KUTLU DOĞUM HAFTASI
KUTLANDI
Kutlu Doğum Haftası Her ilde olduğu gibi Bayburtta da kutlanıldı. Bayburt
Halk Eğitim Salonunda düzenlenen Toplantıya Bayburt Valisi Akif TIĞ, Daire
Amirleri ve büyük bir halk topluluğu katıldı. Son Peygamber Hz. Muhammed
(SAV) in hayatı ile ilgili konuşmalar yapıldı.
PEYGAMBERIMIZIN
DOGUMU
Peygamberimiz Fil vakasından 50 gün sonra ,Rebiullevvel ayinin on ikinci
Pazartesi günü,tan yeri ağarırken, Mekke`de doğdu.
PEYGAMBERIMIZ
DOĞDUĞUNDA BAZI HADISELER VUKU A GELDI
Peygamberimiz doğduğunda bazı hadiseler vuku a geldi,bunlardan bazılarını
söyle sıralayabiliriz:Peygamberimiz ,Anadan Sünnetli ve göbeği kesik
olarak doğdu. Peygamberimiz doğarken, çocukların yere düştükleri gibi
düşmeyip ellerini ,yere dayamış başını semaya kaldırmış olarak
doğdu.Peygamberimiz doğduğu zaman ,bir yıldız doğmuş ve bilginler, bu
yıldızın doğduğu gece,Ahmed doğmuştur Dediler.Bir çok Yahudi Alimi Tevrat
tan inceleme ile peygamberimizin bu gecede doğduğunu yakınlarına
bildirmişlerdir.
Peygamberimiz doğduğu gece Kisranin sarayından on dört şerefe yıkıldı
İranlıların,bin yıldan beri hiç sönmeden yanan Atesgedeleri sönüverdi.Save
Gölünün suyu çekildi.Sema ve Vadisini su bastı.Iran Sahi, Arapların,
ülkesini istila edeceğini rüyasında gördü,ve telaşa düştü.
PEYGAMBERIMIZIN
BABASI HZ.ABDULLAH
Peygamberimizin babası Hz. Abdullah Kureyşin ileri gelen
delikanlılarından idi. Güzel yüzlü,iki gözü arasında peygamberlik nurunu
taşıyordu.Mekkenin bütün genç kızları onunla evlenmek için can
atarlardı.Babasına o kadar itaatliydi ki babasının izinden hiç
çıkmazdı.Hatta birinde babası Abdulmuttalip Allaha dua etmiş ve ``Allahım
eğer bana on erkek evladı verirsen onlardan birini senin için kurban
edeceğim``demiş ,on evladı olunca da Allaha verdiği sözü tutmak için oğlu
Abdullahı kurban etmek istemiştir.Oğlu Abdullah babasına itiraz etmemiş ve
boyun eğmiştir Etraftan yapılan eleştirilerle oğlunu kurban etmekten vaz
geçmiş onun yerine 100 Adet Deve kurban etmiştir. Hz. Abdullah hz. Amine
ile evlendikten Kısa bir müddet sonra gittiği ticaret kervanından dönerken
yolda hastalandı. Medinede dayısı Beni Adiy bin. Neccarin yanında bir ay
hasta aldıktan sonra vefat etti.Hz. Abdullah vefat ettiği zaman
Peygamberimiz henüz Anne karnında altı aylıktı.
PEYGAMBERIMIZIN SÜT
ANNEYE VERILISI
Yeni doğan çocukları süt anneye vermek; Kureyş ve sair Arap eşrafının
adeti idi.Bu da; kadınların kocaları ile daha iyi meşgul olmalarını ve
çocuklarında ,özellikle ,havasının güzelliği, rutubetinin azlığı ve
suyunun tatlılığı ile tanınan yerlerde yasayan şerefli kabileler arasında,
sağlam vücutlu,siki etli, cesaretli yetişmelerini ve düzgün, pürüzsüz
konuşmayı öğrenmelerini sağlamak içindi. Mekke çevresinde ve Harem içinde
oturan kabilelerden Süt annesi olanlar, her yıl iki defa, yaz ve güz olmak
üzere Mekke`ye gelirler,çocukları alıp götürürlerdi. Peygamber
efendimizi(A.S) Ben`i Sa`d b.Bekr kabilesinden Süt annesi Halime hatun
götürdü.
Peygamberimizin Süt kardeşleri şunlardır::
Abdullah b. Haris,Üneyse binti.Haris,Şeyma bint-i Haris.
