YOK OLMAYA YÜZ TUTAN
TAŞÇILIK SANATI
Bayburtun Taş Ustalarının metnini Ülkemizde bilmeyen yoktur.
Hangi şehirde beyaz veya sarı taştan güzel bir güzel cami
görsem merakla incelerim acaba bu camiyi de Bayburt ustalarımı
yapmışlardır diye. İlimizin eski taş ustalarından Lütfü KAYA
da bunlardan birisi. Ustayı şimdi kendi ağzından tanıyalım.
Lütfü KAYA (Everek) Örence köyünde 1929 yılında doğdum. 1948
yılında Bayburta geldim. Bayburta geldikten sonra Şingahlı
Ziya (Tutar) Ustayla çırak olarak çalışmaya başladım. Ziya
ustanın yanında bir insan ancak bir hafta çalışabilirdi çünkü
işine çok önem veren titiz bir kişiydi. Ziya usta bu
memleketin o yıllardaki mimarından birisiydi. Birlikte cami,
minare yapardık. Kendisi çok iyi bir ustaydı. Bu zor ustanın
yanında ben 28 yıl çalıştım. Ziya ustada söylerdi ki; benim
bu adamın işine aklım ermedi, buna ne desem karşılık vermez,
küfretsem cevap vermez Allah rahmet etsin bu mesleği bize
öğretti ve bizde sitemsiz minnetsiz çalışıp geçinip gidiyoruz.
Yalnız kıymetimiz kalmadı. Adam dükkanını bakkalını kapattı
taşçı oldu. Ayakkabıcı, marangoz dükkanını kapattı geldi taşçı
oldu. Almış eline bir tane makine meslekten haberi yoktur,
makine kesiyor, makine yapıyor koluda öğünüyor. Benim sanatımı
tutacak sanat yoktur ama yinede benim gibi ustaları arayan
soran yoktur. Ben şu an artık mezar yapıyorum. Mermerden mezar
taşı yazıyorum. Hiçbir makine kullanmam ve yazılarımı eski
sitil yazarım. Benim yazıların yıllarını verdiği halde
silinmez ama makineyle yazılan yazılar birkaç yıl içerisinde
siliniyorlar. Ne diyelim; tüfek icat oldu mertlik bozuldu.
Mesleğinizi günümüzde nasıl devam ettiriyorsunuz? Sorusuna;
Artık cami, minare yaşlandığım için yapmıyorum. Bir süredir
mezar yapıyorum. Mezarları genellikle; mermer, mozaik, taştan
yapıyorum. Mezar başlıklarını mermer üzerine yazıyorum. Mesela
benim mermer üzerine yazdığım yazılar kesinlikle silinmez
neden, çünkü derin yazılıdır. Ancak makine ile yazılan yazılar
hafif olduğu için tez zamanda silinmektedir.
Bu mesleği senden sonra sürdürecek yeni bir ustaya bıraktınız
mı?
Ben üç çocuğumdan ancak birisini yanıma alabildim. Onu
yetiştirmeye çalışıyorum. Oda biraz rahatsız olduğu için
öğrenemiyor. Kime gel sana öğretelim de bu mesleği devam ettir.
Kimse gelmez ama ben senelerce boğaz tokluğuna çalıştım.
Senelerce çalıştım da adamdan paramı dahi alamadım. Ancak
adamdan ayrılamadım tek meslek sahibi olayım, bu mesleği
öğreneyim diye. 1950 yılından bu yana bu mesleği yapmaktayım.
Zonguldak Ereğlisinde Nato tünellerinde çalıştım. Taştan
tüneller yapardık. Daha sonra Galerli (Tuzcuzade Mahallesi)
Eşref ustanın oğlu Hakkı ustayla Erzurumda minare yaptık.
Hakkı usta verimli çalışmalarımdan dolayı sen çok değerli bir
ustasın dedi ve beni ustalarının başına kalfa yaptı. Bu
şekilde yıllarca çalışarak bu günlere geldik.
Şunu samimiyetimle söylemek istiyorum ki ustaların,
sanatkarların kıymeti bilinmiyor. Dipte köşede kalmışız.
Devletimiz esnafa yardım ediyor. Ona hak tanıyor. Ben
sanatkarım ve 70 yaşıma gitmişim hala çalışıyorum bana neden
hiçbir hak tanımıyor. Ben Devletimden elimizden tutmasını
istiyorum. Bu meslek yok olmadan önce sahip çıkılmalı ve
destek verilmelidir.
Devletimiz bize destek vermeli ve sormalı ki gel bakalım usta
sen yerine adam yetiştirdin mi? Sen gittikten sonra bu sanatın
devamı ne olacak. Bizlerin yaptığı işi Devletimiz koruma
altına alıyor ancak bu eserler nasıl koruma altında bunu da
anlamıyorum. Mesela İlimizde bir Taşhanımız var koruma altında
olan her tarafı yıkılıyor. Bir Bent hamamımız var yıkıldı
gitti. Bu eserleri görenlerin yürekleri burkuluyor.
Vakıflarımız bunlara hiç sahip çıkmıyor. Ne kendisi yapıyor,
ne başkasına yaptırıyor. Sonuçta bu eserlerin yok olması için
elimizden geleni yapıyoruz. Devletimiz artık bu değerli
varlıklarımızla ilgilenen kuruluşlarımıza çeki düzen vermeli
diye düşünüyorum. Ben el emeği göz nuru vererek yaptığım bir
işi adam gelip üzerini boyuyor. O güzelim taşın üzerine
işlenmiş bütün özelliğini öldürüyor. İlimizde taştan yapılmış
çok güzelim evlerimiz var. Bunlar koruma altına alındı ve her
geçen gün biraz daha yok oluyor. Sahibi bir şeyler yapmak
istiyor bırakılmıyor.şeklinde sözlerini tamamladı.