Bayburt69.com ANA SAYFA BAYBURT SEVDA´DAN ÖTE BiR TUTKU´DUR.

Timur GÜZEL



ŞEHİTLER HAFTASI ŞANINA YAKIŞIR ŞEKİLDE KUTLANDI

VURULUP TERTEMİZ ALNINDAN UZANMIŞ YATIYOR;

BİR HİLAL UĞRUNA, YÂRAB, NE GÜNEŞLER BATIYOR!

EY, BU TOPRAKLAR İÇİN TOPRAĞA DÜŞMÜŞ ASKER!...

GÖKTEN ECDÂT İNEREK ÖPSE O PÂK ALNI DEĞER.

Çanakkale Zaferinin 92 ci Yıldönümü ve Şehitler Haftası Bayburt’ta da büyük bir coşkuyla kutlandı.

Kutlama Programı sabah  ilk olarak İmaret Tepesindeki Şehitlik Anıtına saat 09.30 da çelenklerin sunumu, Saygı duruşu ve İsitiklal Marşının okunmasıyla başladı.

Burada yapılan törene, Bayburt Valisi Musa Küçükkurt, Bayburt Belediye Başkanı Bekir Çetin Garnizon Komutanı Top.Kurm Albay Bayram Uğur, Jandarma Alay Komutanı Albay Bülent Çakar ın yanı sıra Kurum Amirleri, siyasi parti il başkanları, şehit yakınları ve gaziler katıldı.

İmaret tepesindeki törende Bayburt Valisi Musa Küçükkurt şehitlik defterine günün anlam ve önemini yazdı ve tören alanındakilere yazdıklarını okudu.  Küçükkurt özetle defterde şu ifadeleri kullandı. “Aziz şehitlerimizin manevi huzurunda saygı ve hürmetle eğiliyorum. Bu toprakları evlatları hür yaşasın diye bize kutsal bir vatan olarak bırakan başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Aziz Şehitlerimize Yüce Allah(cc) ‘tan rahmet diliyorum. Ruhları Şadolsun.” Törene katılanlar daha sonra şehitliği gezerek mezarlara gül bıraktılar. Bayburt İl Müftüsünün yaptığı duaların okunması ve İhtiram Mangası tarafından yapılan saygı ateşinin ardından buradaki tören sona erdi.

 18 Mart Çanakkale Zaferinin 92 ci Yıldönümü ve Şehitler Haftası münasebetiyle Bayburt Lisesi tarafından düzenlenen anma töreni  Halk Eğitim Merkezi Çok Amaçlı Toplantı Salonunda gerçekleşti.

Buradaki  etkinliğe ise Bayburt Valisi Musa Küçükkurt, Bayburt Belediye Başkanı Bekir Çetin, Garnizon Komutanı Topçu Kurmay Albay Bayram Uğur, Jandarma Alay Komutanı Albay Bülent Çakar ın yanı sıra Kurum Amirleri, Siyasi Parti İl Temsilcileri, Şehit aileleri ve gazilerin yanı sıra öğrenciler katıldı. 

Programda açılış konuşmasını Bayburt Lisesi Müdürü İshak Yıldırım yaptı. Yıldırım; Çanakkale Muharebelerinin Birinci Dünya Savaşı içinde ayrı bir özelliği olan,  tarihin kaderini değiştiren bir olay olduğunu, Türkiye’nin aydın kesiminin büyük bir çoğunluğunun cephede savaşarak kaybedildiğini, şehit verildiğini ve bu eksikliğin savaş sonrası yıllarda kendini hissettirdiğini kaydederek konuşmasına şöyle devam etti;” Çanakkale bir devletin parçalanması bir milletin tarih sahnesinden silinmesi esarete mahkum edilmeye çalışılmasının ifadesidir. Çanakkale Savaşı zamanın en güçlü devletlerinin dünyayı kan gölüne, dinmeyen acılara boğmaya çalıştığı bir yayılmacılık politikasının ürünüdür. Yayılmacı emeller dışında hiç bir ortak bağı bulunmayan devletlerin insanlık tarihinde böylesi az görülen bir paylaşma ihtirası içine düştükleri zamanın adıdır” dedi.

