|
BAYBURT DEDE KORKUT 13. ULUSLAR ARASI KÜLTÜR, SANAT ŞÖLENİ
1995 yılından buyana kutlanan Bayburt Dede Korkut Uluslararası Kültür ve Sanat Şöleni bu yılda coşkuyla kutlanıyor. Şölen; saat 11.00'de Bayburt Masat köyünde bulunan Dede Korkut Türbesini ziyaretle başladı. Burada bir açıklama yapan Belediye Başkanı Bekir Çetin, şenliklerin ilk gününde gerçekleştirilecek program hakkında bilgi verdi. Bayburt Valisi Musa Küçükkurt’ta yaptığı açıklamada; “Bugün ilk gününü yaşadığımız 13. Dede Korkut Uluslar arası Kültür, Sanat Şölenleri İnşallah hayırlı olur. Bugün burada bulunuş amacımız, Dede Korkut adıyla düzenlediğimiz bir organizasyonu inancımız gereği mezarı başında bir Fatiha okuyarak başlatmamızın daha yakışık alacağını düşünülmüş ve 12 yıldır da böyle başlatılmıştır.”dedi.
Daha sonra Masat köyünde folklor gösterilerine geçildi. Kurulan kıl çadırının gölgesinde davetliler gösterileri izlerken ağaç gölgelerinden faydalanan vatandaşlarda gösterileri büyük bir beğeniyle izlediler.
Ardından, Yeni Zahire meydanından başlayan kortej yürüyüşüne Yurtiçi ve Yurtdışından katılan folklor ekiplerinin yanı sıra vatandaşlarda eşlik ettiler. Yöresel folklor kıyafetleri içerisinde büyük bir renk cümbüşünü oluşturan kortej yürüyüşünde ekiplerin folklor gösterileri vatandaşlar tarafından beğeniyle izlendi. Yürüyüş, Cumhuriyet meydanında yapılacak olan tören alanında son buldu.
Açılış töreni Cumhuriyet Meydanında yapıldı. Törene Bayburt Valisi Musa Küçükkurt, Belediye Başkanı Bekir Çetin, Bayburt Milletvekili Ülkü Güney, Çankırı Valisi Ali Haydar Öner, Kartal Belediye Başkanı Arif Dağlar, askeri, mülki erkan ve vatandaşlar katıldılar.
Törenler; saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunması ile başladı. İlk konuşmayı Bayburt Belediye Başkanı Bekir Çetin yaptı. Çetin konuşmasında; “13. kutladığımız Uluslar arası Kültür, Sanat Şölenine hoş geldiniz Safalar getirdiniz. 13 yıldan bu yana büyük bir coşku içerisinde kutladığımız şölenlerimizde sizlerle olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bildiğiniz gibi Bayburt’umuz tarihin her döneminde coğrafi ve kültürel konumu itibariyle çok önemli bir merkez olmuştur. İlimiz geçmişten günümüze kazanılmış bu değerleri şuanda korumaya çalışmaktadır. Yüzyıllardır anlatılan ve dilden dile devam eden Dede Korkut Hikâyeleri günümüzde de varlığını devam ettirmektedir. Dede Korkut 570-632 yılları arasında Peygamberimiz (SAV) zamanında yaşadığı rivayet edilmektedir. Oğuzların Kayı veya Bayat boylarından geldiği, hem geçmişten hem de gelecekten haber veren “Kerem sahibi bir evliya” olduğu rivayet edilmektedir. “Ozanların Piri” veya “Ozanların Başı” olarak ta bilinen Dede Korkut’un Peygamberimizin hayır duasını aldığı ve Oğuzlara İslam Dinini öğrettiği de bu rivayetlerle günümüze kadar ulaşmıştır.”dedi.
Kürsüye İstanbul Kartal Belediye Başkanı hemşehrimiz Arif Dağlar geldi. Dağlar ‘da konuşmasında;“Bayburt çok önemli bir kent. Bu kent İnşallah doğunun merkezi olmayı da hak ediyor. Çünkü tarihi özelliği ile, kültürel değerleri ile kökleri itibari ile geleceği hazırlayabilecek birikimiyle merkez olmayı Bayburt hak ediyor. Bunun somut sonuçlarını da görüyoruz. Bu sonuçları da gördükçe iftihar ediyoruz. OKS sınavlarında Bayburt’un başarılı 10 il içerisine girmiş olması, eğitim alanında bunun en somut örneğidir. Öğrencilerimizi ve bu başarıda emeği olan öğretmenlerimizi tebrik ediyor daha iyi noktalara Bayburt’u taşıyacaklarına inanıyoruz. Malumunuz dünya ısınıyor. Düne göre Bayburt gelecekte alacağı pozisyonu şimdiden belirlemelidir.”dedi.
