FETANİ BATTAL
ORGANİK BAL TOPLANTISINDA
BİR ÜLKENİN, BİR
MEMLEKETİN KALKINABİLMESİ İÇİN ÜRETMESİ LAZIM,
ÜRETMESİ LAZIM, ÜRETMESİ LAZIM DEDİ
Bayburt Tarım İl
Müdürlüğünce Organize edilen Organik Bal konulu
Toplantı Halk Eğitim Salonunda yapıldı. Toplantıya
Bayburt Valisi Musa Küçükkurt, Bayburt Milletvekili
Fetani Battal, Belediye Başkanı Bekir Çetin, Tarım
ve Köyişleri Bakanlığı Daire Başkanı Salih Zeki
Yıldız, Tarım İl Müdürü V. Ünal Koçak, Daire
Amirleri, Kooperatif Başkanları ve vatandaşlar
katıldılar.
Yapılan saygı duruşu
ve okunan İstiklal Marşının ardından Arıcılar
Birliği Başkanı Yaşar Mutlu nun hoş geldin
konuşmasından sonra Organik Tarımla ilgili ilk
açıklamayı Bayburt Tarım İl Müdürü V. Ünal Koçak
yaptı. Koçak şunları söyledi; İnsanlığın en eski
uğraşlarından olan Tarım, beslenmek ve giyinmek gibi
nedenlerle bu gün içinde stratejik bir sektör olma
özelliğini sürdürmektedir. Gelişmişlik düzeyi ne
olursa olsun, her ülke kendi ekolojilerinin
elverdiği ölçüde Tarımsal Üretimi devam ettirmek
mecburiyetindedir. Bir yandan hızla artan Dünya
nüfusu diğer taraftan yılda 800 ila 1 milyar
insanın açlık sınırında olduğu, 12 Milyon çocuğun
açlıktan öldüğü Dünyamızda verimi ve kaliteyi
artıracak bilimsel çalışmalara ihtiyaç vardır.
Artan nüfusun
beslenme gereksinimini karşılamak insanoğlunu
tarımda birim alandan daha fazla ürün almaya
yöneltmiştir.
Bunlar yapılırken
sentetik kimyasal gübreler bilinçsizce
kullanılmıştır. Hatta daha ileri gidilmiş Genetik
yapılar değiştirilmiş bitkiler kullanılarak üretimin
artırılması hedeflenmiştir.
Bunlar yapılırken ne
doğal dengenin, ne de insan sağlığının bozulması göz
önüne alınmamıştır. Bozulan bu dengeler için, bir
çözüm olarak ortaya Organik Tarım yöntemi çıkmıştır.
Organik Tarım gerek çevre ile gerekse insan sağlığı
ile dost bir üretim sistemidir.
Bir başka ifadeyle,
Organik Tarım üretimde kimyasal girdi kullanmadan,
üretimden tüketime kadar her aşaması kontrollü ve
sertifikalı ir üretim biçimidir.
Bayburt ilinde Doğu
Karadeniz iklimi ile Doğu Anadolu ikimi arasında
karasal özellikleri ağır basan bir geçiş iklimi
hüküm sürmektedir. Denizden ortalama 1550 m.
Yüksekliğe sahip olan ilimiz ortalama yükseltinin
azlığı vadilerle kaplı olması ve ilimizde yem
bitkileri ekilişlerinin artarak devam etmesi
arıcılık, hayvancılık için en uygun iller arasıda
sayılabilir. İlimizde kimyasal girdilerin fazla
kullanılmamış olması da bu gün bizler için bir
avantaj olarak karşımıza çıkmaktadır.
Organik Tarım yapmak
için, ilimiz bu avantajı henüz kullanabilir seviyeye
gelmemiştir. Hedefimiz mevcut olan alt yapıyı en iyi
bir şekilde kullanmaktır.
Ülkemizde Organik
Tarım faaliyetleri 1986 yılında Avrupadaki
gelişmelerden farklı şekilde ithalatçı firmaların
istekleri doğrultusunda ihracata yönelik başlamıştır.
