HABERLER SAYFA222

   

           

 

Bayburt69 Sitesini Acilis Sayfan Yap

Haberler ve Ara Sayfa
Bayburt Sayfasi
Ana Sayfa

 

 

SiTEMiZiN BAYBURT TEMSiLCiSi BAHATTiN ODABASI VE BAYBURT BELEDiYE BASKANI BEKİR ÇETİN

 

SiTEMiZiN BAYBURT TEMSiLCiSi BAHATTiN ODABASI BELEDiYE BASKANI BEKİR ÇETİN´LE GÖRÜSTÜ.

 

BEKİR ÇETİN :1964 yılında Bayburt merkez Akçakuzu doğumludur. 1986 yılında İzmir Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesini bitirdi. Ziraat bankasında Mühendis olarak göreve başladı. 1995-2002 yılları arasında Ziraat Bankası Bayburt İl Şubesinde Teknik Müdür Yardımcısı olarak çalıştı. Aynı kurumun Narman/Erzurum şubesinde Müdür olarak görev yapmaktayken Ak Partiden Belediye Başkan adayı olarak seçimlere girdi. Evli ve 4 çocuk babası.

BAYBURT69:Sayın ÇETİN dilerseniz öncelikle Bayburt Belediyemizin 9 aylık çalışmalarını sizden almak istiyorum. Belediyemiz seçimlerden bu yana neler yaptı. Ne gibi çalışmalara imza attı.


Şehir içi yollarımızı delik deşik teslim almıştık. Geçmiş dönemin 5 yıl içerisinde dökemediği sıcak asfaltı dökerek (800 ton sıcak asfalt) yollarımızı tamir ettik. Ayrıca, yeni 5.5 km. satıh kaplama asfalt yaptık.
Belediyemizde uyguladığımız mali disiplin ile büyük bir tasarrufa gidilerek hesapsız ve veresiye harcama düzeni kaldırarak tek elden düzenli ve peşin harcama sistemine geçtik. Belediye tarihinde ilk kez 6 aylık yakıtımız peşin alınmış, gelen fiyat farklarından arındırılarak belediyemize kaynak sağlanmıştır.
Kışla çeşmemiz, taş üretim atölye sahipleri ile ortaklaşa imece usulü yardımlaşma sistemi ile yapılmıştır. Bayburt’umuzda bir ilk gerçekleştirilmiş ve çeşmemiz aslına uygun bir biçimde yeniden yapılmıştır. Sizin aracılığınızla ben Bayburt taş atölyelerine ve değerli ustalarına teşekkür etmek istiyorum. Kendileri çeşmenin taşını verdiler ve Bayburt’lu bir ustamız da çok uygun bir fiyatla yaptı. Çeşmenin yapılması güzel bir çalışma ama asıl güzel olan insanlarla birlik ve beraberlik içerisinde güzel çalışmalara imza atmak. Orayı sadece Belediye yapsa insanlar şöyle bir bakar Belediye yaptı derler, ancak, çeşme belediye-vatandaş işbirliği ile yapıldığı zaman daha güzel, daha hassas sahip çıkılacaktır. Biz istiyoruz ki insanlarımız bu gibi yerlere sahip çıksınlar.
Yıllardır kangren olmuş Bayburt’un büyük ayıbı Yakutiye (yeni ) camii WC ‘lerini Vakıflar Genel Müdürlüğü nezrinde bizzat kendimin elden yürütmüş olduğum girişimler ile müsaadesi aldım ve eskisini yıkarak yeniden yapma çalışmalarımız sürmektedir. Buranın inşaatı içinde özellikle şehir dışındaki işadamlarımızdan büyük yardımlar alıyoruz. Mesela ismini veremediğim bir iş adamımız 30 Milyar yardım etti. Burasını inşallah Bayburt’a layık bir hale getireceğiz. Gerek kadınlarımızın ve gerekse erkeklerimizin abdest alma yerleri ayrı ayrı yapılmaktadır. En kısa sürede halkımızın ve dışarıdan gelen misafirlerimizin hizmetine sunulacaktır. WC inşaatının bitiminin ardından caminin bahçe duvarlarını ve banklarını da tamamlayacağız. Buraya çok güzel bir görünüm kazandıracağımız kanaatindeyim.Ayrıca Bayburt’umuzdaki WC ‘ler için de tadilat çalışmaları başlattık kısa sürede bitireceğiz.
Bu kısa süre içinde 170 hanemizin kanalizasyonu bağlanmıştır. Kırbaçoğlu, Kaleardı ve Üzengili Afet Konutları, Kaleardı Polis Karakolu Mevkii, Bacanaklar mahallesi ve daha bir çok yerde kanalizasyon problemini çözerek şehir merkezinde kanalizasyonun dışarıya akması ayıbı örtülmüştür.
6 ay içerisinde 30 000 m2 parke yol ve bu yolların kaldırım ve bordür yapımı gerçekleştirilmiştir.
Toplu konutların imar yolları, ilgili müteahhit firma ile yapılan protokol çerçevesinde yapılmış, kanalizasyonu tamamlanmıştır.
Tüm gelişmiş Belediyelerin yaptığı gibi genel temizlik işleri başta olmak üzere bir çok alanda özelleştirilmeye gidilmiş, özellikle temizlik işlerini özelleştirmemiz doğuda bir ilk’i oluşturma açısından başarı ile sonuçlandırılmıştır. Bu sayede aylık 75 milyar gideri bulunan genel temizlik çalışmalarımız 40 Milyara ihale edilerek hem 35 Milyar tasarruf sağlanmış hem de genel temizlikte daha iyi bir mesafe alınmıştır.
Belediyemizin en önemli geliri su geliridir. Ancak yıllarca istismara uğrayan su tahsilatı bu gelirden Belediyenin yeterince faydalanamamasını ortaya çıkarmıştır. Göreve geldiğimizden hemen sonra günümüze kadar ödenmemiş su borçları için yeni bir yapılandırma çalışmaları başlattık. Öncelikle su alacağımızın tamamı hesaplattırdık ve gördük ki 1 Trilyon 100 Milyara ulaşmış.
Belediye Meclisi kararımızla bu alacağımızın tahsisi için yapılandırmaya gittik. Mevcut su alacaklarını tahsil etmek için 6 eşit faizsiz takside bağladık. Bu çalışmada %25 oranında başarı sağlayabildik. Ancak; gördük ki asıl sıkıntıyı endeks yazımı ve borcunu yatırmayanların sularının kesilmemesi ortaya çıkarıyor. Bunun üzerine hemen endeks yazımını ihale ile özel sektöre devrettik. Bu işi özelleştirdik. Bundan böyle su endeks yazımı ve borcunu yatırmayan aboneler için kesme-açma işlemi özel sektör tarafından yapılacağından (prim usulü) yazılmayan abone kalmayacağı gibi ödeme yapmayanların suyu da hemen kesilecektir. dolayı tahsilat oranımızın çok yükseleceği kesindir. Elde edilen su gelirinin halkımıza hizmet olarak geleceği unutulmamalıdır.
İlimizi gerçek bir il formasyonuna kavuşturmak amacı ile semt pazarı inşa edilmeye başlanmış, seyyar satıcılar burada toplanarak görsel kirlilik ortadan kalkacağı gibi kaldırımların da boşaltılması sağlanarak yıllardır kangren olmuş bu görüntüden Bayburt’umuz kurtulmuştur.