Peygamberimizi Yetim olduğu için Arap kadınları kabul etmemiş; sadece
kabilesine götürecek çocuk bulamayan Halime, eli bos gitmemesi için
peygamberimizi kabul etmişti.Peygamberimizi aldıktan sonra Halime ve
Ailesinin yaşam tarzı bir anda değişti. Bunlardan bazılarını Halimenin
dilinden dinleyecek olursak; Halime Hatun der ki;`` İçinde bulunduğumuz
kuraklık ve kıtlık yılında hiç bir şeyimiz kalmamıştı. Ben, kır merkebimin
üzerinde idim.Yanımızda, yaşlı bir devemiz vardı,bize bir damla süt
vermiyordu. Üzerinde bulunduğum merkebin ağır yürümesi yol arkadaşlarımı
çileden cıkartıyordu.Nihayet Mekkeye varıp emdirilecek oğlan çocukları
aramaya başladık. İçimizden hiç bir kadın Muhammedi almak istemiyor,ondan
uzak duruyorduk. Çünkü, bizler emdireceğimiz çoçuğun babasından bahisse
kavuşmayı ve ondan armağanlar almayı bekliyorduk. Bir ara Muhammed in
dedesi Abdulmuttaliple karşılaştım,bana; İsmin nedir ?diye sordu.
Halime dedim. Bana;Ey Halime! Benim yanımda bir yetim çocuğum var onu
emzirmek için Beni Sa`d kabilesi kadınlarına teklif ettim öksüz olduğu
için kabul etmediler. Sen kabul eder misin? Ben ,``bana biraz müsaade ette
kocama bir danışayım``dedim.
Hemen kocamın yanına döndüm,ona haber verdim. Kocam izin verince Muhammedi
aldım.
Muhammed bize gelince,evimiz öyle bereketlendi ki kocam la hayretler
içinde kaldik.Sütü çekilmiş olan devemizde sütler fazlaca akmaya, zayıf
olan merkebimizi,yolda başka hiç bir binek hayvan geçememeğe,davarlarımıza
inen süt hiç bir davara inmemeye başladı.
Peygamberin Çocukluğu daha değişikti. Daha iki Aylık iken,her tarafa
yuvarlanmaya çalışıyordu.Üç Aylık olunca Day durmaya çalışıyordu.Dört
Aylık olunca, duvara tutunup yürüyordu.Beş Aylık olunca bir yere
tutunmadan yürüyebiliyordu.Altı Ayı tamamlayınca, yürümeyi
hızlandırmıştı.Yedi Aylık iken her tarafa gidebiliyor,koşabiliyordu. Sekiz
Aylık iken,konuşuyor,konuşulanı anlayabiliyordu.On Aylık iken Ok
atabiliyordu. İki Yılı doldurduğu zaman,oldukça, iri ve gösterişli bir
çocuk olmuştu.Onu Annesine götürdük, Amma,biz,Onun yüzünden gördüğümüz
hayır ve bereketten dolayı, Yanımızda bir müddet daha tutmaya çok istekli
bulunuyorduk.
HZ.AMINENIN MEDINE
ZIYARETI VE VEFATI
Hz. Amine Peygamberi de yanına alarak Medinedeki Neccar oğullarından olan
Dayılarını ziyarete gitti. Orada peygamberle, bir ay kadar misafir oldular.
Yahudi kavmi peygamberimizi orada görünce onu devamlı kontrol edip hal ve
hareketlerine dikkat ediyorlardı. Hz. Amine Yahudilerin Peygamberimiz
hakkında takındıkları tavırlardan korkmaya başladı Ve acilen Mekke ye
dönmek için yola koyuldular.
Hz. Amine, Mekkeye gelirken, yolda hastalanıp Evba köyünde
durakladi.Başucunda duran Peygamberimizin yüzene baktı.Sonra da söyle
hitap etti:
``Ey çekilen dehşetli ölüm okundan, Allah in lutfu ve yardımı ile yüz deve
karşılığında kurtulan zatin oğlu!Allah, Seni,mübarek ve devamlı kilsin!
Eğer rüyada gördüklerim doğru çıkarsa,Sen Celal ve bol ikram Sahibi
tarafından,Adem oğullarına helal ve haramı bildirmek üzere gönderileceksin!
Allah, Seni milletlerle birlikte devam edip gelen putlardan,
putperestlikten de, esirgeyecek,alıkoyacaktır.
Her canlı varlık ölecektir. Bende öleceğim.Fakat temelli anılacağım Çünkü,
temiz bir oğul doğurmuş,arkamda hayırlı bir anı bırakmış bulunuyorum
demiştir.
Ve hz. Amine Ebva da vefat etti.Hazret-i Amine vefat ettiğinde 30
yaşlarında idi. Dünyada,böylece Babasız ve Annesiz kalan
Peygamberimizi,yüce Allah,hamisiz bırakmadı: Önce dedesi Abdulmuttalibin
yanında, sonra da amcası Ebu Talib-in yanında kaldı. Peygamberimiz, sekiz
yaşına kadar,Dedesi Abdulmuttalibin yanında,sekiz yaşından sonra da Amcası
Ebu Talib-in yanında kaldı.
