MAHALLE ODALARI

 

 

           

 

<<< Geri Dön.
Haberler ve Ara Sayfa
Bayburt Sayfasi
Ana Sayfa

 

SAYFA              > 1 <          > 2 <

BAYBURT’TA MAHALLE ODALARININ KURULUŞ AMAÇLARI, KÜLTÜREL ETKİNLİKLERİ, TARİHİ GELİŞİMİ

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

BAYBURT’TA MAHALLE ODALARININ KURULUŞ AMAÇLARI, KÜLTÜREL ETKİNLİKLERİ, TARİHİ GELİŞİMİ

 

Eski Türklerde ölüm; gerçekleşmesi gereken ilahi bir iş olarak kabul edilirdi. Ölüm, nefesin kesilişi, nefesin bedenden bir kuş gibi uçup gitmesi  olarak görülürdü.  Ölenlerin kefenlenerek gömülmesi geleneği vardı. “ÖLÜ AŞI” denilen ziyafetler verilirdi.  Eski Türklerde “YUĞ” törenlerinin önemli bölümlerinden birisi de ölenin hatırasına “AŞ VERME” dir. Kaşgarlı Mahmut’un  Divan-ı Lügat-ı Türk’te “YOĞ, YOGLA, YOGBASAN” kelimeleriyle ifade edilen ölü aşı vermeye Türklerin önemli vazife saydıkları belirtilmektedir. Türklerin İslam dinini kabul etmeleriyle söz konusu örf ve adetler daha da güzelleşmiş ve kendini yenileyerek günümüze intikal etmiştir.

Günümüzde Mahalle / köy odalarında cenaze yıkama (Gapsil Odası) bölümü, Mutfak, Yemekhane, Çayocağı,  Kütüphane gibi bölümlerden oluşmaktadır.

Bayburt insanı tarihi akışı içerisinde kültüründen, örf ve adetlerinden ödün vermemiş illerimizden birisidir. Dilerseniz yazımıza eskilerdeki odalarımızın işlevlerinden bahsederek başlayalım.

Eskilerde Konakları, günümüzde köylerde Köy Konakları ve şehirlerde Mahalle Konakları ismi altında bu köklü geleneği sürdürmektedir.

Mahalle ve köylerimizde varlıklı ailelerin birer tane konak odası veya köy konak odaları bulunurdu. Bu konaklarda özellikle kış mevsimi ile ramazan aylarlında çeşitli etkinlikler yapılırdı. Ayrıca eski dönemlerde otelde kalma alışkanlığı bulunmadığından  yolcular buralarda konuk edilerek her türlü ihtiyaçları konak odasının sahibi tarafından  kusursuz olarak karşılanırdı. Bu konak odaları dönemlerinde bulundukları çevrenin birer kültür merkezleri durumunda idiler. Söz konusu etkinliklere geçmeden önce konak odalarının oturma adap ve düzenine bir göz atalım.  Konak odasının kapısı karşısındaki makatın köşesinde en büyük zat veya onurlandırılan kişi otururdu. Halı üzerinde (tabanda) ise diğer vatandaşlar otururlardı. En gençler ise giriş kapısının yakınında otururlardı. Bu  odalarda çocuklar bulundurulmazdı. Hizmetleri konak sahibinin görevlendirdiği kişiler veya gençler yaparlardı.

Halkın sanayi toplumu yerine tarımcılıkla uğraşması ve günümüzde olduğu gibi kitle iletişim araçlarının  olmaması; o günün  insanını kendi  aralarında düzenledikleri kültür ağırlıklı bazı etkinliklere yöneltmiştir. Bu etkinlikleri şöyle sıralayabiliriz.

Masalcılar, Dini kitap Okuyucuları, Kahramanlık Kitabı Okuyucuları, Meddahlar, Şairler, Aşık Atışmaları (Sazlı, Sözlü) Mani Atışmaları  yapılırdı. Bu etkinlikler izlenirken yenilir, içilir, hoşça vakit geçirilirdi.

Dilerseniz birde nelerin yenildiğine ve içildiğine bir göz atalım. Fincan altında yüzük oyunu oynanırken bunun yanında tel helvası veya kuzu, koyun, koç kesilerek ziyafetler verilirdi. Patatesin küçüğünden “FIRIǔ güveçte  susuz olarak tandırda pişirilir ve tuzlanarak yenilirdi. Yaban armudunun küçüğü olan “AHLAT”  yaz aylarında ağaçlardan toplanıp ipe dizilerek kurutulur ve bunlar kışın güveçlerde su ile haşlanarak  yeniden tazelikleri sağlanılır ve odalarda tüketilir. Mısır ve buğday hedigleri yenilir. Buğday ve yarma (kabuğu  alınmış buğday) saçlarda kavrularak çedene  eşliğinde  yenilirdi. Çiğ nohutlar kavrulup kuru üzüm katılarak yenilirdi. Ekşi elma (yaban elması) kurutulmasıyla elde edilen yöresel adıyla (kağ) muşmula turşusu, elma turşusu, kelem (lahana) turşusu, içli kete, hurma gibilerini sayabiliriz. Yaz mevsimlerinde meyve yenilir, ayran, çay gibileri de içilirdi.

Bayburt odalarının kuruluş amaçlarından birisi de cenaze merasimleridir. Cenaze törenleri mahalle odalarının işlevlerinin en önemli bölümünü oluşturur. Diğer illerimizden apayrı özellikler arzeden cenaze törenlerini kısaca özetleyelim. Kederli aile odaya alınır ve yakın akrabaları, il dışında ise çağrılır. Dini vecibeleri tamamlanan merhumun cenaze namazı kılındıktan sonra defnedilir ve tekrar mahalle/köy odasına gelinir. Kederli ailenin  acısını paylaşmak amacıyla eş, dost, akraba, komşular odada hazır  bulunurlar. Merhumun ruhuna izafeten Kuran’dan ayetler okurlar ve başsağlığı dileyerek ayrılırlar. Bu merasim 3 gün devam eder. Bu zaman içerisinde kederli aile, yakınlar ve misafirlerin yeme içme ihtiyaçları mahalle odaları ve yöre insanı tarafından karşılanır. Kederli aile, cenazenin yıkanışından defnedilişine kadar üç gün boyunca hiçbir şeye karışmaz.  (cenazenin defnedileceği mekan hariç) bütün bu işlevleri köylerde köy odaları merkez ise mahalle odaları yapmaktadır.

Yine günümüzde halk arasında kahve içme diye adlandırılan (iki aile arasında kız istemede görüşmeler sonucu varılan anlaşmanın komşulara ilanı, duyurulması) amacıyla ve dini bayramlarda köy/mahalle sakinlerinin odalara toplanarak dini bayramlaşmaların yapılmasında da  kullanılmaktadır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

[HABERLER] [BAYBURT SAYFASI] [ANA SAYFA]