BAYBURT69: Önümüzdeki yıllarda uygulamak istediğiniz projeleriniz nelerdir?


Bayburt’umuzun ismi kendinden çok büyük olan bir ildir. Dışarıda yaşayan yaklaşık 500 binden fazla insanı bulunmaktadır. Bu insanlarımız yaşadıkları belde de kaç yıl kalırsa kalsınlar kendileri de çocukları da torunları da Bayburt ’lu olduklarını unutmadıkları gibi memleketlerine olan sevgileri de azalmamaktadır. Ben bu durumu Bayburt için büyük bir potansiyel olarak değerlendiriyorum. Bayburt’un bir il formasyonunu yakalayabilmesi için öncelikle istihdama, şehir planlamacılığına ve sosyal kültürel projelere ihtiyaç vardır. Bizim projelerimiz bu üç grup altında toplanmıştır. Ancak şunu hemen belirtmem gerekiyor ki bizim en büyük projelerimizden birlisi de Bayburt’un bir an önce belirtmiş olduğum dışarıdaki bu potansiyelini Bayburt’a yansıtmaktır. Dışarıda ki bu insanlarımızın Bayburt’a sahip çıkmalarını, Bayburt’a yatırım yapmalarını istiyoruz.


BAYBURT69: Bir Belediye Başkanı gözüyle Bayburt’un ne gibi sorunları vardır?


Her ilde olduğu gibi Bayburt’ta da klasik sorunlar bulunmaktadır. Ancak bizim en büyük sorunumuz işsizliktir. Buna bağlı olarak ta göçtür. İnsanlarımız doğdukları yerde doyamadıklarından dolayı çok sevdikleri vatanlarından göç etmek zorunda kalıyorlar. Evet, Bayburt’umuzun şehir planlamacılığı sosyal ve kültürel açıdan mevcut problemlerimizin çözümünün temeli bile istihdama ve kaynak oluşturmaya yönelik çalışmalardan geçmektedir. Ülke ekonomisinin toparlanmasının Bayburt’a yansımasını kaynak oluşturma çabası ile birlikte çok yakın zamanda yaşayacağımıza inancımız tamdır.


