| |
BAYBURT ‘TA BAYRAMLAR
Bayburt kısaca;
Doğusunda Erzurum,
Batısında Gümüşhane
Kuzeyinde Trabzon, Rize
Güneyinde Erzincan İlleriyle çevrili Doğu Karadeniz Bölgesinin şirin bir kültür şehridir.
Dünyada Dede Korkut adıyla Uluslar arası kültür şölenlerinin düzenlendiği tek il Bayburt ‘tur.
Geçmişte Sancak Beyliği olan Bayburt; önce ilçe 1989 yılında ise tekrar İl Statüsüne dönüştürülmüştür.1647 yılında şehri ziyaret eden Evliya Çelebi Bayburt isminin anlamını zengin manasına gelen “Bay” belde manasına gelen “yurt” gibi iki kelime ile izah etmiştir.
Bayburt; tarihinde 3 kez Rus işgaline ve Ermeni zulmüne uğramıştır. Bu konuyu da ünlü Bayburt’lu Şair Zihninin şu dörtlüğü ile kısaca izah etmek istiyorum.
Vardım ki yurdumdan ayağ göçürmüş,
Yavru gitmiş ıssız kalmış otağı,
Camlar şikest olmuş, meyler dökülmüş,
Sakiler meclisten çekmiş ayağı.
İl hakkında bu kısa bilgileri verdikten sonra müsaade ederseniz Bayburt’ta dini Bayramların nasıl yaşandığını, neler yenilip içildiğini özetle ele alalım.
Bayburt; Karadeniz iklimi ile karasal iklimin tam geçiş noktasında bulunmaktadır. Bayburt kültürünün özelliklerini değerlendirirken İlin bulunduğu bölgenin coğrafi yapısını da dikkate alarak birlikte değerlendirmek yörenin kültürünün daha kolay anlaşılmasını sağlayacağı kanaatindeyim.
Bayburt ‘ta bayram hazırlıkları 3–4 gün önceden başlar. Ailenin nişanlı oğlu/kızı var ise o aile için bayram daha da hareketlidir. Kaynana Nişanlı gelinini bayram görmesine gidecektir. Giderken Ramazan bayramında geline; altın, giyim eşyası, kuru yemiş, kolonya, çikolata anne-babasına, kardeşlerine çeşitli hediyeler alınarak gidilir. Kurban Bayramından ise koç ve koça iliştirilmiş altın, yine giyim eşyaları götürülür.
Şimdi de sizlere yöre kültüründe önemli bir yer tutan tandır ve tandır evini tanıttıktan sonra yöresel yemekleri aktarmaya çalışalım.
. TANDIR EVİ:
Tandır evi iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde biri büyük biri küçük iki tandırın bulunduğu, üzerinin ağaçlarla altıgen şeklinde kırman denilen sitilde örtülü olan ve açma kapaması alttan idare olunan hepen denilen baca ile örtünün tamamlandığı geçmişin mutfağı diye kısaca izah edilebiliriz. İkinci bölümde ise duvarın yüzünün tereklerle kaplandığı ve tereklerde kap kaçağın yer aldığı bölümdür. Buranın üzerinde de ağaçlar altıgen (kırman) şeklinde örülmüştür. Tam orta noktasında üstte bir baca (dörtgen şeklinde ortadan kayıtlı boşluklar cam ile kaplıdır.) bulunur ve bu baca bir ip marifetiyle alttan çekilerek açılır, kapanır. Bacanın altına gelen tabanda bacanın büyüklüğünden biraz irice bir taş bulunur. Bu taşın ortasında küçük bir kubbe bulunur ve bunun dört yanından da bacadan damlayan suyun gitmesi için delikler bulunur. Tandır başı ile kapkaçağın bulunduğu bölümü tütünlük birbirinden ayırır.
TANDIR:
Günümüzdeki mutfağın işlevini gören, yemek pişirilen, ekmek yapılan, su ısıtılan, kış aylarında şurt’un da (kenarında) oturularak sohbet edilen ve geçmişten gelen hikaye ve manilerin yeni nesle anlatıldığı, ham maddesi toprak olan 50cm. yarı çapında, 1.20 derinliğinde tandır evinin tabanına gömülü bir kullanım aracıdır.
Bayburt’un 40-50 yıl önce kısmen tamamında günümüzde yalnız köylerinde tandırlar bayram yemeklerini pişirmek için sabah namazı ile birlikte yakılırlar. Bu tandırlarda yakacak olarak daha ziyade tezek (hayvan gübresinden kurutularak elde edilen yakıt) kullanılır. Tandırda önce yemekler topraktan yapılmış güveçlerde pişirilirler. Tavını, ısısını tamamlayan tandırda daha sonra da ekmek pişirilir. Bütün bu işlerden sonra da pişen yemekler güveçlerde sönen tandırın dibine, çok sıcak ise üstte kenarına konularak kendilerini almaları için konulur. Yemeklerimiz pişe dursun dilerseniz İlin yöresel yemeklerinin isimlerini de bu arada siz değerli okuyucularıma aktarmak istiyorum.
