BAYBURT SAYFASI02

   

           

 
Haberler ve Ara Sayfa
Bayburt Sayfasi
Ana Sayfa

 

 

YOK OLMAYA YÜZ TUTAN TAŞÇILIK SANATI

Bayburt’un Taş Ustalarının metnini Ülkemizde bilmeyen yoktur. Hangi şehirde beyaz veya sarı taştan güzel bir güzel cami görsem merakla incelerim acaba bu camiyi de Bayburt ustalarımı yapmışlardır diye. İlimizin eski taş ustalarından Lütfü KAYA ’da bunlardan birisi. Ustayı şimdi kendi ağzından tanıyalım.

Lütfü KAYA (Everek) Örence köyünde 1929 yılında doğdum. 1948 yılında Bayburt’a geldim. Bayburt’a geldikten sonra Şingahlı Ziya (Tutar) Ustayla çırak olarak çalışmaya başladım. Ziya ustanın yanında bir insan ancak bir hafta çalışabilirdi çünkü işine çok önem veren titiz bir kişiydi. Ziya usta bu memleketin o yıllardaki mimarından birisiydi. Birlikte cami, minare yapardık. Kendisi çok iyi bir ustaydı. Bu zor ustanın yanında ben 28 yıl çalıştım. Ziya ustada söylerdi ki; “benim bu adamın işine aklım ermedi, buna ne desem karşılık vermez, küfretsem cevap vermez” Allah rahmet etsin bu mesleği bize öğretti ve bizde sitemsiz minnetsiz çalışıp geçinip gidiyoruz. Yalnız kıymetimiz kalmadı. Adam dükkanını bakkalını kapattı taşçı oldu. Ayakkabıcı, marangoz dükkanını kapattı geldi taşçı oldu. Almış eline bir tane makine meslekten haberi yoktur, makine kesiyor, makine yapıyor koluda öğünüyor. Benim sanatımı tutacak sanat yoktur ama yinede benim gibi ustaları arayan soran yoktur. Ben şu an artık mezar yapıyorum. Mermerden mezar taşı yazıyorum. Hiçbir makine kullanmam ve yazılarımı eski sitil yazarım. Benim yazıların yıllarını verdiği halde silinmez ama makineyle yazılan yazılar birkaç yıl içerisinde siliniyorlar. Ne diyelim; tüfek icat oldu mertlik bozuldu.
Mesleğinizi günümüzde nasıl devam ettiriyorsunuz? Sorusuna;


Artık cami, minare yaşlandığım için yapmıyorum. Bir süredir mezar yapıyorum. Mezarları genellikle; mermer, mozaik, taştan yapıyorum. Mezar başlıklarını mermer üzerine yazıyorum. Mesela benim mermer üzerine yazdığım yazılar kesinlikle silinmez neden, çünkü derin yazılıdır. Ancak makine ile yazılan yazılar hafif olduğu için tez zamanda silinmektedir.
Bu mesleği senden sonra sürdürecek yeni bir ustaya bıraktınız mı?

Ben üç çocuğumdan ancak birisini yanıma alabildim. Onu yetiştirmeye çalışıyorum. Oda biraz rahatsız olduğu için öğrenemiyor. Kime gel sana öğretelim de bu mesleği devam ettir. Kimse gelmez ama ben senelerce boğaz tokluğuna çalıştım. Senelerce çalıştım da adamdan paramı dahi alamadım. Ancak adamdan ayrılamadım tek meslek sahibi olayım, bu mesleği öğreneyim diye. 1950 yılından bu yana bu mesleği yapmaktayım. Zonguldak Ereğlisinde Nato tünellerinde çalıştım. Taştan tüneller yapardık. Daha sonra Galerli (Tuzcuzade Mahallesi) Eşref ustanın oğlu Hakkı ustayla Erzurum’da minare yaptık. Hakkı usta verimli çalışmalarımdan dolayı sen çok değerli bir ustasın dedi ve beni ustalarının başına kalfa yaptı. Bu şekilde yıllarca çalışarak bu günlere geldik.

Şunu samimiyetimle söylemek istiyorum ki ustaların, sanatkarların kıymeti bilinmiyor. Dipte köşede kalmışız. Devletimiz esnafa yardım ediyor. Ona hak tanıyor. Ben sanatkarım ve 70 yaşıma gitmişim hala çalışıyorum bana neden hiçbir hak tanımıyor. Ben Devletimden elimizden tutmasını istiyorum. Bu meslek yok olmadan önce sahip çıkılmalı ve destek verilmelidir.

Devletimiz bize destek vermeli ve sormalı ki gel bakalım usta sen yerine adam yetiştirdin mi? Sen gittikten sonra bu sanatın devamı ne olacak. Bizlerin yaptığı işi Devletimiz koruma altına alıyor ancak bu eserler nasıl koruma altında bunu da anlamıyorum. Mesela İlimizde bir Taşhanımız var koruma altında olan her tarafı yıkılıyor. Bir Bent hamamımız var yıkıldı gitti. Bu eserleri görenlerin yürekleri burkuluyor. Vakıflarımız bunlara hiç sahip çıkmıyor. Ne kendisi yapıyor, ne başkasına yaptırıyor. Sonuçta bu eserlerin yok olması için elimizden geleni yapıyoruz. Devletimiz artık bu değerli varlıklarımızla ilgilenen kuruluşlarımıza çeki düzen vermeli diye düşünüyorum. Ben el emeği göz nuru vererek yaptığım bir işi adam gelip üzerini boyuyor. O güzelim taşın üzerine işlenmiş bütün özelliğini öldürüyor. İlimizde taştan yapılmış çok güzelim evlerimiz var. Bunlar koruma altına alındı ve her geçen gün biraz daha yok oluyor. Sahibi bir şeyler yapmak istiyor bırakılmıyor.”şeklinde sözlerini tamamladı.

 

 

 

 

 

[HABERLER ve ARA SAYFA] [BAYBURT SAYFASI] [ANA SAYFA]