Daha sonra kürsüye Bayburt Milletvekili Ülkü Geney geldi. Güney’de konuşmasında; “Dede Korkut Şenliklerinin 13. yıldönümünü kutluyoruz. Yani yıllar ne çabuk geçti. 13 yıl olmuş. Bu şenliklerin kurulmasında emeği geçen ve en büyük emeği olan değerli Çankırı Valimiz, eski Bayburt Valisi Ali Haydar Öner bey, 13 yılı hızlı geçirdik sayın valim. Ama güzelde geçirdik. Bakın sizin yapmış olduğunuz ve büyük emek verdiğiniz bu şenlikler, bugün 13 yaşında. Türkiye ‘nin her tarafından, yurtdışından hemşehrilerimiz buraya akın akın geliyorlar. Burada hasret gideriyorlar. Hepsinden öte bu şenlikler artık uluslar arası şenlikler olarak Türkiye ‘ye mal oldu. Ben her zaman söylüyorum; bir vilayetin büyüklüğü sadece yollarıyla, caddeleriyle, binalarıyla değil, tabi ki yetiştirdiği insanlarla artı bu tip etkinlikleriyledir. Eğer bunlar olmaz ise bir şehri ne kadar büyük gösterirseniz gösterin hiçbir anlamı olmaz. Değerli hemşehrilerim; bu şenliklere büyük emeği geçen ve benim her zaman ifade ettiğim gibi Bayburt’a gelip hizmet veren bütün bürokratlarımızı nüfusumuza kaydederiz. Nüfusumuza kaydettiğimiz değerli Çankırı Valimiz Ali Haydar Beyi onun abisi sıfatıyla buraya davet ediyorum. Vefa borcumuzdur. Bayburtlunun en önemli özelliği kendisine hizmet edeni hiçbir zaman unutmaz. Bayburtlu kendisine hizmet edenin hakkını her zaman verir ve onu her zaman baş tacı eder. İster Bayburtlu olsun ister yurtdışında olsun, ister başka bir vilayette olsun. Şahsım adına ve tüm Bayburtlular adına bu şenliklerdeki emeğinden, büyük özverisinden dolayı teşekkür ediyorum ve bütün hemşehrilerim adına gönülden kutluyorum. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonraki hayatında da kendisine başarılar diliyorum. Değerli hemşehrilerim; bu Tertip Komitemize, değerli Valimize, Belediye Başkanımıza, emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum. Bundan sonra yapacağımız etkinliklerin artarak devam etmesini diliyorum.”dedi.
Bayburt Milletvekili Ülkü Geney’in davetini kabul edip Bayburtlulara hitap eden eski Bayburt Valisi ve şuan Çankırı Valisi görevini sürdüren Ali Haydar Öner’de yaptığı konuşmasında; “ 1993 yılının 27 Eylül’ünden 2000 yılının 8 Ağustos’una kadar 7 yıl süreyle Bayburt Valiliği yapmanın engin mutluluğu ve huzuru içinde 13. şölenin paneline katılmak üzere Bayburt’tayım. Hepinizi sevgiyle, saygıyla muhabbetle selamlıyorum. Aziz hemşehrilerim, sayın Bakanıma teveccühlerinden dolayı şükranlarımı arzediyorum. Bayburt’ta 27 Eylül 1993 yılından itibaren görev üstlendiğimiz dönemde eğitimde, sağlıkta, tarımda, sosyal hizmetlerde her alanda geniş katılımlı seferberlik anlayışı içinde hizmetlerimizi sürdürdük. % 1,5 olan asfalt oranını % 33’lere, %28 olan il yollarındaki asfalt oranını % 95’lere, derslik başına düşen 35 öğrenci sayısını 23 ‘lere düşürdük. Her alanda, bütün kamu görevlileriyle, yerel yöneticilerle, sade yurttaşlarımızla, sivil ve mesleki toplum örgütlerimizle işbirliği içinde Bayburt dışındaki hemşehrilerimizin de desteğini alarak bu çalışmalarımızı sürdürdük. Ama en büyük katkıyı o zaman önce Bayburt Milletvekili daha sonra İçişleri Bakanı olan Ülkü Beyden gördük. Kendisine huzurlarınızda teşekkür ediyorum.”dedi.
