|
TARİHİ BAYBURT KALESİNDE KAZI VE RESTORE ÇALIŞMALARI BAŞLATILDI
Bayburt; 40,15 kuzey enlem,40,16 doğu boylamları arasında kurulmuş olan, doğusunda Erzurum, batısında Gümüşhane, kuzeyinde Trabzon ve Rize, güneyinde Erzincan illeri ile çevrili Anadolu ‘nun kuzey doğusunda denizden 1556 m. Yükseklikte,3739 km2 yüzölçümlü bir ildir.
Bayburt; Çin –Trabzon Tarihi İpekyolu güzergâhı üzerinde tarih ile doğal güzelliklerin buluştuğu bir yerdir.
Tarih öncesi dönemlerde dahil olmak üzere Bayburt bir çok uygarlığa ev sahipliği yaparak bu uygarlıkların izlerini günümüze taşımıştır. Bu nedenle Bayburt ‘un tarihi koridorlarında yürürken çok zengin bir kavimler mozaiğini görürsünüz.
İlde bulunan yaylalar eko, kış, kayak turizm potansiyeli açısından oldukça yüksek bir potansiyel arz eder. İlin doğal klima özelliğindeki havası ise astım ve solunum yolları hastalarına huzurlu bir yaşam ortamı sunar. Bayburt’taki flora zenginliği, 250 nin üzerindeki endemik bitki çeşidi botanik turizmi için oldukça elverişlidir.
İli bir kemer misali ortasından sararak Bayburt ovasını sulayan Çoruh Nehri ile bereketli topraklar yanında su sporları özelliklede kano yapma imkânı sunar.
BAYBURT KALESİ kent merkezinin kuzeyinde yalçın kayalar üzerindedir. Yapılış tarihi belli olmamakla birlikte M.S. 58 ‘lerde var olduğu bilinmektedir. 5-6 köşeli surlar yarım daire, kare ve üçgen biçiminde burçlarla desteklenmiştir. Burç yükseklikleri 12,13 m. ve 30 metredir. Kalenin doğu kapısına DEMİR KAPI, batı kapısına ise NÖBETHANE kapısı denilmektedir. Bayburt tarihinin görkemli eserlerinden olan, tarihin ve güncelin mistik buluşmasını cömertçe sunan, Bayburt Kalesini görenler tarihin bu ihtişamlı koridorlarında yürürken mutlu olurlar.
Kuruluşu 1. bine kadar uzanan kale bir çok uygarlıklara sahne olmuş, Türklerin eline geçmeden önce Roma, Bizans, Arap Kommenos hakimiyetlerinde kalmıştır. Bayburt Kalesi ilk defa Roma İmparatoru Justinien tarafından tahkim edilmiş daha sonra Saltuklular zamanında yeniden başlatılan inşaat Erzurum Meliki Mugisüddin Tuğrul Şah tarafından 1200 – 1230 yılları arasında mükemmel şekilde tamamlattırılmıştır. Kalenin batı ve güney dış yüzeyinde tezyinat olarak mor firuze çinileri kullanılmış ancak günümüze çini çukurlarının dışında bir kalıntı ulaşmamıştır. Kale içerisinde iki tane hamam kalıntısının dışında bir diğer önem arzeden kalıntıda kaleden Çoruh nehrine inen iki adet tünelden birisinin kullanılır halde günümüze ulaşmasıdır.
Bayburt Kalesinde yapılan çalışmaları yerinde inceleyen Bayburt Valisi Musa Küçükkurt Haber 69 Dergisine şu açıklamalarda bulundu; “Bayburt, Ülkemizin en eski yerleşim yerlerinden birisidir. Bu yerleşim merkezinin sahip olduğu en önemli değerlerden birisi de Bayburt Kalesidir. Kale gerek Evliya Çelebinin yazıtlarında ve gerekse tarihi yazıtlardan anlaşılıyor ki Bayburt Kalesi doğu Anadolu Bölgesinin en büyük kalesidir ve bu belgelerde de belirtildiği üzere bu kalede 300 hanenin yaşadığı belirtilmektedir.
Tabiî ki geçen süre içerisinde Bayburt’un yaşadıkları ile birlikte Bayburt Kalesi de pek çok olayı yaşamış ve en son haliyle gerçekten el atmamızı, onu gelecek nesillere taşıyacak restorasyon işlemlerini gerçekleştirmemizi bekliyor.
2005 yılı içerisinde Bayburt Kalesinin restorasyon çalışmaları amacıyla ilk etapta projesini yaptırdık. Daha sonrada gelen ödenek doğrultusunda kalenin restorasyonu ve zorunlu olan kazı çalışmalarının yapımına başlanıldı.
Bunun için 1 Milyon 180 Bin YTL. (1 Trilyon 180 Milyar) bir ödenek üzerinden buranın ihalesini yaptık, yapılan bu ihale neticesinde de 6 Haziran 2006 tarihinde ise kalemizde restorasyon çalışmalarına başlanıldı.
İlk etapta görünen manzara şudur; bu değerimize Bayburt Kalesine biran önce sahip çıkıp, toprağın altında yatan değerlerin gerek Bayburt’umuzun ve gerekse Ülkemizin turizmine kazandırılması ve bu kültür değerimize sahip çıkılmasıdır.
Bayburt Kalesinde başlayan bu çalışmalar istenilen ölçüye gelinceye kadar sürdürülecektir.
Bizim Bayburt Kalesinin dikkat çeken bir diğer hususu da büyük Türk bilgesi Dede Korkut’umuzun hikayelerinde Parasarın Bayburt Hisarı diye geçen bu kalenin hem çok tarihli bir yapı olarak bu güne gelmesi hem de Türk kültürü içerisinde çok farklı bir yerinin olması dolayısıyla da mutlaka gelecek nesillere sağlam bir şekilde teslim etmek için her türlü çabayı sarfetmemiz gerekliliğidir, zorunluluğudur.
Biz belki geç bile olsa böyle bir çalışmanın başlatılmasından dolayı büyük bir mutluluk duyuyoruz. Sayın Kültür Bakanımızın İlimize ziyaretleri sırasında da bu konuda hassasiyetle durduğunu biliyoruz. Kendisi bizlere bundan sonraki çalışmalar için Kültür Bakanlığı olarak tüm ekonomik manadaki gayreti ve desteği vereceğini söyledi. Bu vesile ile de Sayın Bakanımıza da şükranlarımızı sunuyoruz.”dedi. Bahattin Odabaşı / BAYBURT
Resimleri 1 2 3 4 |