BAYBURT69: Sayın Başkan Belediye olarak 2005 yılından itibaren başlayacağınız Kentsel Yenileme Projesi kapsamında, Taş Köprü ile Saat Kule arası Cumhuriyet Caddesini büyültme projesi çalışmalarınıza ne zaman başlayacaksınız. Bu çalışmalarınızın içeriği hakkında bilgi verir misiniz?


Cumhuriyet Caddesinin devamı ile ilgili projemiz ben inanıyorum ki şehrimize yeni bir görünüm katacaktır. Bu uygulayacağımız proje ile Bayburt kentsel görünüme kavuşacaktır.. İlk etapta düşündüğümüz zahire meydanı, hal ve terminal binalarının bulunduğu bölgede bir kentsel yenileme projesi yapacağız. Burayı iş merkezi ağırlıklı, ancak konutların, sosyal alanların bulunduğu bir yer haline getireceğiz. %85 ‘i Belediyemize %15’i şahıslara ait olmak üzere toplam 30 dönüm olan bu alanda ilk çalışmaları en kısa zamanda başlatacağız. İlk başlangıcı Belediyemize ait alandan yapacağız ki, Belediyemizin bir kazancı olsun burada. İkinci etapta sanayinin bulunduğu alan ve üçüncü etapta ise sanayinin arkasını düşünüyoruz. TOKİ ile yapmış olduğumuz bir protokol ile bu arsanın kıymetini komisyonca belirleyeceğiz. Akabinde de o kıymet üzerinden burayı TOKİ ‘ye devrederek kıymet karşılığında TOKİ den yapmış olduğu konutlardan ve iş merkezlerinden hissemizi alacağız. Hatta TOKİ Başkanından şöyle bir teklif getirdik; Erdoğan Bayraktar’a dedik ki, bizim alacağımıza karşılık bir terminal, zahire meydanı ve hal yerini gösterirsek ihalesini yapıp bize teslim eder misiniz? Memnuniyetle yapabileceklerini söyledi. Kendi kaynağını kendi içinden çıkaran bir proje. İnşallah bunu hayata geçireceğiz. Şu anda protokol imzalandı. Zemin etüdü için firmalardan teklif alınıyor. Akabinde komisyon kurularak arsanın değeri belirlenecek ve ardından da projelendirilecektir.

BAYBURT69: Sayın Başkan eminim düşünmüşsünüzdür, ben yine de sormak istiyorum; burada yapılacak binalar şehrimizin görünümü bakımından bir kirlilik oluşturacakmıdır? Çoruh Nehrinin yanında bir betonlaşma sözkonusumudur?


Bu sorunuzda çok haklısınız. Buna azami dikkat edeceğiz. Burada bir betonlaşmadan ziyade estetik yapıyı da dikkate alarak projelendirme yapacağız. Zaten TOKİ projelerinde yeşil alana önem verdiği gibi bizde bu konunun üzerinde hassasiyetle duracağız. Buraya şu anda büyük bir rağbet var. TOKİ başkanından burada ikinci bir toplu konut projesi uygulamak için sözünü de aldık.


BAYBURT69: Hazır bu bölgedeki çalışmalardan bahsediyorken Polis Meslek Yüksek Okulunun yanından Zahit Mahallesine bir köprü yaptırmayı da düşünüyor musunuz?


Polis Meslek Yüksek Okulunun yanından Zahit Mahallesine yapılacak bir köprüye burada acil bir ihtiyaç vardır. Kentsel proje ile birlikte bu köprüyü de inşallah çıkarırız.


BAYBURT69:Sayın Çetin, 9 aylık hizmet süreniz içerisinde özelleştirmeye ağırlık vermenizin nedenlerini açıklarmısınız?