Bayburt Valisi Musa Küçükkurt’ta yaptığı konuşmasında; “Aziz Bayburtlular kültür, bir Milletin top yekun yaşama tarzıdır. Kültür birliği Millet kavramı için vazgeçilmez unsurlardan birisidir. Kültür bağlarını kuvvetli tutan Milletlerde milli birlik ve beraberliğin tesisi haliyle daha kolaydır. İşte Dede Korkut Türk kültürü içerisinde yer alan çok önemli değerlerden birisidir. O; büyük bir Millet toplumunun ortak atası, ortak akıl hocasıdır. Dede Korkut büyük bir coğrafyada bilge kişiliği ve önderliği ile toplumumuza, Milletimize ışık tutmuş bir yüce bilgedir. Dede Korkut Hikayelerinde insanlarımızın sosyal, ekonomik, kültürel, hukuki ve idari meselelerinin çözümlerinde adaletli davranış biçimlerini, aile içerisinde bireylerin yaptıkları iş bölümlerini, oba ve birlikler arasındaki ilişkilerde sevgi ve saygıdan güç alındığını görüyoruz. Dede Korkut diyarı Bayburt konumu itibarıyla tarihin her döneminde askeri ve kültürel açıdan önemli bir merkez olma özelliğini korumuş, birçok tahribata uğramasına rağmen geçmişten günümüze taşıdığı tarihi dokusu ve kültürel zenginliğini muhafaza edegelmiştir. İşte bu nedenlerden dolayı Ülkemizin asayişi en düzgün vilayetlerinden birisidir. Kültürel kimliğimizin temel taşları olan şahsiyetlerle onların izinden giden şair, yazar ve sanatçılarımızı buluşturmak, Dede Korkut Şenliklerimizde geçmişimizden geleceğimize uzanan çizgilerimizi kaynaştırmak, Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Önder Atatürk’ün “Türkiye Cumhuriyetinin Temeli Kültürdür” sözünün ruhuna yakışan bir hareket tarzı olarak ta büyük bir mana ifade etmektedir.”dedi.
Burada yapılan konuşmaların ardından ikramiyeli balonların uçurulmasını yurtiçi ve yurtdışından gelen folklor ekiplerinin gösterileri izledi. Aynı günün akşamı ise Genç Osman Stadyumu'nda Sincanlı Filiz, Fatih Açıkgöz ve Ceylan birer konser verdiler.
2 Ağustos günü saat 09.00'da Kültür Merkezinde Bayburt Ticaret ve Sanayi Odasının desteğiyle bir Sempozyum düzenlendi. Sempozyuma TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu ‘da katıldı. Hisarcıklıoğlu, Üniversitelerimizde öğretilen bilgiler ile gerçek hayatta geçerli olanlar arasında büyük uçurumlar olduğunu, buralarda yetişen mühendislerin gerçek hayattaki uygulamalara ayak uydurabilmeleri için bir yıl sektörlerde eğitimden geçmeleri gerektiğini söyledi. Vergi ekonomisine bağlı olarak kayıt dışı ekonominin de arttığını söylen Hısarcıklıoğlu şöyle devam etti; “ Vergi dersinin birinci sınıfında bunu öğretirler. Peki; yıllarca Maliye Bakanlığı yaptılar, bunlar ekonomi dersleri gördüler. Bilmiyorlar mı bunlar vergi oranlarının arttığı zaman kayıt dışı ekonominin de artacağını. Biliyorlar. Çok enteresan, Türkiye ekonomisinde ilk defa petrol ithalatı azalıyor. Yani büyüyen ekonominin enerji ihtiyacı azalıyor. Böyle bir şey olur mu? Ben bu durumu gördüm dedim ki; petrolü buldular açıklamıyorlar. 