PEYGAMBERIMIZIN
TICARET HAYATINA ATILISI
Kureyşliler, öteden beri ticaretle uğraşırlardı. Ticaretle uğraşmayanların
ise,ellerinde hiç bir şeyleri bulunmazdı. Peygamberimizin de, hazreti
Hatice hesabına ticarete başlamadan önce, ticaretle uğraştığı olmuştur.
Nitekim, Said b.Ebu Saib, Islamiyetten önce Peygamberimizin ticaret ortağı
idi.Peygamberimizin,ticaret yapmak için, sermayesi olmadığından,hazreti
Hatice peygamberimizi ücretle tuttu ve Kureyşilerden tuttuğu, başka bir
zatıda, Peygamberimizin yanına kattı. Hazreti Hatice yapacağı her sefer
için, Peygamberimize, ücret olarak genç ve yiğit birer erkek deve
veriyordu. Peygamberimiz, Hazreti Hatice`nin ticaret Malını Şam`a götürmek
için ,ilk defa dört tane erkek ve genç deveye anlaştılar. Peygamberimizle
Kervan halkı Şam`a gitmek için yola koyuldular: Şam topraklarından Busraya
vardıklarında peygamberimiz orada getirdiği bütün malları çok karlı bir
şekilde satıp alacaklarını aldıktan sonra,Mekkeye yardımcısı olan Meysele
ile birlikte geri döndü.
PEYGAMBERIMIZIN
EVLENMESI
Peygamberimiz hazreti Hatice adına ticaret yaparken, Peygamberimizdeki
harikulade halleri görmüş ve yardımcısı Meysele ile Peygamberimize evlilik
teklif etmişti. Peygamberimiz bu teklifi kabul ederek Kureyşlilerin en
soylu kadınlarından olan hazreti Hatice ile evlendi.
PEYGAMBERIMIZIN
COCUKLARI
Peygamberimizin, hazreti Haticeden,iki erkek çocuğu,dört kız çocuğu
doğmuştur Isimleri şöyleydi: Kasim, Abdullah, Zeynep,Rukayye ,Ümmü
Külsüm,Fatima ve Cariyesi Mısırlı Maria`dan doğan Ibrahim`dir.
KABENIN KUREYŞILERCE
YENIDEN YAPILISI VE PEYGAMBERIMIZIN HAKEMLIGI
Bir Kadın, Kabe Hareminde buhurdanlıkta Öd ağacı yaktığı sırada ,
buhurdanlıktan sıçrayan bir kıvılcımdan Kâbenin kat kat olan örtüsü
tutuşup tamamı ile yanmış, bu yüzden duvarlar da her taraftan gevşeyip
çatlamış bulunuyordu. Zaman, zaman sahilden gelen sel baskınları ilede
Kâbenin tabanı ve duvarları da iyice yıkılacak duruma gelmişti.
Bunun icin,Kureysliler Kabenin duvarlarını onarıp sağlamlaştırmak ve
üzerinede,tavan çatmak istiyorlar,fakat, yıkmağa kalkarlarsa azaba
ugrayabileceklerinden korkuyorlar,aralarinda meşvere ediyorlardı.
Am bu sırada Rum tüccarlarından birisine Ait olan inşaat malzemesi yüklü
bir gemi Cüdde sahillerinde parcalandi,bunu fırsat bilen Kureyşliler
aralarında yardımlaşarak bu batan gemiden Kabe inşaası için gerekli
malzemeleri almış oldular.Ve Kâbenin inşaatına başladılar.
Hacerül Esved taşı yerine konulacağı zaman kabileler ,birbirleriyle
anlaşamadılar. Hatta işi okadar ilerlettiler ki aralarında kavga yapmaya
çok az bir zaman kaldı. Kureyşiler, Bu iş üzerinde, dört veya beş gece
durdular. Sonra Kureyşin yaşlılarından Ebu Ümeyye b. Mugire bir teklifte
bulundu;
Teklifine göre ,mescidin kapısından giren ilk kişi bu taşı koymak için
hakem olacaktı. Bütün kavmin uluları bu teklifi kabul ettiler.Tam bu
sırada peygamberimiz içeri girdi, bütün kureyşliler el çırparak El-Emin`in
hakemliğine razıyız dediler.
Peygamberimiz de hakemlik yaparken bütün kabilelerden birer kişi alarak
Hacerul Esved-i bir beze koydurdu,ve onu konulacak yere getirttikten sonra
besmele çekerek kendi elleriyle Hacerul-Esvedi yerine koymuş oldu.