Tüm gelişmiş Belediyelerimizin yaptığı gibi bizde temizlik işlerimizi özelleştirdik. Bu biraz bizde sancılı oldu ama bunu başardık. Ben yapılması gerekeni yaptığımıza inanıyorum. İleride bunun faydası çok çok anlaşılacaktır. Ben çok üzülerek şunu demek istiyorum ki, işçilerimiz ramazan günü işlerinden edildi diye kamu oyunda yanlış intibalar edildi. İşçilerimizi Belediyemizdeki aynı sosyal haklarla ilgili firmaya aktardık. Üzülerek söylüyorum ki, 30 tane işçiden 12 tanesi firmada göreve başladı. Diğer 18 arkadaş çalışmadılar. Şuan değişik kanallardan biz o firmada çalışmak istiyoruz diye bize müracaatta bulunuyorlar, buna üzüldük. Özelleştirmeyi yapmadaki maksadımız neydi bizim. Ben temizlik işlerinin aylık giderlerini hesaplattırdım 75 Milyar TL. civarında çıktı. Yani burada 30 tane işçinin tüm giderleri 75 Milyardan aşağı değil. Buna yakıt, amortisman gibi giderleri de dahil. Bir çöp aracı 270 Milyar civarında. Bunu Belediyenin alması, 3,5 Trilyon borcu olan bir Belediyenin alması mümkün değil. Tek çıkar yolunun özelleştirme olduğuna kanaat getirerek uygulamaya koyduk. Halbuki araç-gereç bakımından yeterli olan Belediyeler de bunu yapıyorlar.
Diyoruz ki bir çok özelleştirme gerçekleştirdik. Hepsinden önemlisi temizlik işlerini özelleştirdik. Ben özelleştirmeden yana bir insanım. Yani Devletin küçülmesi koordinasyon halinde özel sektörü harekete geçiren bir Devlet ve Belediye olsun istiyorum. Düşünce tarzım bu. Bu çalışmalarımızla biz ne yaptık. Ben şuna inanıyorum. Hem kendi kamu personelinden tasarruf sağladık hem de özel sektöre istihdam oluşturduk. Şimdi Allah aşkına soruyorum ben; işçi almadım mı? Aldım. Nasıl aldım benim aracılığımla değil ama özel sektör aracılığı ile aldım. 33 kişi temizlik firmasında istihdam edildi. Bunlardan birisi çevre mühendisi Bayburt’lu bir çocuk ve işin koordinatörlüğünü yapıyor. 12 tanesi bizim aktardığımız işçilerimizden ve diğerleri de Bayburt’tan alındı. Bunlar başka bir yerden gelmedi ki. İşte bu bir istihdamdır. Şuan firma tarafından 5 kişi istihdam edildi beşide Bayburt’lu ve koordinatör de Bayburt’lu. Genel temizliğe 5 kişi istihdam edildi 5’ide Baybut’lu. Belediye konağını özelleştirdik 3’ü de Bayburt’lu, bunlar istihdam değil mi? Bizim istihdamdan anladığımız şu ille de kamu istihdamı değil, sigortası ödenemeyen, sıkıntılı bir istihdam değil, özel sektörde istihdam. Biliyorsunuz önceki valimiz TOKAY tekstili Kop Dağı Kayak Binasında istihdam etmişti. Şuan valimiz burasını kış turizmine hazırlandığı için yer sıkıntısı çekiliyordu. Eski belediye binamızın karşısını onlara verdim ben. Şu an orada 45 kişi istihdam edildi. 45 tane çocuğumuz orada makine dikerek ekmek parası kazanıyor. Hem el becerisi hem de para kazanıyorlar. İşte bizim anladığımız istihdam bu. Sürmene’den gelen bir arkadaşımıza Organize sanayide yer tahsis ettik, çay paketleme ve dolum tesisi yapıyor. Şu an %60-70’i bitmiş vaziyettedir. Seneye hizmete geçtiğinde 25 kişi iş imkanına kavuşacaktır. Bizim istihdam mantığımız budur. Ben bu şekilde istihdamın olmasını istiyorum.
Öksüzoğlu giyimi buraya getirmeye çalışıyoruz. Sayın valimle de kontak kurduk, toprak mahsullerinin yerini düşünüyoruz. 600 kişinin çalışması söz konusu. Yoksa belediyede, özel idarede veya başka bir yerde asgari ücretle çalışarak Devletin sırtına yük olmak SSK’sı ödenemeyen bir istihdam değil. Devlet, Özel İdareler ve Belediyeler bu halde bugün. Bu mantıktan kurtulmamız lazım. Ben burada istihdam oluşturan birisiyim Ben oranın mütevazi bir ortağıyım.. Özel teşebbüsümü siz biliyorsunuz şu an orada 30 kişi çalışıyor.

BAYBURT69: 30 işçi arkadaşımızla ilgili olarak çeşitli çevrelerde kar-zarar hesapları yapıldı. Bayburt Belediyesinin temizlik işlerini özelleştirmeden zarar gördüğü iddia edildi. Sizce Bayburt Belediyesi bu işte zarar mı etmektedir. Belediyemiz temizlik işlerini alan firmadan yeterli performansı alıyor mu? Bunun değerlendirmesini yaparmısınız?