BAYBURT ÇOK ZENGİN BİR YÖRESEL MUTFAĞA SAHİPTİR. Bayburt mutfağında et, hamur, sebze, süt ve süt mamulleri hakimdir diyebiliriz. Dilerseniz kısaca isimlerinden bahsedelim.
ÇORBALAR : Mercimekli çorba, fasulyeli çorba, Ayranlı çorba, Patates çorbası, Bulgur çorbası, Kesme çorba, Kavut çorbası, Yavan çorba, Herle çorbası, Lahana çorbası, Alabalık çorbası diye sayabiliriz.
YEMEKLER :
Lor dolması,
Yalancı dolma,
Ekşili dolma,
Kara parcar,
Bayburt tava,
Yahni,
Herse,
Kalacoş,
Kavut haşlaması,
Bayburt köftesi |
Çaşur köftesi,
Pazı kavurması,
Çiriş kavurması,
Civil peynirli kuymak,
kuymak,
doldurma mantı,
Lahana sarması,
hingel, ziron, |
su böreği,
el böreği,
yoğurtlu kesme manti
Kabak dolması,
Hindi dolması,
İmir dolması,
Bumbar dolması,
Fasulye Yaprağı sarması,
Zeytinyağlı Fasulye yaprağı sarması,
Kabak bastısı |
Ayva yahnisi,
Cılbıra,
Arabistan,
Çırtma,
Sulu kıyma,
Döner kebap,
borani,
haşıl,
papara,
yaprak mantı,
|
PİLAVLAR :
Göbekli pilav, etli bulgur pilavı, sıvıklı ‘yı sayabiliriz.
TATLILAR : Azık tatlısı, Tatlı çorba, Tatlı erişte, Tatlı börek, Sarığı burmu, Kaz kaldıran, Süt helvası, Bal helvası, Tel helvası, Hasuta, Erik Kaysefesi, Baklava diyelim.
Birde bayburt’ta önemli yer tutan ve artık ticari olarak ta yaygın olarak piyasaya sunulan Açma kete, bohça kete, içli çöreği sayabiliriz.
Bayburt mutfağını saydıktan sonra tandır başında kaldığımız yerden anlatmaya devam edelim. Tavını alan tandır artık ekmek yapmak için hazırdır. Ve hamur kuntları rapata da açılarak lavaş haline getirilip tandıra vurulmaya başlanır. Tandırın en güzel vakti de bu andır bence. Okuyucularıma o anı aktarmak istersem şöyle ifade edebilirim; artık tandırdan buram buram gevrek ekmek kokusu yayılır ki, işte bu çok hoştur. Ben en çok tandırdan çıkan bu gevrek lavaş ekmeğe yayıktan çıkmış tere yağı ve hafif tuzlanmış taze lor koyarak yemeyi severim. Siz okuyucularımın zevkine de karışmam ama doğrusu tavsiye ederim. Birgün yolunuz Bayburt’a düşerse bir deneyin.
Bayburt il merkezinde ise bayanlar mutfaklarda bayram yemekleri için hummalı bir çalışmaya girerler. Tabi börekler ve tatlılar bayram öncesinden hazırlanır. Bunun için ayrı bir çalışma bayram günü yapılmaz.
Erkekler bu zaman içerisinde Bayram Namazındadırlar. Çocuklar ise ev ev dolaşarak ramazanın 15 ‘inde olduğu gibi bayramlık toplarlar. Bu bayramlıklardan kısaca bahsetmek gerekirse; çikolata, fındık, fıstık, şekeri sayabiliriz. Bu gelenek çocukların sevindirilmesi amacını taşımaktadır. Bayburt ‘a yeni gelen insanlar eğer Bayburt’lular tarafından uyarılmamış ise bu konu anlatılmamış ise, sabah karanlığında, erkenden çocukların kapıyı çalarak bayramlık istemeleriyle karşılaşır büyük bir heyecan yaşarlar. Hele ramazanın onbeşi gecesi onbeşiyi vermeyenlere çocukların söyledikleri çok ilginçtir. “Onbeşisini vermeyen kocasıyla yatmaya” derler.
İlde genelde bütün erkekler bayram namazına iştirak ederler ve kılınan namazın ardından camide bayramlaşırlar. Burada cemaate cami görevlileri şeker ve kolonya ikram eder.
Akabinde Ailenin ahirete intikal etmiş bireylerinin mezarları ziyaret edilir. Dualar okunur ve hayırla yadedilirler.
Artık insanlar bayram yemeği için evlerine dönerler. Aile bireylerinin bayramlaşmasının ardından Bayram için özel hazırlanmış yemekler iştahla yenilir, içilir.