İlk yıllar Avrupa birliğinin mevzuatına göre
uygulamalar yapılmış, 24 Aralık 1994 tarih 22 145
sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Bitkisel ve
Hayvansal Ürünlerin Ekolojik metotlarla üretilmesine
ilişkin Yönetmelik yayınlanmıştır. Bu konudaki en
büyük eksikliğimizin çıkarılan Yönetmeliğin bir
Kanuna dayanmamış olmasıdır.
Saygı değer
katılımcılar; ilimiz 365.200 ha. Bir arazi varlığına
sahiptir. İlimiz arıcılığı yıllar itibariyle
incelendiğinde faal arılı kovan sayımız 27000 ile
23500 adet arasında bir dalgalanma göstermiştir. Bu
rakamlar ilimiz kapasitesinin 5/1 oranındadır.
Kullanılmayan kapasitenin bir kısmı gezginci
arıcılar tarafından değerlendirilmektedir. Hedefimiz
önümüzdeki 1-2 yıl içerisinde Bayburt ilinde faal
arılı kovan sayısını ve arıcılık yapan işletme
sayısını katlayarak artırmaktır.
Arıcılık insanlara
bulundukları yerde istihdam sağlayan kısa sürede
gelir getiren bir meslektir. Topraktan bağımsız
yapılan arıcılık az topraklı çiftçiler açısından
önemli bir faaliyet koludur. 1 kovan arının bal
verimi 1-2 dekar tarım arazisinden daha fazladır.
Arıcılık yaparsanız doğada toplanmadığında yok olan
Bal Özleri sizler için bir kazanç kapısı olacağı
düşüncesindeyiz.
İlimizin bizlere
sunduğu iklim kısıtlarını avantaja çevirmek için;
hayvancılık, arıcılık, balıkçılık, meyvecilik, yem
bitkileri ekişleri ve Organik Tarım üretimini
geliştirmeliyiz.dedi.
Tarım ve Köyişleri
Bakanlığı organik tarımdan sorumlu Daire Başkanı
Salih Zeki Yıldızda yaptığı konuşmasında; Önce şu
tespiti yapmak istiyorum. Burada bulunuş amacımız
Bayburt lunun kalkınmasına, Bayburt lunun refah
düzeyinin yükselmesine katkıda bulunmaktır. Yakın
bir tarihte Sayın Valimizle Ankarada bir araya
gelerek Bayburtta ne yapabilirizi tartıştık. Bu
tartışmamızda çok güzel fikirler üretildi. Sonuçta
bir noktadan başlamaya karar verildi. Bayburt için
çok uygun olan Organik Bal üretimini geliştirmeye
karar verildi. Karar verdik ki; Bayburtta organik
bal üretimiyle ilgili teknik kapsamlı bir toplantı
düzenleyelim. Üreticimize Organik Bal üretiminin
nasıl olduğunu, bu üretimin nasıl yapılacağını
artılarının eksilerinin neler olduğunu,
avantajlarının dez avantajlarının neler olduğunu
insanlarımıza bir aktaralım ondan sonra da bir
hasbuhal ederek diyelim ki var mısınız, yok musunuz.
Biz dünyanın en güzel bilgilerini sizlere aktarsak
ta sizler bu bilgilere dayalı üretim yapmadıktan
sonra hiçbir anlamı yoktur. Onun için sizlerin bu
konudaki fikir ve görüşleri çok önemli.
Ben kısaca şunu
söylemek istiyorum. Dünyada ve Ülkemizde Organik
Tarım hızla gelişiyor. Şu anda Organik Tarımın 24
Milyar dolar pazarı var ve yabancı araştırmacılar
kısa vadede bu payın 100 Milyar dolara çıkmasının
beklendiğini vurgulamaktadırlar. Neden, çünkü
tüketici artık çok güvenli ve sağlıklı gıda yemek
istiyor da ondan.
Değerli hemşerilerim;
bir üretimde en önemli şey nedir biliyor musunuz?
Markadır. Güvenilir bir markaya sahip olmalısınız.
Bayburtla balı yan yana getirip Bayburt Balını
marka yapıp reklam yapmamız lazım. eğer siz
Bayburtta Organik Balı Bayburt patentiyle
üretirseniz başarıya ulaşırsınız. Şu anda Türkiyede
Organik Bal üreten var ama bunlar henüz
markalaşmamıştır. Bu işi başarırsak Bayburta çok
ciddi bir hizmet yapmış olacağız. Ben inanıyorum ki
eğer Bayburt, burada Organik Bal da markalaşırsa ve
bu bal Bayburt Balı olarak piyasaya sürülürse çok
güzel bir verim alınabilecek ve bu iş için sonradan
gelenler de geç kalmış olacaklardır.