Temizlik işlerimiz özel şirkete 49 Milyara TL. ye ihale edildi. 8 Milyar TL. karşılığı şirkete araçlarımızı kiraya verdik ve şu an özel şirkete 41 Milyar TL. ye bu işi yaptırıyoruz. Bu araçlarımızın bakım ve onarımından da kurtulduk. Biz işçilerimizin SSK primlerini dahi yatıramıyoruz. Kesinlikle söyleyebilirim ki bu işten Belediye olarak karlı çıktık. Bütün Belediyeler bu işi yapıyorlar zarar etseler neden yapsınlar. Özelleştirme işine girerken biz çok tedbirli davrandık. İki ay gibi bir süre araştırma yaparak iki büyük profesyonel şirketi karşı karşıya getirdik. Bir firmayla ihaleye girseydik belki yanılırdık. İş performansına gelince İstediğimiz verimi tam olarak alamadık. ancak buda bazı olumsuz sebeplerden dolayı olmuştur. Firmanın araçlarının birisi kaza yaptı uzun bir süre kaskoda kaldı. Çöplerin döküldüğünü, yıkıldığını gördük. Biliyorsunuz bizim arabamız ezildi ve biz tehdit edildik. Bu iş biraz provoke edildi kanaatindeyim. Ayrıca, çöplerin nerelerden nasıl alınacağı anlatılmadı, ancak şu an düzene girmiş durumdadır. Bir takım aksaklıklar, eksiklikler oldu. Böylesine bir çalışmanın bir anda dört dörtlük olması zaten mümkün değildir. Bu aksaklıkları ben normal kabul ederek hizmetin istediğimiz seviyede olmasa bile şu haliyle yeterli olduğuna inanıyorum. Önemli olan şu an Ocak ayında yeni bir ihalenin yapılacak olmasıdır. Bu ihale ile önümüzdeki dönemde asıl performans ortaya çıkacaktır. Kim ne derse desin Belediyenin bu işte çok karlı olduğu kanaatindeyim.
Açıkça şunu söylemek istiyorum artık kamuda istihdam yoktur. Başbakanımızda bunu söylüyor, bizde söylüyoruz. Kamu istihdam edile edile hantallaşmıştır. Bakın Bayrampaşa Belediyesinin bütçesi 75-80 Trilyon çalışan sayı ise 350 kişi. Bayburt Belediyesinin bütçesi 7 Trilyon çalışan sayısı ise 200 dür. Bunun 154 ‘ü işçidir. Gelen ödeneği biz işçilere, memurlara verirsek nasıl hizmet vereceğiz. Belediyemizin su tahsilatını yapamazsak, kaynağımızı oluşturamazsak, ödeneğimiz yeterli değilse Bayburt’lu hemşehrilerimize nasıl hizmet vereceğiz. Popülist değiliz. Bakın Başbakanımız Yerel Yönetimler Toplantısında açıklama yaptı dedi ki; “Biz İstanbul’u kazanma adına seçim kaybetmeye razıyız.” Bende açıkça şunu söylüyorum; Ben Bayburt’ta Belediyede düzen kurma adına ve Bayburt’u kazanma adına seçim kaybetmeyi göze alıyorum. Hatta kaybedebilirim hiç önemli değil.
Şimdi ben 154 işçiyle Belediyeyi teslim aldım. ben Allah için hiç kimseye söz vermedim. Kardeşim ben Belediye Başkanı olursam seni işe alacağım demedim. Ancak söz verenleri bildiğimi açıkçası söylemek istiyorum. Belediyeyi her hangi bir muhalif parti alsaydı hiç kimsenin şüphesi olmasın en az 60 kişi daha işe alacaktı. Çünkü en az 60 kişiye söz verilmiş. 60 kişi daha alınsaydı işçi mevcudu 220 kişi olacaktı. Ben işçi sayısını 154 ten 120’ye düşürdüm. Kaç işçi fark ediyor 100 işçi. 100 işçinin belediyeye 5 yıllık maliyetini beraber yapalım. 5 trilyon TL. kardeşim biz bu kadar lüks bir ilde, bu kadar lüks bir memlekette değiliz. Ben bu 5 trilyonu işin başında Bayburt Belediyesine kazandırdım sayıyorum. İşte bu kaynaktır. Ben 50-60 kişiyi buraya alıp iş verebilirim ama bu insanlara da verdiğimiz para bu milletin parası. Ben sadece 50-60 kişiyi değil Bayburt’un 77 bin kişisini düşünmek zorundayım. Özel sektöre istihdam alanı açarak bu insanları kurtarmamız, iş sahibi yapmamız lazım. Bugün 50-60 kişiye maaş vererek onları kurtarmıyorsun. Onların SSK primini dahi ödeyemiyorsun. Bu olaydan sonra işçilerimizin verimi 2-3 katına çıkmıştır.
istihdam kapısı değildir. Ama yeni yasayla beraber istihdam oluşturmak için gerekli girişimleri bundan sonra Allah nasip ederse belediyeler yapacaktır.


BAYBURT69: Sayın Çetin, Belediye Mezbahasının da özelleştirme çalışmalarını yapıyorsunuz. Bunu ne zaman gerçekleştirmeyi düşünüyorsunuz. Biliyorsunuz seçimler öncesinde Bayburt’ta tüketilen etlerin kesimlerinin büyük bir kısmının Mezbahada kesilmediği iddia edilmişti. Özelleştirme aşamasında bu durumları dikkate almayı düşünüyor musunuz?


İlimizde ruhsatlı bir mezbahanemiz var ama istediğimiz şartlarda değildir. Burada bir kooperatif konutlar yaparak burasını yeni bir yerleşim alanı yapmıştır. Öncelikle Belediyemiz mezbahasının yerinin değiştirilmesi gerekmektedir. Şu an burasının özelleştirme çalışmalarını yapıyoruz. Eğer hizmet daha kaliteli olacaksak neden özelleştirmeyelim. Biz koordinatör belediye olmak istiyoruz. Yani ben 10 kişiyi 50 kişiyi bünyeme katarak onlara iş oluşturan ama onların SSK primlerini ödeyemeyen belediye olmak istemiyorum.


