SERBEST KÜRSÜ : SALİH KARDEŞ Aydıntepe/BAYBURT
Türkiye Cumhuriyeti; cumhuriyetin ilan
edildiği 1923ten bu yana geçen 80 yıl içerisinde ciddi bir savaş
yaşamadı. Yer altı ve yer üstü zenginlikleri ve bilhassa asıl geçim
kaynağı olan tarım ürünleri açısından dünyanın en zengin ülkeleri
arasında yer aldığı, hepsinden önemli en az dört asır dünyayı idare
etmiş bir devletin varisi olduğu halde bu seksen yıllık süre içerisinde,
mesela Almanya iki dünya savaşına girdi ve ikisinden de mağlup ve
yıkılarak çıktı. Fakat 2. dünya Savaşının üzerinden sadece onsekiz yıl
geçtikten sonra Almanya Türkiyeye değil, Türkiye Almanyaya işçi
göndermeye başladı. Aynı şekilde 2. Dünya Savaşının bir diğer mağlubu ve
atom bombası mağduru nüfusu Türkiyenin iki katı buna karşılık yüz
ölçümü yarısından daha az Japonya kısa bir süre içerisinde ekonomik
açıdan bir dünya devi haline geldi. Ayrıca doğu ve güney doğ Asya da pek
çok ülke ekonomik yönden, Türkiyeyi geride bıraktı.
Türkiyenin Osmanlı Devleti
döneminden beri en önemli iki meselesi olan eğitim ve sağlıktaki
problemleri, cumhuriyet döneminde de sürekli büyüdü ve daha da kötüsü
siyasi hedeflerin aleti haline geldi.
Bilhassa eğitim alanında
alınan hemen hemen bütün kararlarda akıl ve bilim yerine sadece ideoloji
ve siyasi kaygılar hükmetti.
Türkiye, bu süre içinde
uluslararası alanda hiçbir zaman adı anılır, bir ülke olmadı. Tersine
üst düzeyde bilimsel çalışma yapısı gereken üniversiteler birer siyaset
odağı halinde, üç defa tekrarlanan askeri darbelerde hep ön planda oldu.