Bayburt Milletvekili
Fetani Battalda yaptığı konuşmasında; Dünyaya
bir şeyler oldu ve Dünya çok küçüldü. Dünyanın
herhangi bir yerinde yeni bir şeyler üretmeye ve
insanlarla paylaşmaya çalışıyorsanız bütün Dünya
sizin rakibinizdir. Bayburtta plastik üretiyorsanız
Yunanistanla rakipsiniz. Dolayısı ile bu mantığı
yakalamak ve bu çerçevede düşünmek zorundayız.
Üretip insanlara arzedeceksin biliniz ki
Hindistanın köşesindeki bir üretici sizin
rakibinizdir. Aynı piyasaya mal süreceksiniz, aynı
piyasada onlarla rekabet edeceksiniz, iktisadın üç
tane temel kuralı vardır.
Bunlardan birincisi
bir ülkenin bir beldenin kalkınabilmesi için bir
şeyler yapması lazım. ne yapması lazım; Üretmesi
Lazım, Üretmesi Lazım, Üretmesi Lazım.
İkinci kural;
kaliteyi üretmek zorundasınız. Yani kalite yapmak
zorundasınız. Kalite yapacaksınız; Kalite, Kalite,
Kalite.
Yetiyor mu? Yetmiyor.
Üçüncü ve en önemlisi pazarlamayı bileceksiniz.
Pazarlama, Pazarlama, Pazarlama.
Bu üç unsuru bir
araya getirebilirse şayet bir Ülke, bir Memleket
veya bir Bayburt; ürettiği bir malı piyasaya
arzetmek, satmak ve sonunda da ekonomik desteği
cebine koymak, hayatına aksettirmek gibi bir pratiği
yakalamış olur. Hepimizin gayesi de budur.
Bayburt Valisi Musa
Küçükkurtta yaptığı konuşmasında; Bayburt
Türkiyenin küçük Vilayetlerinden birisidir. Şartlar
burada zordur. Bu sebeple Bayburt yıllarca göç
vermiştir. Bu göçü durdurmanın, insanları bu
topraklarda doyurmanın yolu yine tarım ve
hayvancılıktan geçmektedir. Hükümetimizin gelir
düzeyi 1500 doların aşağısındaki Vilayetlere yapmış
olduğu teşvik çalışmaları bir çok Vilayetimizde
ciddi manada sonuçlarını ortaya koymuştur.
Bayburtta da kıpırdanmalar sözkonusudur. Ama
önümüzdeki dönemlerde daha iyi olacaktır. Ülkemizin
her yerinin her ilinin de mutlaka sanayi ile
donatılmasının, fabrikalarla donatılmasının da
zorunluluğu yoktur bence. Kimi bölgelerimiz
sanayileşerek, kimi bölgelerimiz de tarım ve
hayvancılıkta ön plana çıkacaktır. Hoş bizim
organize sanayi bölgesinde yapmış olduğumuz
düzenlemeler, oraya gelecek fabrikalar bizim
tarımsal alanda yapacağımız çalışmaları engelleyecek
değildir. Biz zaten istihdamın artmasında o tür
faaliyetleri destekliyor ve Valilik olarak emimizden
gelen gayreti gösteriyoruz.
Ama gerçekçi mantıkla
bizim Bayburtun gelişme ve kalkınmasının ana
faktörü ve ivmesinin tarım ve hayvancılık olacağını
bugün herkes kabul etmekte ve bu konu üzerinde hem
fikirlik sözkonusu olmaktadır.
Öyleyse bu anlayış
varsa önümüzdeki dönem içerisinde Bayburtumuzda
hangi alanlara yoğunluk vermek suretiyle hangi
alternatif tarım ürünlerini geliştirmek suretiyle
çiftçimizi, köylümüzü nerelere doğru yönlendirmek
gerektiğini yi yapmak zorundayız. Bundan sonra
deneme yanılma yoluyla kaybedecek vaktimizin de
kalmadığını ifade etmemiz lazım.dedi.