Program daha sonra Bayburt Lisesi öğrencilerinden oluşan Türk Halk Müziği Korusu günün anısına sevilen parçaları seslendirdi. Okul öğrencilerinden bir öğrencinin okuduğu Çanakkale Şiiri, salonda bulunanların vatan sevgilerini doruk noktasına çıkarırken, bir şehit annesinin ise okunan

Bir yanım Erzincan vermem Bayburt’u,

Yıkılsın düşmanın vatanı yurdu,

Sağolasın anam beni doğurdu,

Seneler seneler kötü seneler,

Gide de gelmeye hain seneler… türküsünden etkilenerek göz yaşlarını tutamaması salonda duygusal anların yaşamasına neden  oldu.

Bir avuç insandı, ana kucağında kopan Mehmetçik,

Toprağı yaraya sardı, bacağı kopan Mehmetçik.

Tarih ne güzel bir aynadır. İnsanlar, en çok da ahlakta yükselemeyen toplumlar, en büyük kutsal şeyler karşısında bile değersiz duygularına tabi olmaktan iradelerine sahip olamazlar. Çanakkale Savaşları içinde geçin büyük hadiseler de bu olaylar içinde sebep ve tesiri olanların hal ve hareketleri, kayıtları onların ahlaki tutumlarının en bariz bir şeklidir diyen Bayburt Lisesi Edebiyat Öğretmeni Bayram Pamuk’ta

Sanki kevsere bulanmış, top tüfek fayda etmiyor,

Şahadet aşıkları ölmeden mevziyi terk etmiyor.

Çanakkale’de destan yazan şehitlerimizle ilgili Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözlerini dile getirdi. “Karşılıklı siperler arasındaki mesafe 8 metre yani ölüm muhakkak. Birinci siperdekiler hiçbiri kurtulmamacasına düşüyor. İkincidekiler onların yerine giriyor. Fakat ne kadar imrenilecek bir soğukkanlılık ve tevekkülle, biliyor musunuz? Öleni görüyor; üç dakikaya kadar öleceğini biliyor, en ufak bir duraksama bile göstermiyor. Sarsılmak yok. Okuma bilenler ellerinde Kuran-ı Kerim, cennete girmeye hazırlanıyorlar. Bilmeyenler kelimeyi şahadet getirerek yürüyorlar.”

Ödü varsa düşmanın, meydan açık hazırız,

Bu toprakta biz doğduk, biz yaşadık, biz varız.

Emin olmalısınız ki, Çanakkale muharebelerini kazandıran bu yüksek ruhtur. Üç bin kişilik düşman kuvvetini takımı ile  durduran Yahya Çavuşu, 275 Kg. top mermesini kucaklayıp omzuna alan Seyit Onbaşıyı, tüfeğinin mekanizmasının işlememesi üzerine taşla düşmana saldıran Mehmet Çavuşu, son erine kadar şehit olan 57. Alayı, düşman zırhlılarını boğazın serin suyuna gömen Nusret Mayın Gemisini nasıl unutabiliriz. Çanakkale Destanı Yahya Çavuş, Seyit Onbaşının destanıdır. Çanakkale Destanı  Mehmetçiğin destanıdır. Çanakkale Destanı Mustafa Kemal’in destanıdır. Çanakkale Destanı Türk’ün  Destanıdır. Bahattin Odabaşı/BAYBURT

Ey Osmanlı torunu! Kim vuslata böyle yakın olabilir?

Sen böyle titrerken kim bir karış toprak alabilir?


Foto: 1    2   3   4   5   6   7   8   9   10   11   12   13   14   15   16   17   18   19   20   21   22   23   24   25   26   27   28   29   30   31