| |
DİNLER ARASI DİYALOG MASALI-2
Sevgili okuyucularım;
‘Dinler arası diyalog masalına kim inanır’ başlıklı yazıma, gerek telefonla ve gerekse e-mail yolu ile yüzlerce teşekkür, tebrik ve takdir mesajları aldım. Bazı okuyucularım ise meseleyi tam kavrayamadıklarından olacak, aksi tepkilerini ortaya koydular. Önceki yazımda anlattıklarımdan dolayı herkesin aynı yaklaşımda bulunmasını beklemek zaten yanlış olur. Ancak, konuyu tam anlayamadığı için aksi tepkilerini dile getiren bazı iyi niyetli okuyucularımı da aydınlatmak isterim.
Şöyle ki;
Ehl-i sünnet alimlerimizin yazmış oldukları paha biçilemez kıymetteki binlerce kitaplarında buyuruluyor ki; ‘Allahü tealanın rızasını terk ederek insanların rızasını kazanmaya çalışanların (ananın evladından kaçacağı, herkesin allahü tealadan başka sığınak bulamayacağı kıyametin o dehşetli gününde) işini allahü teala insanlara bırakacaktır. Fakat insanların kızacağı yerde allahü tealanın rızasını gözetenlerin işini ise allahü teala bizzat kendisi görecektir.’ Hal böyle olunca, yeri, göğü ve bütün kainatı hürmetine yarattığı ve habibim dediği ve ismini ismi ile yazdığı, gelmiş, geçmiş ve gelecek insanların her bakımdan en üstünü, insanlığın yegane rehberi Muhammed aleyhisselamı (birileri istiyor diye, onlarla dost olacağım diye) attığımda, geriye dinimden bir şey kalmayacak, yani imanım gidecek ve bunlarla kardeş olacağım.
Niye imanım gidecek?
Çünkü Müslüman olabilmek için ‘La ilahe illallah, Muhammedün resulüllah’ söyleyip, manasına da inanmak mecburiyetindeyiz. Sadece ‘La ilahe illallah’ demekle müslüman olunmaz. Bunu, allahü tealanın bir aciz ve günahkar kulu olan Yılmaz Garip söylemiyor. Bütün muteber din kitaplarında bunun böyle olduğu yazmaktadır.
Şimdi sormak lazım:
Allahü tealanın sevgilisi Muhammed aleyhisselamı atarsam (ki bunun şakası bile olmaz) acaba kıyametin o dehşetli gününde beni kim kurtaracak?
Karşı tarafın teklifi bu:
‘La ilahe illallah’ deyin, ‘Muhammedün resulüllah’ demeyin hepimiz kardeş olalım, birlik ve beraberlik içerisinde olalım, ortak bir noktada birleşmiş olalım. Hepimiz aynı olalım.
Ben de diyorum ki;
Kardeş olmayı sizden daha çok arzu etmekteyim. Şayet halis niyetle beni kendinize kardeş yapmak istiyorsanız ve bu duygularınızda samimi iseniz gelin hep birden ‘La ilahe illallah Muhammedün resulüllah’ diyerek hak olan İslam dininde birleşelim ve hepimiz kardeş olalım.
İnsanlar tarafından yazılmış bir kitaba değil, ilahi kelama uyalım.
Teslise değil, bir olan allahü tealaya inanalım. İsa aleyhisselamın allahü tealanın oğlu olduğuna değil, kulu ve peygamberi olduğuna inanalım.
Hıristiyanlığın allahü teala tarafından gönderilmiş ve daha sonra gönderdiği hak din olan islamiyetle birlikte nesh edilmiş bir din olduğunu (yani yürürlükten kaldırılmış olduğunu) bilelim ve imanımızı buna göre düzeltelim.
Ama, hayır! Maksatları başka.
Hakiki İncile en yakın ve en uygun olarak, İsa aleyhisselamın 12 havarisinden birinin sonradan yazmış olduğu Barnabas İncilini, Hristiyan tebasından köşe bucak saklayanların diyalog kardeşliği teklifinin samimiyet ölçüleriyle bağdaşır bir yanı olabilir mi?
Diyalog masalı ile niyetleri hinlik değil ise soruyorum;
Peygamber efendimiz Muhammed aleyhisselam, hayatı boyunca insanları kardeşliğe ve bir olan allahü tealaya iman etmeğe çağırmadı mı?
Eshab-ı kiram aleyhimürrıdvan efendilerimiz aynı çağrıda bulunmadı mı?
Ecdadımız asırlarca aynı çağrıda bulunmadı mı?
Bu teklifler, bu çağrılar diyaloga davet değil miydi?
Hepsi de aynı kardeşliği teklif etti ve aynı imana davet etti. Ama karşı taraf hep red etti, bu da yetmezmiş gibi bütün Hıristiyan ülkeler haçlı adı altında birleşerek üzerimize geldi. Bunda da muvaffak olamayanlar şimdilerde taktik değiştirerek Müslümanları dininden uzaklaştırma gayretine girdiler. ‘Siz dininizden uzaklaşın ve bizim gibi olun’ tezini hileli yollardan aşılamaya ve bütün Müslümanları kendilerine benzetmeğe çalışıyorlar. Sonra da bunun adını dinler arası diyalog koyarak bütün Müslümanları aldatabileceklerini sanıyorlar.
Araya da Müslümanların peşinden koşmasını sağladıkları din adamlarını koyuyorlar.
Ama yemezler!..
Yılmaz Garip
Gazeteci-Yazar
E-Mail: yilmaz.garip@ipa.com.tr |
|