 |
Güzel Bayburt'um - I
Kendine has, şirin, özel bir şehir,
Benim güzel yurdum, güzel Bayburt’um.
Var mı senin gibi güzel bir şehir?
Benim güzel yurdum, güzel Bayburt’um.
Baharda, her yerin yeşillik kokar,
Şahlanır, Çoruh’un coşkuyla akar,
Yukarıdan kalen, heybetle bakar,
Benim güzel yurdum, güzel Bayburt’um.
Dağların çiçekler, güllerle dolu,
Tarihin, çileli yıllarla dolu,
Yanık türkülerle, yollarla dolu,
Benim güzel yurdum, güzel Bayburt’um.
Bir yanda camiler, türbeler, hanlar…
Bir yanda yatıyor, Şehit Osmanlar,
Yazılmış, dağlara nice destanlar,
Benim güzel yurdum, güzel Bayburt’um.
Nice şairlerin, erenlerin var,
Nice âşıkların, yârenlerin var,
Kalplerde taht kurup duranların var,
Benim güzel yurdum, güzel Bayburt’um.
Seni ancak sende yaşayan bilir,
Sevgini gönlünde taşıyan bilir,
Kışın soğuğunda üşüyen bilir,
Benim güzel yurdum, güzel Bayburt’um
Özlemim, sevincim, muradım sensin,
Dünyada cenneti aradım, sensin…
Bir adım Türkiye, bir adım sensin,
Benim güzel yurdum, güzel Bayburt’um.
Ne söylesem sana anlatılmazsın,
Sen bu şiirlere asla sığmazsın,
Dede Korkut senin, destanın yazsın…
Benim güzel yurdum, güzel Bayburt’um.
13.11.2007
İlyas Memiş
|
Güzel Bayburt'um - II
Tarihi muhtelif, eskidir yaşı,
Bilinmez, öncesi, başı Bayburt’un.
Tarım, hayvancılık yaygın uğraşı,
Mümbittir toprağı, taşı Bayburt’un.
Azalmış nüfusu, göç vere vere,
Boşalmış, köyleri hep şehirlere,
Dağılmış her biri ayrı bir yere,
Kısıtlı imkânı, işi Bayburt’un.
Yıllarca vilayet istedi durdu,
Bu gaye uğrunda çok uğraş verdi,
Sonunda il oldu, murada erdi,
Gerçek oldu artık, düşü Bayburt’un.
Güçlüdür, dürüsttür, merttir insanı,
Bilinir her yerde Bayburt’un şanı,
Durdurdu Kop’larda kat kat düşmanı,
Beş yüze bedeldir, beşi Bayburt’un.
Kar yağınca olur, bembeyaz dağlar,
Ne dereler akar, ne Çoruh çağlar,
Her taraf kapanır, her yer buz bağlar,
Meşhurdur soğuğu, kışı Bayburt’un
Evelik pancarı, loru dolması...
Galacoş, helvası, bir de tavası,
Bayburt’ta yemeğin yenir en hası,
Güzeldir, lezizdir, aşı Bayburt’un.
Nice âşıkları, erenleri var;
Şair Zihnilerle, Dede Korkutlar…
İrşadi, Hicrani, Ağlar Babalar…
Eksilmez gözlerden, yaşı Bayburt’un.
Renkli türbeleri, yüksek kalesi,
Sanki bir fildişi, mercan kulesi,
Büyüler, kendini gören herkesi,
Bulunmaz bir başka, eşi Bayburt’un.
28.11.2007
İlyas Memiş
|
| Rüya Şehir
Zeminin kesiştiği, zamanın durduğu yer…
Nice cihangirlerin hayaller kurduğu yer…
Müstesna doğasıyla sanki bir rüya şehir,
Onda dağ, onda deniz, onda haliç ve nehir…
Bir derin ittifakla hükmetmişler burada,
Yeryüzünün kaderi çizilsin bu karada.
Tarihi, kıtalara bağlayan köprüsüyle,
Muhteşem bir mirası saklayan örtüsüyle,
Eminönü, Üsküdar, boğazı, tepesiyle…
Çağırıyor insanı tarih kokan sesiyle.
Fatih, Süleymaniye, sultanların namıyla…
Parlıyor Sultan Ahmet, bütün ihtişamıyla.
Bir altın kemer gibi göğsünü saran surlar,
Hâlâ canlı duruyor içinde tüm asırlar.
Tarih, kültür, tabiat toplanmış tek bir yerde,
Sanki bir şehir saklı, burda her bir eserde.
Kim şu fani dünyada cennet isterse eğer,
Görsün İstanbul’u, o çünkü her şeye değer.
Şehirlerin sultanı, sultanların incisi,
Zamanın en güzeli, zeminin birincisi…
24.12.2008
İlyas Memiş
|
Geceler
Geceler bu geceler,
Sanki bir bilmeceler.
Aşağıdan aşağı,
Yücelerden yüceler.
Geceler bu geceler.
O bir nur, tüm zamanlık,
Kaybedince insanlık,
Karanlık hep karanlık...
Tek kelime heceler.
Geceler bu geceler.
Ufuklar pek karışık,
Görünmüyor bir ışık,
Ne de kalpler barışık,
Bir çıkmazda bocalar.
Geceler bu geceler.
Saklı sırlarda saklı,
Yıkık surlarda saklı,
Ya kaybolmuş ya saklı,
Görünen tek bacalar,
Geceler bu geceler.
Geceler uzun uzun,
Ardı sıra gündüzün,
Hep sessizlik, hep hüzün,
Daha, daha niceler…
Geceler bu geceler.
