BAYBURTTA MAHALLE ODALARININ KURULUŞ
AMAÇLARI, KÜLTÜREL ETKİNLİKLERİ, TARİHİ GELİŞİMİ
Eski Türklerde ölüm; gerçekleşmesi gereken
ilahi bir iş olarak kabul edilirdi. Ölüm, nefesin kesilişi, nefesin
bedenden bir kuş gibi uçup gitmesi olarak görülürdü. Ölenlerin
kefenlenerek gömülmesi geleneği vardı. ÖLÜ AŞI denilen ziyafetler
verilirdi. Eski Türklerde YUĞ törenlerinin önemli bölümlerinden birisi
de ölenin hatırasına AŞ VERME dir. Kaşgarlı Mahmutun Divan-ı Lügat-ı
Türkte YOĞ, YOGLA, YOGBASAN kelimeleriyle ifade edilen ölü aşı vermeye
Türklerin önemli vazife saydıkları belirtilmektedir. Türklerin İslam
dinini kabul etmeleriyle söz konusu örf ve adetler daha da güzelleşmiş ve
kendini yenileyerek günümüze intikal etmiştir.
Günümüzde Mahalle / köy odalarında cenaze
yıkama (Gapsil Odası) bölümü, Mutfak, Yemekhane, Çayocağı, Kütüphane gibi
bölümlerden oluşmaktadır.
Bayburt insanı tarihi akışı içerisinde
kültüründen, örf ve adetlerinden ödün vermemiş illerimizden birisidir.
Dilerseniz yazımıza eskilerdeki odalarımızın işlevlerinden bahsederek
başlayalım.
Eskilerde Konakları, günümüzde köylerde Köy
Konakları ve şehirlerde Mahalle Konakları ismi altında bu köklü geleneği
sürdürmektedir.
Mahalle ve köylerimizde varlıklı ailelerin
birer tane konak odası veya köy konak odaları bulunurdu. Bu konaklarda
özellikle kış mevsimi ile ramazan aylarlında çeşitli etkinlikler yapılırdı.
Ayrıca eski dönemlerde otelde kalma alışkanlığı bulunmadığından yolcular
buralarda konuk edilerek her türlü ihtiyaçları konak odasının sahibi
tarafından kusursuz olarak karşılanırdı. Bu konak odaları dönemlerinde
bulundukları çevrenin birer kültür merkezleri durumunda idiler. Söz konusu
etkinliklere geçmeden önce konak odalarının oturma adap ve düzenine bir
göz atalım. Konak odasının kapısı karşısındaki makatın köşesinde en büyük
zat veya onurlandırılan kişi otururdu. Halı üzerinde (tabanda) ise diğer
vatandaşlar otururlardı. En gençler ise giriş kapısının yakınında
otururlardı. Bu odalarda çocuklar bulundurulmazdı. Hizmetleri konak
sahibinin görevlendirdiği kişiler veya gençler yaparlardı.
Halkın sanayi toplumu yerine tarımcılıkla
uğraşması ve günümüzde olduğu gibi kitle iletişim araçlarının olmaması; o
günün insanını kendi aralarında düzenledikleri kültür ağırlıklı bazı
etkinliklere yöneltmiştir. Bu etkinlikleri şöyle sıralayabiliriz.
Masalcılar, Dini kitap Okuyucuları,
Kahramanlık Kitabı Okuyucuları, Meddahlar, Şairler, Aşık Atışmaları (Sazlı,
Sözlü) Mani Atışmaları yapılırdı. Bu etkinlikler izlenirken yenilir,
içilir, hoşça vakit geçirilirdi.
Dilerseniz birde nelerin yenildiğine ve
içildiğine bir göz atalım. Fincan altında yüzük oyunu oynanırken bunun
yanında tel helvası veya kuzu, koyun, koç kesilerek ziyafetler verilirdi.
Patatesin küçüğünden FIRIÇ güveçte susuz olarak tandırda pişirilir ve
tuzlanarak yenilirdi. Yaban armudunun küçüğü olan AHLAT yaz aylarında
ağaçlardan toplanıp ipe dizilerek kurutulur ve bunlar kışın güveçlerde su
ile haşlanarak yeniden tazelikleri sağlanılır ve odalarda tüketilir.
Mısır ve buğday hedigleri yenilir. Buğday ve yarma (kabuğu alınmış buğday)
saçlarda kavrularak çedene eşliğinde yenilirdi. Çiğ nohutlar kavrulup
kuru üzüm katılarak yenilirdi. Ekşi elma (yaban elması) kurutulmasıyla
elde edilen yöresel adıyla (kağ) muşmula turşusu, elma turşusu, kelem (lahana)
turşusu, içli kete, hurma gibilerini sayabiliriz. Yaz mevsimlerinde meyve
yenilir, ayran, çay gibileri de içilirdi.
Bayburt odalarının kuruluş amaçlarından
birisi de cenaze merasimleridir. Cenaze törenleri mahalle odalarının
işlevlerinin en önemli bölümünü oluşturur. Diğer illerimizden apayrı
özellikler arzeden cenaze törenlerini kısaca özetleyelim. Kederli aile
odaya alınır ve yakın akrabaları, il dışında ise çağrılır. Dini vecibeleri
tamamlanan merhumun cenaze namazı kılındıktan sonra defnedilir ve tekrar
mahalle/köy odasına gelinir. Kederli ailenin acısını paylaşmak amacıyla
eş, dost, akraba, komşular odada hazır bulunurlar. Merhumun ruhuna
izafeten Kurandan ayetler okurlar ve başsağlığı dileyerek ayrılırlar. Bu
merasim 3 gün devam eder. Bu zaman içerisinde kederli aile, yakınlar ve
misafirlerin yeme içme ihtiyaçları mahalle odaları ve yöre insanı
tarafından karşılanır. Kederli aile, cenazenin yıkanışından defnedilişine
kadar üç gün boyunca hiçbir şeye karışmaz. (cenazenin defnedileceği mekan
hariç) bütün bu işlevleri köylerde köy odaları merkez ise mahalle odaları
yapmaktadır.
Yine günümüzde halk arasında kahve içme
diye adlandırılan (iki aile arasında kız istemede görüşmeler sonucu
varılan anlaşmanın komşulara ilanı, duyurulması) amacıyla ve dini
bayramlarda köy/mahalle sakinlerinin odalara toplanarak dini
bayramlaşmaların yapılmasında da kullanılmaktadır.