2 Milyon 700 bin kişi Türkiye’de iş aramaktan vazgeçmiş, umudunu kaybetmiş. Her yıl istihdam piyasasına da 700 bin genç çıkıyor. Köyden kente de göç ver yani 900 bin kişi ve biz bunlara iş bulmak durumundayız. Düşünebiliyor musunuz? Peki iş bulabilmek için ne yapmak lazım teşvik etmek lazım. Ama biz adam çalıştırdığı için insanları cezalandırıyoruz. İşçimizin eline 419 YTL geçerken para maliyeti 711 YTL. vergiler yüksek olduğu zaman kayıt dışı ve kaçaklar artar. Problem var diyoruz teşvik etmiyoruz. Teşvik etmek lazım. Kimi teşvik etmiyoruz adam çalıştırmayı. Bizde tam tersi adam çalıştırdığı için insanları cezalandırıyoruz. Bizim önümüzdeki yıl ne yapmamız lazım yetiştirdiğimizi pazarlamak lazım. En kaliteli ürünü üretsen de pazarlayamadıktan sonra ne önemi var.”dedi. Hisarcıklıoğlu Bayburt ile ilgili de; Türkiye genelinde yeni açılan şirketlerin 2006 yılı ilk 6 aylık oranının 59 bin, 2007 ilk 6 aylık döneminin ise 57 bin olarak belirlendiğini ve oranın % -4 olduğunu, buna karşın Bayburt’ta 2006 yılı ilk 6 aylık oranının 44, 2007 ilk 6 aylık döneminin ise 58 olarak belirlendiğini ve oranın ise % 32 olduğunu söyledi. Hisarcıklıoğlu şöyle devam etti; “Bayburt’taki bu gelişmeden memnun olduk. Yeni işyeri açmak demek, yeni bir aşk, heyecan, para kazanmak demektir. Maşallah Allah nazardan saklasın. Yani Dede Korkut’un torunları olmaya layıksınız. Sizin bir avantajınız daha var, geçmişte Dede Korkut’unuz vardı, bugünde modern Dede Korkut ‘unuz var. Ülkü Geney’iniz var. Burada olduğum için söylemiyorum. Hepiniz Ankara’ya geliyorsunuz. Bugünkü Ülkü Güney’in hatırı her kademede herkes tarafından sayılır mı? Sayılır. Ne mutlu size. Demek ki insan potansiyeliniz var. Her şeyiniz var. Olmayan bir şeyiniz var, bunu harekete geçireceksiniz. Türkiye’yi gezerken her yerde bir Bayburt’lu karşıma çıkıyor. Ankara’da, İzmir’de, İstanbul’da var. Peki yağ var, un var, şeker var helva yapamıyoruz. Bunu harekete geçiriniz lütfen.”dedi.
Daha sonra Sempozyumda;
Prof.Dr. Hüsamettin Koçan: Sanatkar kimliğiyle Bayburt’un Kent Kimliği,
Prof.Dr. Ahmet Gürses: Bayburt’ta üniversite hayatının toplumsal etkileri,
Prof.Dr. Erol Çakmak: Bayburt’ta Doğal Taş ve Girişimcilik,
Prof.Dr. Doğan Tuncer: Bayburt’un üniversiteleşme politikası üzerine öneriler,
Prof.Dr. Rıfat Yıldız: Bayburt’ta üniversite-çevre bütünleşmesinin temellerinin atılması
Doç.Dr. Sinan Timurlenk: Yenilikçilik ve Sosyal Sermaye,
Doç.Dr. Kerem Karabulut: 1990’lı ve 2000’li yıllarda Bayburt ekonomisinin seçilmiş komşu illerle karşılaştırılması,
Doç.Dr. Ahmet Dodoloğlu: Organik tarım ve Bayburt,
Dr. Şahap Kavcıoğlu: Bayburt’taki kobilerin finansmanı,
Özdemir Yakut: Ankara’daki Bayburt’luların Bayburt üniversitesine bakışı,
Avni Ersoy: İzmir’deki Bayburt’luların Bayburt üniversitesine bakışı konuları işlendi.
Aynı günün öğleden sonrası 1 nolu semt sahasında cirit gösterisi ile devam edildi. Aynı günün akşamında ise Kültür Merkezinde Türk Halk Müziği Ses Yarışması, Genç Osman Stadyumu'nda yapılması planlanan ancak havanın yağışlı oluşu nedeniyle Kapalı Spor salonunda Flaş TV'nin Latif Doğan'la Küstüm Şov programı canlı olarak yayınlandı.