Bayburt ‘ta bayram yemeğinde daha ziyade yöresel yemekler ön plana çıkar diyebiliriz. Saymak gerekirse çorbalardan kesme çorba bu çorbaya yalnız Bayburt yöresinde yetiştirilen dargun denilen hoş kokulu otta ilave edilerek pişirilir. yemeklerden doldurma mantısı, bu yoğurtta dökülerek yenilir. Tatlılardan daha ziyade baklava ve tatlı çorba dır. Bunlar yöre mutfağının olmazsa olmazlarıdırlar.
Tatlı çorbadan kısaca bahsetmek istiyorum. İçerisinde; önceden kurutulmuş kuşburnunun suyu, yarma, üzüm, kayısı, fındık, erik, incir, un ve şeker bulunur. Bu çorba soğuk yenilir ve içerisinde bulunan maddeleri de saydığımız gibi her bakımdan zengindir, vücudu besleyicidir.
Bayram için hazırlanan yemeklerden iştahla yiyen yöre insanı bundan sonra akrabaların, büyüklerin, hastaların, komşuların bayramlarını kutlamak için ziyarette bulunurlar.
Bayburt aşırı göç veren bir ildir. İlde ikamet eden insan sayısının yaklaşık 10 katı il dışında yaşamaktadır. Bayramlarda köprüler kurulur, posta aracılığı ile, telefonlarla, internet aracılığı ile. Uzaklar yakın olur. Hasretler kelimelere yansırda dökülür dudaklardan tane tane. Kavurur insanların içini ana hasreti, baba hasreti, eş, kardeş, akraba hasreti, vatan hasreti… Hasretle yanan gönüllerden dökülür de dudaklara kelimeler mani olur, türkü olur, ağıt olur…
Bayburt’u diğer illerden ayıran bir başka özellikte köylerde köy odaları, merkezde de mahalle odalarıdır. Bu odalarda; oturma salonu, cenaze yıkama odası, mutfak, yemekhane, çay ocağı bölümleri bulunur. Dilerseniz bu odalarında bayramlarla olan ilişkisinden kısaca bahsetmek istiyorum.
Odalar, yöre insanının neşelerini, üzüntülerini paylaşılmak üzere toplandıkları mekanlar olarak kısaca izah edebiliriz.
Buralarda nişan öncesi sözü kesilen gençlerin mahalleye duyuru, ilan özelliği taşıyan ve yöresel tabirle kahve içme diye adlandırılan törendir. Bu toplantıya bütün mahalle konu, komşu davet edilir. Ahirete intikal eden mahalle sakinlerinin cenazelerinin yıkandığı, ardından iki gün yakınlarının ağırlandığı, yedirildiği, içirildiği ve merhumun ruhuna duaların okunduğu bir mekan olarak izah edebiliriz. Bu odaların masrafları adlarına kurulan dernekler tarafından adını taşıdığı köy ve mahalle dernekleri tarafından karşılanır. Mahalle sakinleri ise bu derneklere her yıl belirlenen miktarda bağışta bulunarak buraların masraflarını karşılarlar.
Bayramlarda Bayburt merkezinde ise bu odaların işlevi, önceden ilan edildiği üzere her bayram bir mahallenin odası açılarak bayramlaşma için hazırlanır.
Ülkemizde yalnız Bayburt yöresine has inşa edilen bu odaların en büyük işlevinin insanları birlik ve beraberlik içerisinde tutmalarıdır diyebiliriz. Bayramlarda ise Devlet ve vatandaş kaynaşmasının en güzel örneğini yine bu odalarda görürüz.
Bayramlaşmaya kimler katılır diye sorarsanız. Ben kısaca herkes diye cevap verebilirim. Bayburt’un valisi, Belediye Başkanı, Garnizon Komutanı, Jandarma Alay komutanı, Milletvekilleri, Bütün kurum amirleri, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, muhtarlar, ilde görev yapan basın kuruluşlarının temsilcileri, vatandaşlar kısacası herkes katılır diyebiliriz. Burada protokol uygulanmaz. Odalardaki bayramlaşma yörenin kültür ve adetleri üzerine yapılır.
Odaya her giren önce selam verir ve odanın sağından sırasıyla bayramlaşarak en sona oturur. Misafirlere kolonya, şeker ikram edilir. Koyu sohbetlerin sürdüğü bu bayramlaşmada çaylar içilir, tatlılar yenilir. Burada o anda bayram sohbeti hariç hiç konu konuşulmaz. Sadece insanlar bayramın güzelliğini, manevi havasını doya doya yaşarlar. Burada küskünler barışırlar, 40-50 yıl birbirini görmemiş insanların, birbirlerine kavuştuğunu, özlem-hasret giderdiklerini görmek mümkündür.
Bayburt Ülkemizin en huzurlu ilidir demek abartı olmaz. Bu huzur bayramlara da yansır ve bayram boyu yöre insanı huzur içerisinde bireysel olduğu gibi ailece de gidiş gelişlerle bayramlaşır kucaklaşırlar. Bayramlar boyunca İlde hiçbir asayiş sorunu yaşanmaz. Bahattin Odabaşı/BAYBURT
Foto: 1 2 3
|
|