BAYBURT69: Mezbahaneyle ilgili olarak seçim öncesi bir iddia ortaya atıldı. Bu iddia ilimizde kesilen hayvanların büyük çoğunluğunun mezbahane dışında kesildiğiydi. Buranın özelleştirilmesi kapsamında bu ve bu gibi hususları dikkate alacak mısınız?


Biliyorsunuz buraya kameralı bir tartı sistemi getirerek buradaki muammayı ortadan kaldırdık. Ama dış kesimleri sizde takdir edersiniz ki bu denli kontrol altına alamıyoruz. Eğer köyde kaçak hayvan kesimi yapılıyorsa, eğer bu eti insanlar alıp getirip burada bir kasapta satıyorlar ise bundan Belediyemizin nasıl haberi olsun. Bunu bizim tek başımıza denetlememiz mümkün mü? Mümkün değildir. Ancak bu konu üzerine top yekun el ele vererek gidersek başarırız.


BAYBURT69: Mezbahanenin özelleştirilmesinden dolayı personel açığa çıkıyor mu? Özelleştime de nelere dikkat edeceksiniz?


Mezbaheninin özelleşmesinden dolayı herhangi bir işçimiz işinden çıkarılmayacaktır. Şu anda belediyemizin işçi sayısı yeterlidir. Ancak emekli olanların yerlerine de almayı düşünmüyoruz. Çünkü biz özel sektör ağırlıklı çalışacağız. Özel sektörü denetleyen, koordine eden insanlarımıza da özel sektörde istihdam oluşturan bir belediye olmak istiyoruz.


BAYBURT69: Belediye Zabıta hizmetlerini yeniden yapılandırmaya gidiyorsunuz. Biliyoruz ki zabıtamızın ilimizde etkin iş yapabilmesi için yetkilerini kullana bilmesi gerekmektedir. Buna bir örnek verecek olursak, ilimizde amatör balıkçılık dışında balık tutma yasağı varken, kaçak balık avlananların balık tutma malzemeleri toplanırken, şehrimizin göbeğinde el arabalarının üzerinde 100-150 kg. balık satılıyor ancak buna kimse müdahale etmiyor. Zabıtalarımızın bu ve bunun gibi durumlara müdahale edebilmesi için yetkilerini kullanabilmesi, bu yetkilerini kullanma güvencesinin verilmesi gerekmektedir. Bu gibi durumları da göz önüne alarak yeniden yapılandırma konusunda yaptığınız çalışmalardan bahseder misiniz?


Çok önemli bir konuya temas ettiniz. Benim şahsi kanaatime göre bizim görevi devraldığımızda Bayburt’ta zabıta yoktu. Teslim aldığımızda 6 tane zabıta vardı. Bir arkadaşımızı başka bir göreve atadık ve 5 zabıtamız kaldı. Bu 5 zabıta ile Bayburt Belediyesi Bayburt halkına hizmet veremeyeceğini gördük. Şu anda zabıta sayısını 18’e çıkardık. Bunların her birinin elbiselerini yeniden yaptırdık ve onlarla toplantılarımız seri olarak devam ediyor. Onlara her toplantıda şunu söylüyorum. Kardeşim siz en az polis kadar itibarlı olacaksınız. Temiz, ütüsüz ve tıraşsız gezmeyeceksiniz. Bu insanlar sizin insanlarınız ve bu insanlarımıza kibar davranacaksınız. “Ulan” lafını bir defa lugattan kaldıracaksınız ve yerine “lütfen” sözcüğünü koyacaksınız. Haklıyken haksız konumuna düşmeyeceksiniz. Siz talimatları yerine getireceksiniz karşıdaki uydu uydu, uymadı ise cezai müeyyideniz ne ise onu uygulayacaksınız. Zabıta bu yeni Yerel Yönetimler Yasası ile bu itibari kazanacaktır. Biz bunun çalışmasını başlattık. Esnafımıza kesinlikle iyi geçineceksiniz. Hatta esnafımıza günü geçen borcunuz olmayacak. Bel Belediye Başkanı olarak size talimat veriyorum. Sizin dışarıda ütüsüz, tıraşsız görürsem kusura bakmayın hoş karşılamam. Bunu amirlerine de kendilerine de söyledim. Yetki kullanma güvencesinde söylediklerinize ise aynen katılıyorum. Ben şunu söylüyorum, sizin haklı olduğunuz her
konuda ben sizinarkanızdayım. Fakat sizin yapacağınız şu, haklıyken haksız konumuna düşmeyeceksiniz. Zabıta bir esnafı haklı olduğu bir konuda uyarıyorken gayet güzel bir lisanla hitap ederse, sert bile davranılsa ona karşılık vermeden görevini yaparsa ben bu zabıtamın sonuna kadar yanındayım. Aksisinin ise gereğini yaparım. Hani ne deriz müşteri her zaman haklıdır. Onlarda bizim müşterimizdir. Yani onlar bize bağırsa bile biz gerektiğinde bunu sindirebilmeliyiz. Ben bunu yaşıyorum. Belki yüzlerce insan beni eleştiriyor, ama Belediye Başkanı olarak eğer hizmete talip oluysam bunu göğüslemeliyim. Önemli olan zabıtalarımızın haklıyken haksız konumuna düşmemeleridir. O bağırdığı zaman sen karşılık verme, bağırma ama cezai müeyyiden ne ise yap, ben senin sonuna kadar arkandayım. Yeter ki benim zabıtam efendiliğinden taviz vermesin. Zabıtalarımız şu an bu ölçülerde yetiştiriliyor. Ben sanıyorum ki zabıtanın varlığı kaldırımlar süreci ile başladı ve bundan sonra ilimizde tamamen hissedilecektir. Zabıtamızın en az polis kadar itibarı olacaktır ve bu memleketin kontrolünün zabıtalarımızın elinde olduğunu halk bilecektir.

