Büyüük Kadın İlmihali, Rauf Pehlivan
İslamda Tesettürün Temelleri
İslam'da kadının konumuyla ilgili olarak çağımızda en çok tartışılan konu, kadının örtünme meselesidir. Kur'an'da :
"Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına (bir ihtiyaç için dışarı çıktıkları zaman) dış örtülerini üstlerine almalarını söyle. Onların tanınması ve incitilmemesi için en elverişli olan budur. Allah bağışlayandır, esirgeyendir."
(Ahzab: 59),
"Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler. Baş örtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler. Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları (mümin kadınlar), ellerinin altında bulunanlar (köleleri), erkeklerden, ailenin kadınına şehvet duymayan hizmetçi vb. tâbi kimseler, yahut henüzkadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklardan başkasına zinetlerini göstermesinler. Gizlemekte oldukları zinetleri anlaşılsın diye ayaklarını yere vurmasınlar (Dikkatleri üzerine çekecek tarzda yürümesinler). Ey müminler! Hep birden Allah'a tevbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz."
(Nur: 31)
Gerek bu ve gerek benzeri ayetler ifade tarz ve üslubu gerekse Hz.Peygamber zamanında uygulamalar, kadınların örtünmesinin, tavsiye kabilinden veya örf-adete veya sosyalkültürel şartlara bağlı ahlaki çerçevede bir hüküm olmaktan öte dini ve bağlayıcı bir hüküm olduğunu göstermektedir. Çağımıza kadar bütün İslam bilginlerinin anlayışı ve asırlar boyu İslam ümmetinin uygulaması da bu yönde olmuştur.
Örtünme konusunda kadınlara ağır bir sorumluluk yüklendiği ortadadır. Bu kadını koruma, yüceltme ve ona toplumda saygın bir yer kazandırma çabasının bir parçası olarak değerlendirilmelidir. Utanma ve örtünme, canlılar içinde sadece insana has bir özelliktir.
İslam bilginlerinde ortak görüş, kadınların el, yüz ve ayak hariç örtünmeleri gerektiği üzerinde ağırlık kazanmıştır. Ancak örtünmenin renk, üslup ve şeklinin toplumların gelenek, zevk ve imkanları ile bağlantılı olacağı, bu sebeple de bölge ve devirlere göre farklılık gösterebileceği açıktır.
Cahiliyet devrinde Arap kadınlarının iki adeti vardı :

   
  • Başörtülerini başlarına örtüp iki omuzları arasında arkaya doğru sarkıtarak boyunlarını tamamen, göğüslerininde bir kısmını açık bırakırlardı.
• Süslendikten sonra evlerinden çıkıp yabancı ereklerle karışık gezip otururlardı.

İslam'dan sonra, Medine'de hicab ayeti gelene kadar bu iki adet devam etti. Hz.Aişe hicab ayet-i geldikten sonra müslüman hanımların durumunu şöyle anlatır:
"Vallahi ben Allah'ın kitabını tasdik, Onun indirdiğine iman açısından ensar kadınlarından daha faziletlisini görmedim. Nur suresinin örtünme ayeti gelince erkekleri kendilerine varıp Allah'ın indirdiği ayetleri okumaya başladılar. Hanımların hepisi Allah'ın emrine uyarak yünden ve pamuktan yapılmış örtülerine büründüler, Resulullah'ın arkasında sabah namazı kılmaya geldiler."
Hicab ve tesettür ayetleri geldikten sonra iki çeşit tesettür farz kılındı.
• Erginlik çağına girdiği andan itibaren her kadının bütün vücudunu örtmesi, mahremlerin dışında hiç kimseye göstermemesi
• Meşru bir ihtiyaç olmadıkça evlerinden dışarı çıkıp namahrem erkeklerle karışık dolaşıp oturmak
Bu konuda haremlik-selamlık müessesini İslam getirmiştir.
Faydalanılan Eserler:
1) İlmihal, Türkiye Diyanet Vakfı İslami Araştırmalar Merkezi
2) Büyük Kadın İlmihali, Rauf PEHLİVAN
Zinet İki Kısımdır
• Güzellik, boy-pos, cilt, çehre, kaş, göz, gibi esas yartılışta olan fiziki güzellik.
• Takılar, gerdanlık,bilezik, tac, kına, sürme ve bütün suni güzelliklerdir. Bu tip zinetlerin mahremlerin göstermek caizdir.
Şehvetten emin olmak şartıyla Kur'an-ı Kerim'de tesbit edilen mahremlere gösterilmesi caiz olan zinetler; kol, pazu, bacak, baş, saç, yüz, kulak, boyun. Bunların dışındakilerini göstermek helal olmaz. Caizdir demek de mutlaka açılacak manasına gelmez. Örtmek takva ve azimettir, açmak ise ruhsattır. Hanımların, bulaşık, çamaşır, yemek gibi hizmetleri esnasında sayılan organlarını açmalarına ancak ruhsat verilmiştir.
Faydalanılan Eserler:
Büyük Kadın İlmihali, Rauf PEHLİVAN
Kadında Avret Sayılan Organları
Cinsel organ ve çevresi, büyük abdest mahalli ve çevresi, iki popo, iki oyluk (dizler oyluklara dahildir), göbek ile kasık arası, iki kulak, iki meme, topuklar dahil olmak üzere iki ayak bileği, dirseklerle beraber iki pazu, dirseklerle bileğe kadar olan iki kol, gerdan, baş, saç, boyun, omuzlar.
Bu sayılan organlardan her biri, ayrı organ kabul edildiğinden bunlardan birinin dörtte biri, üç tesbih miktarı yani rükun veya secde yapılacak kadar açılırsa namaz bozulur.
Kaynak:
Büyük Kadın İlmihali, Rauf PEHLİVAN