24.12.2006
İlyas Memiş
|
Bir Bahar İstiyorum
Bir bahar istiyorum,
Sonunda kış olmasın.
Rengârenk çiçekleri,
Gülleri hiç solmasın.
Bir bahar istiyorum,
Yağsın temiz yağmurlar.
Şenlensin tüm yeryüzü,
Çiçek açsın çamurlar.
Bir bahar istiyorum,
Her yer yeşillik olsun.
Girdaptaki şu dünya,
Huzur, neşeyle dolsun.
Bir bahar istiyorum,
Usandım, artık kıştan.
Usandım, gökyüzüne,
Umutsuzca bakıştan.
Bir bahar istiyorum,
İstiyorum ne kadar…
Bekleyeceğim onu,
Bir gün gelene kadar…
12.12.2006
İlyas Memiş
|
BİR NESİL İSTİYORUM
Bir nesil istiyorum.
Yürekleri temiz olsun.
Alınları ak…
Bir nesil istiyorum.
Mazisi gibi elhak…
Bir nesil istiyorum.
Dereler gibi serin,
Deryalar gibi derin olsun.
Bir nesil istiyorum.
Ve göller gibi berrak…
Bir nesil istiyorum.
Ne dağlar gibi yalçın,
Ne de seller gibi hırçın olsun.
Bir nesil istiyorum.
Ne de çöller gibi kurak…
Bir nesil istiyorum.
Kartallar gibi özgür,
Ormanlar gibi gür olsun.
Bir nesil istiyorum.
Toprak gibi mümbit, pak…
Bir nesil istiyorum.
Güneş gibi saçsın ışık,
Ay gibi aydınlık olsun.
Bir nesil istiyorum.
Ve yıldızlar gibi parlak…
Bir nesil istiyorum.
Bahtları açık olsun.
Alınları ak…
Bir nesil istiyorum.
Nesiller yaşatacak…
02.09.2009
İlyas Memiş
|
Muhteşem Sultanlar - I
Fatih Sultan Mehmet
Fatih Sultan Mehmet Han, müstesna bir handı O.
İstanbul’u fetheden muhteşem sultandı O.
Büyüdü bu başkentin büyülü rüyasıyla,
Yıllarca bu sevdanın ateşiyle yandı O.
Biliyordu, İstanbul bir gün fethedilecek...
Bu kutsi beşarete yürekten inandı O.
Peygamber müjdesine mazhar oldu ordusu,
Hadiste methedilen meşhur komutandı O.
Nice bahtsız yurtları huzura kavuşturdu,
Nice köhne tahtları kaldıran hakandı O.
Yaşattı asırlarca büyük mefkûresini,
Devlet-i Âliye'yi temelden kurandı O.
Çağ kapayıp, çağ açan; çağların hükümdarı...
Tarihlere yön veren büyük bir insandı O.
18.01.2009
İlyas Memiş
|
Onlar
Onlar bir rüzgâr gibi yerdeydi atlarıyla,
Onlar bir kuş gibiydi gökte kanatlarıyla.
Onlar bir akıncıydı, nice zirveler aşan…
Onlar bir cihangirdi, kıtaları dolaşan.
Onlar bir rehber idi, daima önde giden,
Onlar birer fatihti, gönülleri fetheden…
Onlar ki yeryüzünü inşa etti sil baştan,
Onlar hep galip çıktı, girdiği her savaştan.
Dalgalar yaratırdı onların gür sesleri,
Yankılanırdı uçsuz çöllerde akisleri.
Nehirler yön çizerdi, deryalar hudutları…
Durduramazdı başka bir engel o atları.
26.07.2009
İlyas Memiş
|
Bayramlar
Bayramlar gönüllerin durulduğu günlerdir.
Bayramlar yaraların sarıldığı günlerdir.
Bayramlar insanların coşkuyla kaynaştığı,
Birlik, beraberliğin görüldüğü günlerdir.
Sevginin, muhabbetin en güzel yaşandığı,
En güzel mesajların verildiği günlerdir.
Dostların, büyüklerin ziyaret edildiği,
Hallerin, hatırların sorulduğu günlerdir.
Kin, nefret, düşmanlığın artık unutulduğu,
Küskünlerin barışıp, sarıldığı günlerdir.
Bayramlar ziyafetin, ikramın bol olduğu,
En leziz sofraların kurulduğu günlerdir.
Bayramlar ah bayramlar; yalnız bir tatil değil,
İnsanlığın yeniden dirildiği günlerdir.
07.10.2008
İlyas Memiş
|
Geçmiş Yıllar
Geçmiş yıllar deyip geçme,
Geçmişte bir hayat vardı.
Bir dünya vardı âlemde,
Yalnız bilinen kadardı.
Hayat şartları sınırlı,
Kalpler geniş, yerler dardı.
Mekânları ferah yapan,
Aslında hep insanlardı.
İnsanlar güzel insanlar...
Birlik, beraberlik vardı.
Herkes hak, hukuk tanırdı,
Herkes topluma uyardı.
Sıkıntı dolu mevsimler,
Bizim için hep bahardı.
Kışlar bizim gözümüzde,
Kar ve kardan adamlardı.
Hırs, gurur, ayrılık, keder...
Artık tüm toplumu sardı.
Bu uğursuz değişimler,
Keşke olmaz olsalardı.
Onlar ne güzel günlerdi,
Onlar ne güzel yıllardı.
Geçmiş yıllar deyip geçme,
Geçmişte bir hayat vardı.
30.12.2007
İlyas Memiş
|