|
.
Islamda
tesettür
Kadının
Kocasına karşı veya tek başına tesettürü
Erkek, hanımın bütün vücuduna bakabilir. Meşru
suretle ondan yararlanabiir.
İkinci bir görüşe göre bu caiz değildir. çünkü Resulullahın sünnetini
Hz.aişe şöyle anlatır:
"Ben Resulullahın avret mahallini asla görmedim"
Allah Resulü:
"Çıplak olmaktran sakınınız, zira yanınızda kişinin helada bulunduğu ve
hanımıyla cinsel ilişkide bulunduğu zamanın dışında sizden hiç ayrılmayanlar
var."
Takva ve azimet açısından ikinci görüş daha uygundur. Kurtubi birinci görüş
daha sahihtir der.
Hanımın tek başına evde bulunduğu zaman göbekle diz kapağı arasını örtmek
gerekir. anacak her an birisi gelecek diye temkinli olması gerekir. Ayrıca
insanın yanından ayrılmayan melekler vardır. Bunlar avret yerin açılmasından
eziyet duyarlar.
Kaynakça:
Büyüük Kadın İlmihali, Rauf Pehlivan
İslamda Tesettürün Temelleri
İslam'da kadının konumuyla ilgili olarak çağımızda en çok tartışılan konu,
kadının örtünme meselesidir. Kur'an'da :
"Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına (bir ihtiyaç
için dışarı çıktıkları zaman) dış örtülerini üstlerine almalarını söyle.
Onların tanınması ve incitilmemesi için en elverişli olan budur. Allah
bağışlayandır, esirgeyendir."
(Ahzab: 59),
"Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini korusunlar; namus ve iffetlerini
esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir
etmesinler. Baş örtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler. Kocaları,
babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları, erkek
kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi
kadınları (mümin kadınlar), ellerinin altında bulunanlar (köleleri),
erkeklerden, ailenin kadınına şehvet duymayan hizmetçi vb. tâbi kimseler,
yahut henüzkadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan
çocuklardan başkasına zinetlerini göstermesinler. Gizlemekte oldukları
zinetleri anlaşılsın diye ayaklarını yere vurmasınlar (Dikkatleri üzerine
çekecek tarzda yürümesinler). Ey müminler! Hep birden Allah'a tevbe ediniz
ki kurtuluşa eresiniz."
(Nur: 31)
Gerek bu ve gerek benzeri ayetler ifade tarz ve üslubu gerekse Hz.Peygamber
zamanında uygulamalar, kadınların örtünmesinin, tavsiye kabilinden veya
örf-adete veya sosyalkültürel şartlara bağlı ahlaki çerçevede bir hüküm
olmaktan öte dini ve bağlayıcı bir hüküm olduğunu göstermektedir. Çağımıza
kadar bütün İslam bilginlerinin anlayışı ve asırlar boyu İslam ümmetinin
uygulaması da bu yönde olmuştur.
Örtünme konusunda kadınlara ağır bir sorumluluk yüklendiği ortadadır. Bu
kadını koruma, yüceltme ve ona toplumda saygın bir yer kazandırma çabasının
bir parçası olarak değerlendirilmelidir. Utanma ve örtünme, canlılar içinde
sadece insana has bir özelliktir.
İslam bilginlerinde ortak görüş, kadınların el, yüz ve ayak hariç
örtünmeleri gerektiği üzerinde ağırlık kazanmıştır. Ancak örtünmenin renk,
üslup ve şeklinin toplumların gelenek, zevk ve imkanları ile bağlantılı
olacağı, bu sebeple de bölge ve devirlere göre farklılık gösterebileceği
açıktır.
Cahiliyet devrinde Arap kadınlarının iki adeti vardı :
Başörtülerini başlarına örtüp iki omuzları arasında arkaya doğru
sarkıtarak boyunlarını tamamen, göğüslerininde bir kısmını açık bırakırlardı.
Süslendikten sonra evlerinden çıkıp yabancı ereklerle karışık gezip
otururlardı.
İslam'dan sonra, Medine'de hicab ayeti gelene kadar bu iki adet devam etti.
Hz.Aişe hicab ayet-i geldikten sonra müslüman hanımların durumunu şöyle
anlatır:
"Vallahi ben Allah'ın kitabını tasdik, Onun indirdiğine iman açısından ensar
kadınlarından daha faziletlisini görmedim. Nur suresinin örtünme ayeti
gelince erkekleri kendilerine varıp Allah'ın indirdiği ayetleri okumaya
başladılar. Hanımların hepisi Allah'ın emrine uyarak yünden ve pamuktan
yapılmış örtülerine büründüler, Resulullah'ın arkasında sabah namazı kılmaya
geldiler."
Hicab ve tesettür ayetleri geldikten sonra iki çeşit tesettür farz kılındı.
Erginlik çağına girdiği andan itibaren her kadının bütün vücudunu örtmesi,
mahremlerin dışında hiç kimseye göstermemesi
Meşru bir ihtiyaç olmadıkça evlerinden dışarı çıkıp namahrem erkeklerle
karışık dolaşıp oturmak
Bu konuda haremlik-selamlık müessesini İslam getirmiştir.
Faydalanılan Eserler:
1) İlmihal, Türkiye Diyanet Vakfı İslami Araştırmalar Merkezi
2) Büyük Kadın İlmihali, Rauf PEHLİVAN
Zinet İki Kısımdır
Güzellik, boy-pos, cilt, çehre, kaş, göz, gibi esas yartılışta olan fiziki
güzellik.
Takılar, gerdanlık,bilezik, tac, kına, sürme ve bütün suni güzelliklerdir.
Bu tip zinetlerin mahremlerin göstermek caizdir.
Şehvetten emin olmak şartıyla Kur'an-ı Kerim'de tesbit edilen mahremlere
gösterilmesi caiz olan zinetler; kol, pazu, bacak, baş, saç, yüz, kulak,
boyun. Bunların dışındakilerini göstermek helal olmaz. Caizdir demek de
mutlaka açılacak manasına gelmez. Örtmek takva ve azimettir, açmak ise
ruhsattır. Hanımların, bulaşık, çamaşır, yemek gibi hizmetleri esnasında
sayılan organlarını açmalarına ancak ruhsat verilmiştir.
Faydalanılan Eserler:
Büyük Kadın İlmihali, Rauf PEHLİVAN
Kadında Avret Sayılan Organları
Cinsel organ ve çevresi, büyük abdest mahalli ve çevresi, iki popo, iki
oyluk (dizler oyluklara dahildir), göbek ile kasık arası, iki kulak, iki
meme, topuklar dahil olmak üzere iki ayak bileği, dirseklerle beraber iki
pazu, dirseklerle bileğe kadar olan iki kol, gerdan, baş, saç, boyun,
omuzlar.
Bu sayılan organlardan her biri, ayrı organ kabul edildiğinden bunlardan
birinin dörtte biri, üç tesbih miktarı yani rükun veya secde yapılacak kadar
açılırsa namaz bozulur.
Kaynak:
Büyük Kadın İlmihali, Rauf PEHLİVAN
|