Şölenlerin 3. gününde ise Saat:10.30'da Belediye kültürel etkinlikler salonunda karma resim sergisi açıldı. Birincisi Havva Yılmaz’ın fırçasından resim sergisi diğeri ise Bekir Kurtuğlu ve arkadaşlarının yaptığı atölye çalışması sonucu ortaya çıkardıkları yöresel el sanatları sergisiydi. Bu iki sergide ziyaretçiler tarafından beğeniyle izlendiler. Resim sergisi Havva Yılmaz’ın 4. resim sergisi niteliğini taşırken yöresel el sanatları sergisi ise geçmişi günümüze taşıyan her türlü aletin küçük ahşap maketlerinden oluşmaktaydı.
Aynı gün saat 14.00'te ise Kültür Merkezinde panel düzenlendi. Panele konuşmacı olarak;
Moldiyar Yergebekov: Dede Korkut Kazakistan ve Bayburt.
Doç.DR. Turgut Karabey: Bayburtlu şairler.
Doç.Dr. Hamdi Güleç: Bayburtlu halk şairleri.
Elif Gürbaz: Dede Korkut üzerine yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdiler.
Ayrıca Şair Zihni gecesi düzenlendi. Bu program Bayburt Şair ve Yazarlar Derneği katılımıyla gerçekleşti. Akşam ise Doğu tv. den canlı yayın gerçekleştirildi.
4.Gün ise halk oyunları ekiplerinin gösterilerinin ardından , saat 13.00'te Aslan Dağı mesiri alanında Herfene düzenlendi. Saat 16.00'da ise belediye olimpik yüzme havuzunda yarışma gerçekleşti. Saat 20.00'de ise Kapalı spor salonunda yöre gecesi tertiplendi.
13. sü düzenlenen Bayburt Uluslar arası Dede Korkut Kültür, Sanat Şölenlerinin son günü 5 Ağustos Pazar günü 2330 rakımlı Soğanlı Dağında Yaylası şenlikleri ile sona erdi. Şenliklere Bayburt Valisi Musa Küçükkurt’un yanı sıra Bayburt Belediye Başkanı Bekir Çetin, Daire Amirleri ve Kalabalık bir halk topluluğu katıldı.
Yayla şenliklerine düşkünlüğü ile bilinen Doğu Karadeniz insanı, yöresel sanatçıların söyledikleri canlı müzikler eşliğinde bar tuttu, horon tepti, halay çekti.
Büyük bir kültür mozaiğinin yaşandığı yayla şenliklerinde, Bayburt bayanlarının yöresel giysisi ehramla, Karadeniz bayanlarını ise peştamalla izledikleri yayla şenliklerinde, Bayburt’tan Trabzon’dan, Of’tan, Sürmene’den, Çaykara’dan gelen farklı kültürün ve coğrafyanın insanlarını bir arada coşkuyla halay çekmeleri görülmeye değerdi.
Her türlü pazarcının ticaret yapmak için sergilerini kurduğu yayla şenliğinde seyyar çay ocakları, seyyar dönerciler, mısırcılar da Pazar kurdular. Karadeniz insanının yayla şenliğinde sahne alan yerel sanatçıları izlerken en fazla haşlanmış mısır ve koyun etinden ızgara ile beslendiği görüldü.
Farklı illerden gelen folklor ekiplerinin gösterileri ile devam eden şenlikler Yayla Beyi seçimiyle son buldu. Yapılan açık artırma ile 5 yıldır Yayla Beyliği yürüten Alaattin Koral’dan 35.000YTL. (35 Milyar lira) ye Oroçbeyli köyünden olup İstanbul’da ikamet etmekte olan Recai Battal devraldı. Yeni Yayla Beyini kutluyor, şenliklere vermiş olduğu destekten dolayı da teşekkür ediyoruz.
Bir kapanış konuşması yapan Bayburt Belediye Başkanı Bekir Çetin; “13. Bayburt Uluslar arası Kültür, Sanat Şöleni Dede Korkut adına yapılan ve yalnız bu ad altında Bayburt’ta yapılan uluslar arası bir şölendir. Şölenlerimizin isminin Dede Korkut olmasının ayrı bir özelliği var. 13. ‘sünün yapılması ise geleneksel hale geldiğinin tescillendiği anlamını taşımaktadır.”dedi.
Foto: 1 2 3 4 5 6 7
|