BAYBURT69: Belediye dolmuşlarımız ile halk dolmuşlarımızın yeniden düzenlenerek, duraklarda halkımızın bekleme sıkıntısını gidermeyi düşünüyor musunuz, böyle bir çalışmanız mevcut mu?


Bu konuda ilk geldiğimizde bir düzenleme yapmıştık ancak bunun yeterli olmadığını gördüm. Dolmuşlarımızla bu konularda toplantılar yaparak bu meseleyi yeniden düzenleyeceğiz. Yeni bir yapılanmayı en geç yılbaşından sonra yapacağız. Dolmuşçularımız şunu bilmeli. Dolmuşlarımız dolsun kalksın sen sistemini çalıştır o dolacaktır. Yeter ki insanlarımız bilsinler ki şu saatte şuraya dolmuş geliyor bak o zaman dolacaktır. Ama sen dolsun diye kalkarsan o müşteri orada bulunmayacaktır. Bu işi de uzlaşı yoluyla yapacağız.

BAYBURT69: Şehrimizin caddelerinde bulunan küçük çöp kutularına ihtiyaç var. Bunları sıklaştırır mısınız?

Evet yılbaşından sonra böyle bir çalışma yapacağız. İnsanlarımızın elindekini rahatlıkla bırakabileceği, şehrimizin temizliğine katkıda bulunacağı çöp kutularını inşallah koyacağız.

BAYBURT69: Sayın Başkan, ilimizde gittikçe çoğalan başı boş köpekler mevcut. Bu konuda nasıl önlem alacaksınız?

Köpeklerle ilgili sorunumuzun temelinde köylerimizden getirilip Bayburt’a salıverme yatıyor. Biz bu konuda ne kadar çalışma gösterirsek gösterelim eğer köylerden getirilip salı vermenin önüne geçemezsek başarılı olamıyoruz. Bizim bu konuda Birincisi kısırlaştırma, ikincisi de safari yoluyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İnsanlarımız bize başvurdukları takdirde görevimiz olmamasına rağmen köylerde de çalışmalar yaparak bunları kısırlaştırma yoluna gideriz. Bu konuda köylerimize yazı yazdık dedik ki eğer köylerimizde köpek fazlalığı varsa veterinerimizi görevlendirir bu sıkıntıyı gideririz. Ama köylerdeki insanımız kurtuluşu şehre salıvermede buluyorlarsa bilsinler ki burada da çocuklar var ve burada da hemşehrileri yaşıyor.


BAYBURT69: Sayın Çetin, yeni mahallelerimizden Zahit Mahallesi Köşkayağı mevkii ile kaleardı mahallelerinde gerek yol ve gerekse yeşil alan park çalışmalarımız önümüzdeki sezon yapacak mısınız.

Mutlaka yapılması lazım. Bir ilde sosyal alan insanlarımızın ihtiyaç duydukları yerler. Sizin bu bahsettiğimiz yerler şuan programlarımız arasında ancak sizde takdir edersiniz ki bu çalışmaları kademe kademe, yavaş yavaş yürütüyoruz. Aslında gönlüm bütün bu çalışmaların hepsini birden başlatmak bitirmek istiyorum ama plan ve program dahilinde gitmek zorundayız. Köşkayağı yolunun yapımı ise biliyorsunuz burada bir sağlık ocağı inşaatı yapımı sürüyordu. Bu inşaatın bitimi sonrasında hemen bu yolların yapımını sağlayıp insanlarımızı çamurdan kurtaracağız.


BAYBURT69: Yıllardır bir türlü çözülemeyen kaldırımlarımızın doluluğu, seyyar satıcılarımızın caddeleri kapatmaları, ilimizde nüfus oranına göre bir hayli fazla olan araç tıkanıklığı konusunda ne gibi çalışmalar yapılıyor, gerekli başarı elde edilecek midir?

İlimizin gerçek bir il formasyonuna kavuşmasını istiyoruz. Hayalimiz budur. Başka Bayburt yoktur ve biz burada yaşıyoruz. Kaldırımlar sizinde bildiğiniz gibi ben göreve geldiğimden beri şikayet edilen bir konu. Kangren olmuş, çözülememiş bir konu. Yumak haline dönüşmüş. Ben Esnaf ve Sanatkarlar Oda Başkanlarıyla, muhtarlarımızla toplantılarda hep şunu söyledim. Bu bir toplumsal uzlaşı içerisinde yapılmalıdır. Size ayrıca çok teşekkür ediyorum. Çünkü güzel bir çalışma yaptınız, HABER 69 Dergisinde, Bayburt69.com Sitesinde yayınlandı. Halkın duyarlılığı ve uzlaşısı konusunda bize çok yardımcı oldunuz. Bu verile ile teşekkürlerimi tekrar size belirtmek istiyorum. Bu uzlaşı ile gerçekleşmiş bir çalışmadır ve başarıdır. Bu kaldırım meselesi birçok mesele ile doğrudan ilişkili. Onları da çözmek gerekiyor. Nedir, siz sebzeleri, kasaları kaldırımları yerleştirmiş bir manava, eğer bunun önünde el arabası ile sebze satan birsi var ise gidip diyemiyorsunuz ki kardeşim bunları kaldır. Haklı olarak diyecekler ki önce kapımın önünde şu seyyar satanları kaldır. O yüzden bizim önce bir semt pazarına, bir halk pazarına ihtiyacımız vardı. Burasını yapmalıyız ve seyyarları buraya toplamalıyız diye düşündük.. bu konuda gerek sizlerin yaptığı haberler, gerek yaptığımız toplantılar toplumun artık bu konuya duyarlı olduğu kanaatini bizde uyandırdı. Ben bu konuda toplumsal uzlaşıyı yakalamış bir vaziyetteyim. Semt Pazarını bitirmek üzereyiz şu anda. Semt pazarı yaptığımız alan çoruh nehrinin yanında park, bahçe olabilecek bir yerdi ama bu sorunun çözümü için orayı semt pazarı yaptık. Önemli değil. Oranın da çok verimli olacağına inanıyorum. Köylümüz ürettiği süt mamulünü burada satarak aile bütçesine katkı sağlayacağı gibi ilimizde üretimin de artmasına vesile olacaktır. Değerli bir yer helal olsun şu an tabelayı dahi astık. Belediye Halk Pazarı şeklinde. Hemen bir süreç başlattık ve dedik ki; “Kaldırımlar Yayalarındır” çok güzel tuttu, halkımız bu sloganı beğendi. Gerekli desteği de verdi. Kaldırımların kalkması için 28 Aralık 2004 tarihine kadar süre ortaya koyduk ve bu süre dolmadan kalktığını gördük. Bayburt’ta sorun haline gelmiş kangren olmuş bu kaldırım meselesinden kurtulacağımız kanaatindeyim ben. Açıkça şunuda söylüyorum. Belki direnenler olacaktır ama kesinlikle taviz vermeyeceğiz. Bu konuda taviz vermeyeceğiz. Bir sıra ikincisini, ikinci sıra üçüncüsünü getiriyor çünkü. Bu konuda taviz vermeyeceği ve gereken cezai müeyyide ne ise, bu Belediye Meclisi kararıdır. Biz Belediye Başkanıyız, Bu insanlar bizi seçmiştir, toplumsal yaşamanın bazı kulları var ve biz buna uymak zorundayız. Biz kibar olduğumuz kadar da müeyyideciyiz ve bunu açıkça söylüyorum. Bu güne kadar vermiş olduğumuz karardan dönmedik. Bundan da dönmeyeceğiz. Yeter ki doğru olduğuna inanalım.

BAYBURT69: Sayın Başkan benimde size bir teşekkür borcum var; şunun için, bir haberci olarak yaz aylarında 1,5 ay bir süre ile çalıştığım TÜRKİYENİN EN HUZURLU İLİ OLAN BAYBURT NEDEN EN GÜZEL İLİDE OLMASIN başlık altında seyyar satıcılar, kaldırımlar ve ilimizdeki araç trafiği konulu araştırma yaptım. Kamuoyunun takdirine sundum, siz yetkililerimizin takdirine sundum. Bir haberciye verilecek en güzel hediyenin onun halishane özveriyle yaptığı bir araştırmayı hayata geçirmektir. Habercinin haberinin bir toplumda ses getirmesidir. Bende bunun için büyük bir mutluluk yaşadım. Bu vesile ile size teşekkür ediyorum.